Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

18 Ocak 2021

Plastik Sanatlar

Albrecht Dürer'in Diz Çöken Ayaklar'ı

Tufan Erbarıştıran

Paylaş

2

0


Albrecht Dürer, belirsiz bir kişinin diz çöken ayaklarını çizerek resmin atmosferine ayrı bir katman ekliyor. Ayakları yere basan, önündeki ilahî tasarıma saygı gösteren ve dua eden birinin bedenini yok saymak ne anlama gelmektedir?

Albrech Dürer’in dinsel inancı çoğu kez resimlerine yansımıştır. Genel anlamda Hz. İsa, Hristiyan yaşamı, ikonik resimler ve dinsel heykeller, onu yaşamı boyunca derinden etkilemiştir. Birçok tablosunda ikonik resimler kadar, Hristiyanlık inancının yansıması olarak kabul edilebilecek türden resimleri de vardır. Yazımızın sonunda bunlardan bazılarını alıntıladık. Bu tür eserlerinde aynı dinsel atmosfer hâkimdir.

Sanatçının Dua Eden Eller adlı tablosu üzerine daha önce kişisel görüşlerimizi paylaşmıştık. Şimdi de sanatçının Diz Çöken Ayaklar adlı resmini yorumlayacağız.

Resimde, ayakların bitişik olmasıyla, az da olsa ucundan görebildiğimiz kadarıyla, bedenin üzerinde bir rahip cübbesi ya da Orta Çağ dönemine ait tek parça bir giysi olduğunu söyleyebiliriz. Bu tür dua etmeye yönelik duruşlarda, kişinin yere kapanması, karşısındaki kutsalı (Tanrı’yı) övmesi, ona dualar etmesi, büyük bir saygı göstermesi dönemin (bugün de kısmen…) dinsel ritüeline uygundur. Ayrıca figürün ayak bilekleri ve göründüğü kadarıyla, onun erkek olduğunu düşünebiliriz.  

Söz konusu resimde, iki ayağın taban kısımları görülmektedir. Her iki ayağın çıplak olması, beden pek görünmese de bir kutsalın önünde eğildiğini düşündürtmektedir.

Ayakların pozisyonu göz önüne alındığında, bedenin öngörü olarak yaklaşık 90 derece eğildiğini, olasılıkla ellerini yukarıya doğru kaldırdığını, belki de dua ederken gözlerini biraz kıstığını da düşünebiliriz. Ayakların ortopedik yapısı ve parmak iriliği, diz çöken kişinin orta yaş üzerinde -bir erkek- olduğunu düşündürüyor.

Albrech Dürer, resimlerinde anatomiye kısmen de olsa önem vermiştir. Portre çalışmalarında ve diğer baskı resimlerinde, bedeni olabildiğince gerçeğe uygun olarak çizmiştir. Burada da dikkat edilirse, ayakların, tıpkı Rönesans Dönemi heykeltıraşlarının yaptığı gibi, aslına uygunluğu söz konusudur. Ayakların anatomik yapısı ile ayak parmakları sanat açısından estetik bir görüntü sunmaktadır. Ayakların kas yapısı, diz çöktüğünde kemikler ve duruş pozisyonu gibi konumlar, sanatçının özenle üzerinde durduğu sanatsal yaklaşımlardır. Dürer, yaşadığı dönemi kapsayan, kendi kişisel yaşamından da kesitler sunan resimlerinde, kişinin, kutsal karşısında ya da bir kilisede durması gerektiği gibi halini çizmiştir.

Resimde başka bir figür ya da nesne olmayışı, ayakların sanki sonsuzlukta asılı kalmış izlenimini vermektedir. İki ayağın monokrom bir renk ile aslına uygun çizilmesi, onları hiçliğe yönelten bir felsefi inanç duygusu yaşatıyor. İlk bakışta, ne anlama gelebilir ki diye düşünülebilecek iki ayağın görüntüsü, biraz dikkatle bakıldığında boşluğun içinde ilahî bir duygunun eseri gibi de görülebilir.  

Soldan gelen bir ışık huzmesi, sağ tarafta küçük bir gölge yapmıştır. Kilise içinde ya da çölde, belki de evde, bir mekân içindeki duruş ile sonsuzluk ve sessizlik yan yanadır. Mademki ilahî bir varlık önündedir insan, o halde yapması gereken bedensel olarak, onun önünde eğilmek ve huşu içinde saygı göstermektir. Belki de sadece iki ayağını görebildiğimiz bu kişinin, Tanrı’ya dua ederken bir ricası da olabilir. Kendisine sağlık, yakınlarına güzel bir iş hatta sağlık, iyi bir meslek, sağlam bir dinsel inanç gibi konularda yardım da istemiş olabilir.


Albrecht Dürer, Diz Çöken Ayaklar

Ayakların boşluk içinde gibi çizilmesinin önemini yeniden ele alalım. Adamın dua edişi resmin dinsel atmosferine uygundur. Biraz sonra kalkıp gidecekmiş gibi değil de sanki sonsuzluğun içinde ilahî bir ışıkla buluşacakmış izlenimi vermektedir. Sanatçının bu izlenimi yaratmasında, ayakların doğru pozisyonu kadar, monokrom renk tekniğinin de katkısı vardır.

Albrecht Dürer, belirsiz bir kişinin diz çöken ayaklarını çizerek resmin atmosferine ayrı bir katman ekliyor. Ayakları yere basan, önündeki ilahî tasarıma saygı gösteren ve dua eden birinin bedenini yok saymak ne anlama gelmektedir? Ayakların yere (yani dünyevilik) basması, bedenin ruhla birlikte boşlukta kaybolması mıdır asıl olan? Hz. İsa da çarmıha gerildiğinde, Elohim Elohim lema şevaktani (Aramca: Tanrım, Tanrım, beni niçin yalnız bırakıyorsun?) sözleriyle, inancını sonsuzlukla pekiştirdiği iddia edilir. Hristiyan inancına göre, Tanrı, insanlığın bütün günahlarını Hz. İsa’nın üstüne yüklemiştir. Dolayısıyla tüm günahların ağırlığını hissederken, Tanrı’nın isteğiyle yaşadığı bu ağırlık, ona bu sözleri söyletmiştir. Sonrasında, bunun ilahî bir yükseliş olduğu rivayet edilir. Resimdeki ayaklar da sonsuzluğa karışacak olan birin son andırmaktadır. Burada dua eden kişinin yavaşça kaybsolması ile Hz. İsa’nın çarmıha gerildiğindeki sözleri arasında bir bağlantı kurulabilir. Albrecht Dürer bu resminde, bedenin parçalanmışlık duygusunu da vermektedir. Tanrı önünde dua eden birinin, ruhunun ve bedeninin ilahî bir ışıkla aydınlanacağını imliyor. Ancak resmin sanatsal yanını da göz ardı edemeyiz.


Albrecht Dürer, Kendi Portresi, 1500

Albrecht Dürer, Kendi Portresi, 1498

 


Albrecht Dürer, Bakire Meryem’in Duası


Albrecht Dürer, Mahşerin Dört Atlısı, 1498

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Yüzyıllık Yalnızlık Romanının 100 KapağıOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Şevval Uzun

3 Ağustos 2025

Zamana Yazılmış Bir Eğer

“Hatıralarımız ağır gelir ruhumuza, yaprakların ağır geldiği gibi can çekişen bir ağaca.” Kitaplarda, filmlerde, anlatıların çoğunda zaman hep güçlü bir unsur olarak karşımıza çıkar. Zaman sadece bir çerçeve değil; karakterleri yönlendiren, hikâyeyi dönüştüren, duyguları teti..

Devamı..

Yazarken Konfor Alanının Dışına Çıkmak

M. C. D. –. A. LaPlante

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024