Güney Kore’de Corona Vakaları Nasıl Azaldı?
19 Mart 2020 İnsan Şehir Sağlık

Güney Kore’de Corona Vakaları Nasıl Azaldı?


Twitter'da Paylaş
0

“Deneyimlerimizin, diğer ülkelere COVID-19 salgınını kontrol etmede yardımcı olacağını umuyoruz.” – Kim Woo-Joo

Avrupa COVID-19 salgınının merkezi olmuş durumda. Vaka ve ölüm sayısı İtalya, İspanya, Fransa ve Almanya’da giderek artıyor. Çoğu ülke, sınırlarını kapattı. Öte yandan, Amerika ertelenen ya da yanlış çıkan test sonuçlarıyla çalkalanıyor, resmen vaka sayısını “tahmin ediyor.” Ancak uzmanlara göre, durum en az Avrupa’daki kadar ciddi.

Bu ülkelerin aksine Güney Kore, durumla ilgili umut vaat ediyor ve örnek oluşturuyor. 50 milyon nüfusa sahip ülke salgını büyük ölçüde yavaşlattı, 17 Mart’ta yeni vaka sayısı yalnızca 74’tü, 29 Şubat’ta bu sayı 909’du. Bunu, şehirlerini kapatarak ya da Çin gibi otoriter kararlar alarak başarmadı. Kore Üniversitesi’nden bulaşıcı hastalık uzmanı Kim Woo-Joo’ya göre, “Güney Kore demokratik bir cumhuriyet, şehirleri kilit altına almak akıllıca bir seçim değil.” Güney Kore örneği, diğer ülkelere hem örnek hem de uyarı olabilir: Vaka sayısı azalsa da Güney Kore durumun tekrarlanmasına yönelik tedbirler alıyor.

Şimdiye kadarki başarısının ardında, enfekte olmuş insanları izole etmek ve birbirleriyle temas etmesini önlemek amaçlı tedbirler dışında, dünyadaki en kapsamlı ve iyi organize edilmiş test programı var. Güney Kore 270 binden fazla insanı test etti. Worldometer sitesine göre, diğer ülkeler (Bahreyn dışında) aşağı yukarı bir milyon kişiye 5 bin 200 test düşecek şekilde bunu gerçekleştirdi. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin gösterdiği üzere Amerika’da bu sayı, bir milyon kişide toplam 74 test. 

New South Wales’te akademisyenlik yapan Raina MacIntyre’a göre, Güney Kore’nin deneyimleri, tanı koyma kapasitesinin salgını kontrol altına almada en önemli şey olduğunu gösteriyor. İnsanlarla temas kurmama eğitimi ve evde kalmak da bir o kadar önemli. Ancak Güney Kore’nin başarısının sürdürülebilir olup olmadığı bilinmiyor. Belli grupların (5000 kişinin enfekte olduğu tespit edilen belli bir kilisede toplanan grup, 129 kişi arasında corona virüsünün yayıldığı çağrı merkezi gibi) üyeleri arasında yayıldığından vakaların tespit edilmesi kolay olsa da bu, bütün topluma yayılmayacağı anlamına gelmiyor. 

MERS’ten alınan dersler

Güney Kore hazırlıklı olmanın önemini zor yoldan öğrendi. 2015 yılında, Güney Koreli bir iş adamı, üç Ortadoğu ülkesine gidip Güney Kore’ye Ortadoğu Solunum Yetmezliği Sendromu (MERS) ile döndü. MERS teşhisi konmadan ve izole edilmeden önce üç farklı Güney Kore hastanesinde tedavi gördü. Aralarında hasta ve sağlık çalışanları bulunan 186 kişiye bulaşan ve 36 kişiyi öldüren salgın zincirini böyle başlattı. Yaklaşık 17 bin kişinin izlenmesi, test edilmesi ve karantinaya alınması salgını, başladıktan iki ay sonra durdurdu. Salgın, ülkeyi alarma geçirdi ve ekonomiyi çökertti. Kim, konuyla ilgili, “Bu deneyim bize laboratuvar testinin bulaşıcı hastalıkları kontrol altına almada ne kadar önemli olduğunu gösterdi,” diyor. Bu salgınla birlikte hastanede salgın önleme ve salgını kontrol altına almayı öğrendiler. Şu ana kadar Güney Kore’nin hastanelerinde COVID-19’un bulaştığı sağlık çalışanı bulunmadı. Hükümetin, hastalığı kapanların telefon, kredi kartı ve diğer bilgilerine ulaşmaya hakkı bulunuyor ve topladıkları bilgi sosyal medya hesaplarında paylaşılarak insanların enfekte olmuş kişiyle temas etmiş olup olmadıkları belirleniyor.

