Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

10 Ocak 2025

Kitap

Tünelin Ucunda Var Bir Vaha: Bülbüllerin Şarkı Söylediği Yer

Işıl Kızılırmak

Paylaş

0

0


Zaman ve mekân bu kadar hızlı değişebiliyor ve Kerem gördüklerine kimseyi inandıramıyorsa bu öykünün yazarı kim olabilir?

Behiç Ak’ın yazıp resimlediği son çocuk romanı Bülbüllerin Şarkı Söylediği Yer, Günışığı Kitaplığı tarafından yayımlandı.

Betonla istila edilmiş yeşil alanlar için dertlenmek, içsesine yabancılaşacak yalıtılmışlıklarla yaşamak, dertlerinin ciddiye alınmayışına kırılmak, yalnızlığı kalabalıkları çoğaltarak azaltacağını düşünmek, aynı şartlarda yaşamadığın insanlarla eşitliği gözeterek iletişim kurmanın yollarını aramak ya da hayal gücünden yoksun kalışı ancak rüyayla gerçeği ayırt edemediğinde kavramak, rengârenkliğin yollarını aramak için adım atmaya yüreklenmek… Okumadan aldığı hazzın, kendine ya da temas ettiğine benzeşen kahramanlar aracılığıyla arttığını düşünen okurlar şanslı, çünkü Bülbüllerin Şarkı Söylediği Yer türlü insanla, onların gündelik dertleriyle, duygularıyla, gelecekten beklentileriyle bezeli bir roman. Behiç Ak’ın çocuk romanlarında hepimizin bir pencereden baktığına, bir dolmuş sohbetini başlattığına inanırım bu yüzden. Şaşmaz düzenlerimiz ve fantastik düşlerimizle, en insan hâllerimizle yer buluruz bu kitaplarda. Kediler senaryo yazar, bulutların üstündeki zürafalara dondurma ikram edilir, rüzgârda salınan evlerin arasına çamaşır ipleri gerilir ve derdine derman, sorununa çözüm arayan insanlar olarak kafamızı kaşıyarak da geziniriz aynı sayfalarda. Bülbüllerin Şarkı Söylediği Yer de işte böyle başlıyor, boyunun kısalığı konusundaki dertleri ciddiye alınmayan Kerem’in yerinde bir mobilya kadar sabit, hayattan ancak az hareketle bol haz alabilen babasına benzemediğini ispat etmek için çıktığı yolculukla…

Kerem’in evindeki tüm insanlar soluk alan karakterler, varlıkları Kerem’le ilişkilerinden fazlasına işaret ediyor; bir tercihin, duruşun, yaklaşımın yansıması ailenin her bir ferdi. Hareket ve insanla temasla arası pek hoş olmayan ehlikeyif Feridun Bey, organizasyon yapmayı, her an dolu programını ve insanla çevrili olmayı tutkuyla seven Sinem Hanım ve aşkın sorumluluk duygusunun ebeveyn davranışıyla ilişkisi üzerine uzunca düşünülmeyi hak eden çellist abla Beyhan. Onları tanıyıp gündelik pratiklerine ya da geleceğe dair hayallerine tanıklık ettikçe Kerem’in yaşıtı okurların zihninde her gün temas ettiği bir insanın canlanacağına eminim. Behiç Ak edebiyatının bunca şahaneliği de tam burada gizli bana kalırsa, insan hâlleri ya da toplumsal meselelerimizin gerçekliği, dans eden bir mizahın içinde akıyor. Henüz tanımaya başlarken pekâlâ durağan bir karakter olarak kavranabilecek Feridun Bey’i bir de kendi şakalarına kıkır kıkır gülerken, elinde süpürgeyle neşe içinde salınırken, Kerem’in akla hayale sığmaz öykülerini takdir ederken görmek; gülümsenecek yanlarını keşfetmeyi öğrenmek okurunu kahramana eşlik etmek konusunda heyecanlandırıyor. Bu evrende hayal gücünden bolca nasiplenmiş cin fikirler herhangi bir anda, sıradan olanın içinden çıkıp geliyor. Bülbüllerin Şarkı Söylediği Yer’e açılan kapıların Kerem’in aklına bir robot süpürge aracılığıyla düşmesi gibi.

Kerem ve ailesi, büyük şehirlerin karmaşasından uzakta yaşıyor, haliyle ne cesur, ne hayalperest, bir koltukta oturarak yaşlanmayacağına dair isyanlarının ne kadar yerinde olduğunu göstermeye kararlı bu oğlanın evden uzaklaştığında gidebileceği en uzak yer, küçük kent merkezi oluyor. Eh, bu kadar kısa bir evi terk etme planını kim, neden ciddiye alsın?  Ama ya, Kerem acıkan karnının gurultusuyla birlikte yükselen içsesiyle tanışırsa? Elbette, uzun zamandır aradığı ilhamı, programlamasında sorun yaşanan robot süpürgelerin meydanı ele geçirmesinde bulur! Kerem’in keşif öyküsü, yeni yolculuklara yüreklendirildiğini, sözünün merakla dinlendiğini gören bir çocuğun adımlamaya karar verişi demek bir yandan da. Okumayı seven bir çocuk, kent meydanının Merihliler tarafından işgal edildiğini düşünür de sonra öylece oturuverir mi yerine? Aynı meydanda kim bilir kaç hikâye daha sağdan sola, aşağıdan yukarı doğru koşturuyor tüm gün? Ya meydandan tünellere doğru yürüyen insanlar, onların son durağı neresi? 

Bülbüllerin Şarkı Söylediği Yer, Behiç Ak okurlarının aşina olduğu dünyaların romanı. Bir yanda hayvanlarla ilişki kurmayı öğrenemediğimiz korunaklı yaşamlarımız, doğayı sevmeyi ona sahip olmak, doğada yaşamayı onu işgal etmek sanan açgözlü ezberlerimiz, mevsimlik tarım işçilerinin zorlu yaşam koşulları, hayatta kalabilmek için yaratıcı emeğini satışa çıkarmak zorunda kalan sanatçıların sorunları, diğer yanda türlü çeşit kumaştan dikilmiş elbiseleri, rengârenk şapkalarıyla gezinen çiftçiler, koridorlarda kayıveren temizlik bezleri, aniden müzik dehasına dönüşen sessiz çocuklar, süpürgeler üzerinde bale yapan kediler, çorak topraktan fışkıran hazinelerin yarattığı şaşkınlık var. Bülbüller şarkı söyler mi? Bilinmedik yollara çıkmaya yüreklenenleri neler bekler? Düş nerede başlar, gerçek nerede biter? Zaman ve mekân bu kadar hızlı değişebiliyor ve Kerem gördüklerine kimseyi inandıramıyorsa bu öykünün yazarı kim olabilir? Genç okuruna insanca olanı, farklı kişiliklerin çatışmalarını; çocukların sorumluluklarının sınırları, geleceklerine dair tahminlerin onlar üzerindeki etkisini, aynı imkânlara sahip olmayanların eşitlenmesinde dostlaşmanın önemini; hepimizin geleceğini saklayan dünyamızın dertlerini yine merakla, gülmeceyle, heyecanlı keşiflerle anlatıyor Ak. Bülbüllerin Şarkı Söylediği Yer’i bitirdiğinde Kerem’le birlikte hatırlayacak okuru: “Yolunu kaybetmeyenler hep aynı yollarda yürüyüp dururlar,” Tarlalara futbol topu ekenleriniz çok olsun!

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Sıradan bir durumun harikulade grotesk..M. Cem Öztüfekçi
Öne Çıkanlar

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gökhan Güvener

14 Kasım 2025

Tchaikovsky’nin Dehası

Muazzam teknikler kullanır. Tchaikovsky’nin yeteneği ve müziksel dehası asla tartışılmaz. Ancak bir şekilde, klasik müziğin üç büyüğü Bach, Mozart ve Beethoven ile birlikte anılmaz. Belki de Batı Avrupalı olmadığından, bunların hemen ardından sayılacak “iyiler” arasındadır adı...

Devamı..

Herkesin Aşkı Kendine

F. Berna Uysal

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024