Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

22 Mart 2023

Kültür Sanat

Ahmet Ümit Yalnız Değildir

Tufan Erbarıştıran

Paylaş

2

0


 

10 Mayıs 1933’de Nazilerin iyice azgınlaştığı bir dönemde hem de Berlin Üniversitesi’nin önünde binlerce kitap yakıldı. Nazi marşlarının söylenildiği ve sağ ellerin havaya kalktığı ilkel bir görüntüde bunlar oluyordu. Nazilerin döneminde toplamda milyonlarca kitabın yakıldığı söylenir.

1929 Ağustos’unda Almanca yayımlanan Der Angriff gazetesindeki "Die Fahne hoch" adlı şiir kısa sürede Nazilerin/faşistlerin marşı olarak bestelenmiştir. Dönemin güçlü adamı Joseph Goebbel bu şiiri sahiplenerek adeta ulusal bir marşa dönüştürülmesine önayak olmuştur.

Kitapları yakılan yazarlar arasında şu adları sayabiliriz:

Bertolt Brecht, Charles Darwin, İlya Ehrenburg, Albert Einstein, Friedrich Engels, Sigmund Freud, André Gide, Maksim Gorki, Ernest Hemingway, Franz Kafka, Jack London, Karl Marx, Erich Maria Remarque, Stefan Zweig, Brecht Marksist; Einsten, Engels, Freud, Kafka, Marx, İlya Ehrenburg, Maksim Gorki, Erich Maria Remarque…

Ortaçağ ve öncesinde çok sayıda kitap yakma eylemleri olmuştur. Haçlı Seferleri, Halife Ömer, Moğollar, Abbasiler ve Emeviler’i sayabiliriz. Bunlar kendi inançlarına uygun olmadığını düşündükleri kitapları yakmışlar, yasaklamışlar ya da piyasadan kaldırmışlardır.

1966’da François Truffaut’un yönettiği, Fahrenheit 451 adlı filmde aykırı olduğu düşünülen kitaplar yakılmaktaydı. 1984 romanında da benzer sahneler vardır. Osmanlı’ya matbaanın yaklaşık 300 yıl neden geç geldiğini de unutmayalım…

Ülkemiz kitap toplatma konusunda ne yazık ki dünyada sayılı ülkelerden biridir dersek yanılmış olmayız.

Sözgelimi dönem denem Nâzım Hikmet’in tüm şiirleri, Rıfat Ilgaz’ın Sınıf’ı, Sabahattin Ali’nin Sırça Köşk’ü, André Malraux’un Umut’u, Nihat Behram’ın Darağacında Üç Fidan’ı, Henry Miller’in Oğlak Dönencesi, Adolf Hitler’in Kavgam’ı, Lewis Carroll’un Alis Harikalar Diyarında’sı, Miguel De Cervantes’in Don Kişot’u, Charles Darwin’in Türlerin Kökeni, 1001 Gece Masalları, George Orwell’in 1984’ü, George Politzer’in Felsefenin Temel İlkeleri… Bunların bazıları şimdilerde serbestçe satılabiliyor ama geçmişte öyle değildi…

Ancak bugün kitap yakmanın yerini kitap toplatmaya ya da poşet içinde satılmasına dönüşmüştür. Bu durum bir yerde kitap yakmanın başka bir türüdür diyebiliriz. Sözgelimi 2007 yılında Ahmet Ümit’in yazdığı ve Güncel Yayıncılık tarafından yayımlanan Tapınak Fahişeleri adlı kitabın poşette satılmasına karar verilmiştir. Söz konusu kitap yıllardır çeşitli yayınevleri tarafından basılmış, üzerinde olumlu-olumsuz eleştiriler yazılmış ve bugüne kadar gelinmiştir. Peki, şimdi ne olmuştur da bu kitabın poşete girmesi istenmiştir?

Ahmet Ümit, uzun yıllardır yazdığı başarılı polis romanlarıyla dünyaca ünlü bir yazarımız. Eserleri onlarca dile çevrildi. Böyle bir yazarımızı kutlamak varken, ülkemizi kültür ve demokrasi alanında küçük düşürmeye yönelik böyle bir uygulamanın kime ne yararı olacaktır? 

ahmet ümitNaziler kitap yakma töreninde.

AKP döneminde basına, gazetecilere, özgür düşünceye, demokrasiye ve kendisine muhalif olan herkese karşı düşmanca bir tavır vardır. Konumuz, AKP değil kuşkusuz. Ahmet Ümit’in kitabını toplatmanın haklı bir gerekçesi yoktur. Özgür düşünceyle yazılan bir polisiye romandır. Hepsi budur. Öte yandan, birkaç yıl öncesinde Adnan Oktar ve müritlerine (bazıları da kedicikler…) yönelik bir operasyon yapılmıştı. Ortaya saçılan rezaleti biliyorsunuz… Ahmet Ümit bu romanında ilham aldığı kişilerin, Adnan Oktar ve müritleri olduğunu defalarca söylemiştir. Şimdi bu müritler ve kedicikler çeşitli suçlarla hapiste iken, Tapınak Fahişeleri kitabı poşete girmektedir. Hani ne derler bilirsiniz, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.

Bugün kitap toplatma konusunda edebiyatçılar, şairler ve sanatçılar hatta aydınlar bir bütün olarak bu olaya itiraz etmelidir! Bunun devamının gelmesini engellemek istiyorsak hukukun açtığı yoldan yürümeliyiz. Demokrasiyi savunarak ve yazarlarımızın/aydınlarımızın emeklerine saygı göstermeliyiz. Bir kitabı okumak ya da okumamak arasında tercih sadece okuru ilgilendirir. Bunu siyasi ve dinsel bir gerekçeyle yasaklamak kesinlikle insan haklarına aykırıdır ve bu kabul edilemez! 

Tapınak Fahişeleri romanıı adıyla Sümer kültürünü çağrıştırıyorsa da o günler geçmişte kalmıştır. Tapınakta çalışan (fahişe oldukları ileri sürülen) kadınların ilk doğurdukları çocuk erkekse adını, Tanrı’nın oğlu anlamında bir ad koyarlardı… Belli ki birileri böyle bir tarihsel geçmişe bile nefret duymaktadır. Tapınak Fahişeleri romanı, Nevzat adında başarılı ve dürüst bir polisin yaşadıklarını anlatmaktadır. Böylesine sıradan bir polisiye olayını yasaklamaya kalkmanın hiçbir mantığı yoktur!

Ahmet Ümit yazdığı polisiye romanlarla edebiyatımızda kendine özgü bir yer edinmiştir. Onun bu başarısını gölgelemeye kalkışmak tamamen gericiliğin göstergesidir. Evet, Ahmet Ümit yalnız değildir!

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Tragedya: İnsan OlmakJohn Sutherland
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Adalet Çavdar

14 Temmuz 2025

Kelimelerin Gücü ve Labirentin Sırları

Kitabın temel temaları, aidiyet, cesaret, dostluk ve kelimelerin gücü.Benim ilk okuduğum kitap Samad Behrengi’nin Küçük Kara Balık’ı idi. Akıntıya karşı yüzen o minik balığın cesaretine hayran kalmamak mümkün değildi. Bir gün yolculuğa çıkabileceğime beni ilk ik..

Devamı..

Vizesiz Tatil Yapabileceğiniz Yerler

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024