Çin'de COVID-19 ortaya çıktıktan sonra, Kore Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (KCDC) testlerini geliştirmek için birbirleriyle yarıştı ve ticari test kitleri geliştirmek için üreticilerle iş birliği yaptı. İlk test, ülkede sadece birkaç vakanın ortaya çıktığı 7 Şubat'ta onaylandı ve sağlık merkezlerine dağıtıldı. Yalnızca on bir gün sonra “31. Hasta” olarak bilinen 61 yaşındaki bir kadının testi pozitif çıktı. Seul'ün yaklaşık 240 kilometre güneydoğusunda yer alan Daegu'daki Shincheonji Kilisesi’nde dini törenlere katıldığında hasta hissetmeye başlamıştı bile. Yerel haberlere göre, iki saatlik tören boyunca 500’den fazla katılımcı yan yana oturdu. On iki gün içinde 2900'den fazla yeni vaka tespit edildi, büyük çoğunluk Shincheonji üyelerinden oluşuyordu. 29 Şubat’ta KCDC 900 yeni vaka bildirdi, toplam sayı 3150’ydi: Güney Kore’nin, salgının Çin dışında en fazla vakaya neden olduğu yer haline geldiğini gösteriyordu. Kim, başlangıçta sayıların onları KCDC’yi ve test kapasitesini zorladığını belirtiyor. Enfekte olmuş kişilerin temas ettikleri kişilere yönelik araştırmalar Shincheonji topluluğu üzerinde yoğunlaşmıştı.

Epidemiyolog Chun Byung-Chul’a göre başka hastalıkları bulunan riskli hastalara hastaneye yatışta öncelik veriliyor. Orta şiddetli semptomlara sahip olanlar temel tıbbi destek aldıkları ve gözlem altında tutuldukları, kamu kurumları tarafından sağlanan yeniden düzenlenmiş kurumsal eğitim tesislerine gönderiliyor. İyileşen ve test sonucu iki kez negatif çıkanlar evlerine gönderiliyor. Minimal semptomları gösterip kronik hastalığı olmayanların ise kendilerini karantinaya alması talep ediliyor. Karantinadakiler günde iki kez aranıp evde kaldıklarından emin olunuyor ve durumları soruluyor. Karantinayı ihlal edenler 2500 dolarlık cezaya çarptırılıyor.

Bütün çabalara rağmen Daegu-Gyeongbuk bölgesinde ağır hastalar için yer kalmadı. Dört kişi hastanede yer açılmasını beklerken durumları kötüleşti ve acile kaldırıldılar, ancak hayatlarını kaybettiler. Yine de yeni vakaların sayısı son iki haftada bir hayli düştü. Hükümet insanlara maske takmalarını, ellerini yıkamalarını, kalabalıktan ve toplantılardan kaçınmalarını, uzaktan çalışmalarını ve kiliselere gitmek yerine online dini törenlere katılmalarını tavsiye etti. Ateşi ya da solunum yolu hastalığı olanların evde kalmaları ve semptomlarını üç-dört gün boyunca gözlemlemeleri isteniyor. “31. Hasta” vakasının ortaya çıkmasından bir ay kadar sonra durum kontrol altına alınmış gibi görünüyor. Ancak yine de yeni vakalar ortaya çıkabilir ve bazı vakaların temelinin bilinmemesi nedeniyle salgın tam anlamıyla yok edilmiş sayılmaz.

Çeviren: Aslı İdil Kaynar

(Sciencemag)


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR