Thomas Taylor, ilk kitaptan beri Tuhaf Deniz Kasabası serisinde iyi bir ivme yakalamıştı. Mermedusa'da bu ivmenin zirveyi gördüğünü söyleyebiliriz.
Thomas Taylor’ın, tüm dünyada geniş kitlelere ulaşan serisi Tuhaf Deniz Kasabası'nın son kitabı Mermedusa, kasabaya ve sakinlerine ait hiçbir gizi ortada bırakmayan, yazarın fantastiğin de ötesine geçtiği macera dolu bir roman.
1973 yılında İngiltere’nin, “shire” diye tabir edilen kontluklarından biri olan Norfolk’da dünyaya gelen Thomas Taylor, çocukluğunu ve ilk gençliğini Galler’de geçirmiş. 1991 yılında Norwich Sanat Okulu’na başlayan Taylor, buradaki eğitiminin ardından Anglia Üniversitesi’nde illüstrasyona yoğunlaşmış ve bu alanda uzmanlaşarak 1995 yılında üniversiteden mezun olmuş. Okul bittikten sonra başta tiyatro dizaynıyla uğraşan Thomas Taylor, renklerle olan gönül bağından dolayı resimli çocuk kitaplarına yönelmiş ve henüz ilk işinde “Harry Potter ve Felsefe Taşı”nın kapağını tasarlayarak adını geniş kitlelere duyurmuş.
Türkiyeli okurların, Taylor’la tanışması, onun Tuhaf Deniz Kasabası hikâyeleri başlığı altında yayımladığı kitaplarla oldu. Bunun ilk halkası Malamander’di. Hikâye, kışın kuşların uçmadığı, kervanların dönüp bakmadığı bir yer olan Tuhaf Deniz Kasabası’ndaki Büyük Nautilus Oteli’nin kayıp eşya sorumlusu Herbert Limon’un, sonraları en yakın arkadaşı olacağı Violet’in ailesini aramasıyla başlıyordu. Ucu kasabanın gizli canavarı Malamander’e uzanmasıyla son bulan hikâye sayesinde biz de Tuhaf Deniz Kasabası’nın sakinleriyle müşerref olmuştuk. Thomas Taylor’ın yine Genç Timaş’tan Barış Purut’un çevirisiyle yayımlanan son kitabı “Mermedusa”da ise, Tuhaf Deniz Kasabası’na ve sakinlerine ait hiçbir gizi ortada bırakmayan, yazarın fantastiğin de ötesine geçtiği macera dolu bir roman.
Malamander serüveninin üzerinden bir yıl geçtikten sonra kış mevsimi ve ıssızlıkla baş başa kalan Tuhaf Deniz Kasabası’na, hiç beklenmedik misafirlerin gelmesiyle başlıyor macera. Kasabanın namı almış başını yürümüş efsanelerinden bir şekilde haberdar olan Doğaüstü Fenomenler Podcast ekibi, buradaki sırları açığa çıkarmak için Tuhaf Deniz Kasabası’na geliyor. Bu çorak mevsimi kafa dinleyerek geçirmek isteyen kafadarlarımız Herbie ve Violet içinse bu durum daha baştan çekilmez bir hal alıyor. Zira kasabada ikilinin fark edip de birbirine itiraf edemediği gariplikler silsilesi var ve henüz onlar buna alışamamışken, podcast ekibi adım başı karşılarına çıkarak konuyu deşeleyip duruyor.
Öte yandan da Herbie ve Violet, kasabadaki bu sinir bozucu durumun kaynağını merak etmeye başlıyorlar. Zira tuhaf bir uğultu kasabanın atmosferine hakim oluyor ve oradaki herkesi hem ürkütüyor hem de büyük bir merakın içine sürüklüyor. Herkes bu tuhaf uğultunun nereden geldiğine kafa patlatmaya devam ederken, maceracı ikilimiz Herbie ve Violet, ellerini taşın altına sokuyorlar ve uğultunun sebebini araştırmak için kasabanın en derin yerlerine inmeye karar veriyorlar. Bu yolculuğun hiç de kolay olmayacağını ikisi de çok iyi biliyor ancak kasabada bitmek bilmeyen gizemin de çözülmesi gerektiğinin farkında olduklarından maceraya atılıyorlar. Kitap, asıl bundan sonra başladığı için, kalan kısmını toparlamaya geçmek durumundayım.
Thomas Taylor, ilk kitaptan beri Tuhaf Deniz Kasabası serisinde iyi bir ivme yakalamıştı. Mermedusa'da bu ivmenin zirveyi gördüğünü söyleyebiliriz. Zira macera dozu diğer kitaplara oranla kat be kat artmakla beraber, kitaptaki tüm kahramanların geçmişlerine ayrı ayrı değinerek onları birbirine bağlaması kasabanın sırlarla dolu “kilidini” nihayet açıyor. Bu kitapla birlikte Herbie Limon’u bir ana karaktere dönüştüren Thomas Taylor’ın, onun hiç beklediğimiz mazisini kasabadaki insan ya da yaratık kim varsa, bir şekilde Herbie’yle ilişkilendirmesi, bizi sağlam bir ters köşeye yatırıyor. Herbie ve Violet’in tuhaf uğultunun peşinden gitmesine kadar olan süreçte okuru avcunun içine alan yazar, bundan sonraki süreci düğümün çözülmesine ayırıyor ve eski defterleri açarak kitabın direksiyonunu başka bir yöne kırıyor.
Mermedusa ile seri noktalanmış oluyor. Yine de Taylor’ın ne yapacağı bilinmez ancak, yazarın Mermedusa'yla, Tuhaf Deniz Kasabası’nı tadında ve zirvede bıraktığını rahatlıkla söyleyebiliriz…






