1. Otuz dokuz yaşında öldüğünde geride ne bıraktı?
Kısa ömründe pek çok paralel hayat kurmayı başardı. Dokuz roman, iki öykü, bir şiir kitabı. Avangard-absürd tiyatro oyunları, müzikaller. Cezayir Savaşı’nı, bir barışseveri anlatan Asker Kaçağı (Le Déserteur) ile birlikte, yalnızca yirmisi kayıtlı, Yves Montand, Maurice Chevalier’nin de yorumladığı beş yüz şarkı. Film senaryoları, cazla ilgili eleştiri yazıları kaldı geriye.
2. Büyüdüğü ortam nasıldı?
Anne babası nitelikli, eğlenceli bir atmosfer sağlamıştı. Sağlık sorunları nedeniyle ev içi eğitim aldı, matematik, felsefe dalında bakaloryasını on yedi yaşında verdi, metalürji mühendisliğinde okudu. Orduya ve kiliseye şüpheyle, sorgulayarak yaklaşmayı ve bireysel özgürlük kavramını aileye aşılayan baba Paul’dü.
3. Asıl tutkusu?
Latince, Yunanca, matematik ve felsefede başarılı bir öğrenci olsa da asıl tutkusu edebiyat, dil ve müzik oldu. On yedi yaşında trompet çalmaya başladı. O günlerde Fransa’da bilinmeyen caza olan tutkusu hiç bitmedi. Hatta efsanevi Hot Club de France’a kabul edildi, kardeşlerinin de çaldığı L’orchestre Abadie-Vian ile turnelere çıktı. Miles Davis, Duke Ellington’ın Paris ziyaretlerine eşlik etti.
4. İlkgençliğinde Vian’ı büyüleyen entelektüel uğraşlar neydi?
1940’larda yazma çalışmaları ve üniversite eğitimi devam ederken, Sürrealizm ve Absürd ile ilgilendi. Cercle Legâteux adında bir kulübe katıldı. Satranç, kısa film denemeleri, model uçaklar gibi entelektüel etkinliklerle ilgileniyorlardı. Üyeler, Vian’ın yürüttüğü Sürrealizm sınıflarına katılacak kadar şanslıydı.
5. Hızlı yazması ve üretkenliğiyle ilgili ne dedi?
Yirmi dakikada dört şarkı sözü, iki günde bir roman yazıyordu. Arkadaşlarına şöyle dedi: “Yazmayı yirmi yılda öğrendim ben! Beceri değil bu, çalışarak oluyor!” Ayrıca, “Sekiz saatte yapılabilecek bir işi iki saatte yapıyorum. İki saatte yapıyorum ama bu işe sekiz saatini verenler kadar çok yoruluyorum. Böyle olunca da mecburum, iş değiştiriyorum, dolayısıyla dört ayrı meslekle uğraşmak için günde sekiz saatimi ayırmak zorundayım,” diyordu.
6. Takma adları?
1944’ten itibaren mahlas kullanmaya başladı. Vernon Sullivan, Hugo Hochebuisson ve adının harflerinden ürettiği komik ismi Bison Ravi, yani Neşeli Sığır.
7. Kitapçı raflarında gördüğü ilk kitabı hangisiydi?
1945’te Gallimard’la sözleşme imzaladı, Vercoquin ve Plankton ile edebiyat dünyasında parladı. Sonraki yıl Günlerin Köpüğü (L’Écume des Jours) geldi. 1949’da Gallimard, Kırmızı Ot (L’Herbe Rouge) adlı kitabını yayımlamayı reddetti. Yürek Söken’in (L’Arrache-coeur, 1947) de Queneau’nun savunmasına karşın akıbeti aynı oldu. Bunun üzerine Vian bir daha hiç roman yazmayacağını açıkladı.
8. 1940’larda çevresi nasıldı?
Jean Paul Sartre ve Simone de Beauvoir öncülüğünde Saint Germain Edebiyat Grubu’na katıldı. Jean-Luc Godard, François Truffaut gibi dönemin entelektüelleri, varoluşçular, Paris’in bugün de popülerliğini koruyan kafelerinde, Les Deux Magots, Café de Flore’de toplanıyorlardı.
9. Patafizik Koleji’ndeki yeri?
Vian 1952’de katıldı aralarına. Man Ray, Joan Miró, Jean Dubuffet, Max Ernst, Jacques Prévert, Raymond Queneau ve Eugène Ionesco üyeleri arasındaydı. Hayali çözümler bilimi diyebileceğimiz Patafizik alanında Tanrı’nın matematiksel değerinin sıfıra eşit olduğunu gösteren hesaplamalar yaptı. Üyelerin taşıdığı rozetlerin seri olarak üretilebilmesi amacıyla Gidouillographe ve caz müzik çalmak üzere kullanılan, alkolün ve müziğin verdiği sarhoşluğu birleştiren Pianocktail adlı aygıtla ilginç buluşlara imza attı.
10. Hastalığı ve ölümü?
On iki yaşından sonra kalp sorunları yaşadı. Doktorlar trompetten, hareketli sosyal yaşamdan uzak kalmasını önerdiği için yazmaya yöneldi. Haziran 1959’da J’irai Cracher sur vos Tombes’un film uyarlamasının Cinéma Marbeuf’teki galasında, kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.