Afrofütürizmin Gücü
6 Şubat 2020 Edebiyat

Afrofütürizmin Gücü


Twitter'da Paylaş
0

Bilimkurgu ve Afrika mitolojisini bir araya getiren Afrofütürizm, geleceğe dair tahminlerde bulunmakla kalmayıp Afrika kültürünün karanlık geçmişini irdeliyor.

Uçan arabalardan akıllı evlere, ütopyaları içeren yıldızlararası dünyalara, geleceği hayal etmenin birçok yolu vardır. Bilimkurgu ve fantastik türleri, yıllardır günümüz dünyasının farklı versiyonlarını yaratmak ve bundan birkaç yıl ya da yüzyıllar sonra ne gibi değişiklikler olabileceğini keşfetmek için kullanılıyor. Geleceği hayal ettiğimizde asıl önemli olan neyi değil, kimi düşlediğimizdir.

Afrofütürizm, bilimkurgu ve fantastik türlerini Afrika mitolojisiyle birleştirir. Bu terimin adı ilk olarak 1993 yılında Mark Dery’nin “Black to the Future” makalesinde geçmişti, ancak daha önceleri yazarların bu türü kullanarak eserler verdiği olmuştu. Afrofütürizm: Siyahi Bilimkurgu ve Fantastik Kültürü’nün yazarı Ytasha L. Womack’a göre bu tür “bilimkurgu, tarihi kurgu, spekülatif kurgu, fantastik, Afrocentrism ve büyülü gerçekçilik türlerini Batı dışı inançlarla bir araya getiriyor. Bazı durumlarda, geçmişin tekrardan kurgulanması ve geleceğe dair tahminler, kültürel eleştirilerle iç içe geçiyor.” Afrofütürizmin öncülerinden biri de müzisyen Sun Ra. Yüzden fazla albüme yayılmış binden fazla şarkıya sahip olan Sun Ra özellikle hikâye anlatıcılığıyla tanınıyor. Müzisyen, Satürn’den gelen bir uzaylı olduğunu ve görevinin barışı sağlamak için müziğini kullanmak olduğunu söylüyordu.

Bu türden doğan herhangi bir eser, dünyayı kurgusal ve fantastik öğelerle kavramsallaştırmakla kalmıyor, dünyanın şu anki hâline de meydan okuyor. Womack’a göre kendinizi bir hikâyenin merkezinde görmenin size verdiği güç çok fazla: “İnsanların kendilerini görme biçimlerini ve geleceğe dair düşüncelerini güçlendirmek, geçmişin olumlu özelliklerinden yararlanıp yeni, dengeli bir dünya yaratmak için türlü olasılığı değerlendiren, yenilikçi ve özgür düşünen insanların sayısını artırıyor.” Öte yandan, afrofütürist forum Kugali’nin kurucusu Fikayo Adeola bu türün hem geçmişin hem de geleceğin umut sembolü olduğunu savunuyor: “Afrofütürizm daha iyi bir gelecek hayal etmek için [geçmişteki yazarların] kullanabilecekleri bir araçtı ve bu hareket çağdaş dönemde varlığını sürdürüyor.”

Afrofütürist hikâyelerin etkileri popüler kültürün ön safhalarında hissediliyor. Kara Panter filmindeki Wakanda’nın yüksek teknoloji içeren ütopik dünyası, birçok insana bu türü tanıttı. Filmdeki olaylar günümüzde geçmesine rağmen, fütüristik unsurları ve sosyal eleştiriyi bir araya getiren tahminlerde bulunuyor. Filmin yönetmeni Ryan Coogler bununla ilgili, “T’Challa kolonileşmeden etkilenmeyen bir Afrika’yı temsil ediyor. Yapmak istediğimiz şey, bu durumu diasporanın etkileriyle karşı karşıya getirmekti. Afrika, yalnızca sömürgeciliğin değil, aynı zamanda kolonileşmenin en kötü hâli olan köleliğin ürünü olarak karşımıza çıkıyor,” dedi. Coogler’ın açıklamasını yaptığı çatışma filmin irdelediği tek olay değil. Kara Panter izleyicilerin aklında bir soru işaretleri yaratıyor: Bir ülkede yaşayan herkes, teknolojiye eşit derecede erişme hakkına sahip olsaydı ne olurdu? Güçlü bir ulusun diğer uluslara yardım etmede oynadığı rol ne olurdu? Hikâye anlatıcıları bu soruları sormaya teşebbüs ettikleri zaman, şu anki yaşantılarımızı değiştirebilecek cevaplar verebilirler.

Afrofütürizm hikâye anlatmanın başka bir yolu olmaktan ibaret değildir. Bu tür, insanları içinde yaşadıkları dünyanın dışında daha büyük bir dünya hayal etmeye zorlar. Eğer anlattığımız hikâyeler, herkesin gelecekteki dünyada var olmasına izin veren hikâyeler ise belki de düşlediğimiz dünyaları gerçeğe dönüştürmek için gerekli ilhamı onlardan alırız.


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR