Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

18 Eylül 2023

Edebiyat

Metinde Noktacı Bakış Açısı

Gamze Haklı Geray

Paylaş

2

0


Her kelime sanki tuval üzerindeki minik bir noktaymış gibi metnin bütünlüğüne katkıda bulunur.

Uzak Dağlar ve Hatıralar kitabında Orhan Pamuk resimle ilgili olarak “gerçek bir pointilistin kendini sakladığını” söylemiş*. Noktacılık (pointilistlik) görüntü oluşturmak için yüzeye küçük, farklı renk noktalarının uygulandığı, boyanın saf durumuna yönelik sanatsal bir teknik. Georges Seurat renk teorisine ve özellikle tamamlayıcı renklerin kullanımına dayanan empresyonist bir resim tekniği geliştirmiş. Sanatçı arkadaşı Paul Signac ile dönemin empresyonist resimlerinden ilham alarak birlikte çalışmışlar. Pointilist (noktacı) tarzda çalışmalar yapan sanatçılar arasında Van Gogh ve o dönem kariyerlerinin daha başında olan Picasso, Mondrian ve Kandinsky de var. Seurat ve Signac'a göre böylece renkler geleneksel olarak palette karıştırdıktan sonra elde edilenden daha çarpıcı görüntüler oluşturur. Yeni empresyonistler titiz bir teknik uğruna spontan fırça vuruşlarından, geleneksel boya tekniklerinden vazgeçmişler. Seurat'ın ölümünden sonra süreci devam ettiren Signac renk seçmeyi bestecinin senfoni yaratırken her enstrümanı dikkate almasına benzetmiş. Noktacılık gözlerimizin beynimizle çalışma şeklinden yararlanır. Noktaları renkler halinde harmanlayarak görüntülerle manzaralar oluşturabiliriz. Pointilist eserlerin diğer resimlere göre daha parlak göründüğü söylenir. Uzaktan bakıldığında noktalar gerçekçi bir görüntü oluşturmak için birleşirler. Bu teknik yaratıcı yazmaya çeşitli şekillerde uygulanabilir. Hareket veya ritim hissi yaratan kısa, özlü cümleler noktalara benzer. Yazar karakterin eylem veya düşüncelerini tanımlamak için bir dizi kısa cümle kullanabilir.

Kendini saklayan gerçek pointilist yazar ne yapar? Anlatılarını özenle işler ve okuyanın büyük hikâyeyi kendi başına keşfetmesine alan açar. Kimliğinin metnin önüne geçmesine gönlü razı olmaz. Her kelime sanki tuval üzerindeki minik bir noktaymış gibi metnin bütünlüğüne katkıda bulunur. Pointilist yazar anlam katmanları oluşturabilir, yazısına derinlik katar. Sessizlik ve boşluklardan yararlanarak metindeki noktaları belirgin hale getirebilir. Noktaları birleştirmeye, imgelerin zengin dokusunu algılamaya davet eder. Okurun anlamlı bağlantıları ortaya çıkarmak için keskin algılama ve yüksek kavrayış becerisiyle beraber zihinle ilgili kaslarını da geliştirmiş olması gerekir.

Nasıl ki noktacı bir tabloya bakan kişi resmin tamamını algılamak için geri adım atmak zorundaysa okur da parçalı anlatıları daha büyük bir anlatının, resmin parçası olarak görmek için bir iki adım geri çekilir. Böylece tablonun bütünü karşısına çıkar. Hayatın kendisi gibi aslında. Geri çekilmeden bütünü anlayamaz insan. Görememesi ya da geç görmesi de mümkündür elbette. Nice eserin değeri yıllar sonra ortaya çıkmamış mı? Bir de değeri hâlâ bilinemeyenleri anımsamalı. Yazarken noktacılık, okurun zihninde canlı bir resim çizmek için tanımlayıcı ayrıntıların kullanılması anlamına gelebilir. Ayrıntılar, ince ifadelerden, karakterin, atmosferin canlı betimlemelerine kadar geniş bir yelpazede değişebilir. Yazar kalemiyle güçlü bir mekân ve zaman duygusu uyandırarak herkesi kendi yarattığı dünyaya taşır. Öte yandan okur eğer noktasal metnin yapısında gömülü anlam ve bağlantıları keşfetmek için onunla içli dışlı olmayı seçerse bu samimiyetin ödülü de büyüktür elbette. Edebiyat sanatı, görsel sanat dünyası gibi sınırsız bir yaratıcılık platformu.

Tutarlı bütün oluşturmak üzere bir araya gelen farklı bakış açılarını tanımlamaya yönelik "fikirlerle duyguların noktacılığı" ifadesini kullanabiliriz. Mecazi olarak pointilist yaklaşım okurun metni, canlı, anlam varsıllığı yoğun bir deneyim olarak değerlendirmesine olanak tanıyabilir.

Noktacı sanatın yazıya dahil edilmesi metnin estetik değerini yükseltirken, anlamını da sanatsal şekilde zenginleştirir. Gençliğinde Seurat’ın etkisiyle pointilist resimler yapan Pamuk’un deyişiyle “belki insan kendini eski ustalar gibi” bile hissedebilir.

*Orhan Pamuk, Uzak Dağlar ve Hatıralar, Yapı Kredi Yayınları, 2022 s. 116-119

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Oggito’da William Faulkner Yazıları | ..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Songül Türköz

31 Aralık 2024

Hayal Kırıklığı

Yumruğunu kapıya vuracak gibi yaptı ama vazgeçti. Eli ayağı titremeye başladı, kalp atışı hızlandı. Merdiven basamağına oturdu. Sağ eliyle yanağını tuttu. Boynu hâlâ sızlıyor. Çantasının üzerine başını koyarak uyuyakalmıştı. Demir kulpu ensesinde iz bırakmış. Kış olsaydı soğuktan dona..

Devamı..

Hangi Bohem?

Ferruh Tunç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024