Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

18 Ekim 2013

Ne Haber

Yazarlar yirmilerindeyken…

Oggito

Paylaş

25

0


Genellikle büyük yazarları yirmili yaşlarında düşünmeyiz, oysaki bu yazarlar edebiyat tarihindeki saygın yerlerini almadan önce şimdiki kuşakların yaşadığı değersizlik duygusunu yaşayıp kendilerinden kuşku etmişlerdir. Dolayısıyla Kafka ya da Stephen King gibi büyük ve ünlü yazarların gençliklerinde neler yaptığını bilmek birçok kişi için rahatlatıcı bir ilham kaynağı olabilir. İşte bazı yazarların gençlik günleri: Franz Kafka: Kafka yirmili yaşlarında, tıpkı günümüzdeki çoğu yazarın yüzleşmek zorunda kaldığı gibi, yazarlık kariyerini tam zamanlı bir işle birlikte sürdürmek zorunda kalmıştı. Yirmi dört yaşından itibaren sigorta şirketlerinde çalışmaya başladı. Amerika isimli romanını da yine bu işlerden kalan zamanında kaleme aldı. Stephen King: King’in yazarlık kariyeri uğursuz bir şekilde başladı. 1970 yılında Maine Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra, bir süreliğine işçi olarak çalışan King bir yandan da erkek dergilerine kısa öyküler sattı. Bu sıralarda alkolizmle mücadele eden King, ilk romanının müsveddelerini çöpe attı, fakat sonrasında karısının ısrarları sonunda bu romanı değerlendirilmek üzere yayıncılara gönderdi. O roman, Carrie, 1973 yılında, King henüz yirmi altı yaşındayken yayımlandı ve ona tam dört yüz bin dolar kazandırdı. Bu kitap hâlâ King’in en sevilen eserleri arasında yer alır. Don DeLillo: Ülkemizde Beyaz Gürültü isimli romanıyla tanınan Don DeLillo, üniversiteden mezun olduktan sonra beş yıl boyunca Ogilvy & Mather isimli bir reklam şirketinde çalıştı. İstifasını verdiğinde arkadaşları, DeLillo’nun kendini yazarlığa adayacağını düşünmüştü. Ama DeLillo, sonrasında Guernica’ya verdiği bir röportajda, “İstifa ettim, çünkü sinemada hafta içi öğleden sonra matinelerine girebilmek istiyordum,” şeklinde konuştu. Ernest Hemingway: İlk eşi Hadley Richardson’la evlendikten kısa bir süre sonra, yirmi üç yaşındaki Hemingway, modernist hareketin dorukta olduğu Paris’e taşındı. Burada bir yandan geçimini sağlamak için yabancı muhabir olarak çalışırken bir yandan da sonrasında “Yitik Kuşak” olarak anılacak dönemdeki yerini belirleyen estetik düşüncelerini geliştiriyordu. İlk romanı Güneş Doğarken’i yayımladığında yirmi yedi yaşındaydı. Scott Fitzgerald: Yirmili yaşlarının başında Fitzgerald, Zelda Sayre’ye âşık oldu ve onunla birlikte olabilmek için parasal olarak evliliği karşılayabileceğini kanıtlaması gerekiyordu. Savaştan sonra giriştiği ilk iş olan reklam yazarlığı başarısızlıkla sonuçlandı, dolayısıyla evlilikleri de ertelendi. Ancak yirmi üç yaşında yayımlanan ilk romanı This Side of Paradise ile Zelda’nın ailesinin onayını almayı başardı. Jack London: 1897 yılında, henüz yirmi bir yaşındayken, Jack London kayınbiraderiyle birlikte Alaska’ya yelken açtı. Amaçları altın akınına katılmaktı. Bu hedeflerine ulaşamadılar, hatta London iskorbüte yakalanıp dört dişini kaybetti. Fakat bu tecrübe, London’ın bazı ilk dönem hikâyelerine ilham kaynağı oldu ve ona, Alaska’ya karşı ömrü boyunca besleyeceği bir sevgi kazandırdı. Samuel Beckett: Beckett yirmili yaşlarındayken, modernizmin babası olarak kabul edilen James Joyce’un himayesine girmesiyle birlikte kariyerine sağlam bir başlangıç yaptı. Finnegan’s Wake’in yazılması sürecinde Joyce’a yardımcı olan Beckett, yine Joyce’un eleştirel bir analizi olan ilk çalışması Dante… Bruno. Vico… Joyce’u yirmi üç yaşında yayımladı. Zadie Smith: Çok satan romanı İnci Gibi Dişler’i yirmi dört yaşındayken yayımlayan Smith, kitabın bir bölümünü yayımlanmasından üç yıl önce, henüz bir öğrenciyken yayıncılara sunmuş, iki yüz elli poundluk bir ön ödeme karşılığında yayıneviyle anlaşmaya varmıştı.

Kaynak: policymic.com

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bir Resmin Düşündürdükleri: “Uygarlığı..Sennur Karanlık
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

13 Temmuz 2025

Mutlaka Görülmeye Değer 5 Otantik İsta..

İstanbul denince akla hep aynı rotalar gelir: Sultanahmet, Galata, Kapalıçarşı, Ortaköy... Oysa bu şehir, kalabalıkların dışında kalmış, kendi hikâyesini hâlâ sakince anlatan mahalleleriyle bambaşka bir yüzünü sunuyor. Eğer İstanbul’da daha yerel, ..

Devamı..

İmdat

Ayzer Bilgiç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024