Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

20 Kasım 2013

Ne Haber

Atwood’un Lessing’e saygı duruşu

Oggito

Paylaş

47

0


Margaret Atwood, ölüm haberinden hemen sonra yazdığı bir yazıyla Doris Lessing’e saygı duruşunda bulundu. “Şahane Doris Lessing öldü. Kaya gibi sağlam bir karakterin basitçe yok olacağını asla tahmin etmezsiniz. Şok edici,” sözleriyle girdiği makalesi Guardian’da Lessing’in kaybının hemen ertesinde, Pazartesi günü yayımlandı. Margaret Atwood, Altın Defter’i ilk okuduğunda Doris Lessing ismiyle tanışır. Kitabı henüz okumuş, Anna Wulf’un hayatının çetrefil anlarıyla sarsılmıştır, öfkelenmiş bir halde kız arkadaşıyla birlikte Paris’in parklarında sakinleşmeye çalışırlar. Ancak ikinci dalga feminizm hareketinden, doğum kontrolünün yaygınlaşmasından, mini etekten önceki zamanlardır henüz. Bir polis yanlarına yaklaşır ve iki genç kadını uyarır. Banklarda uzanmanın yasal olmadığı 1963 yılıdır. İki arkadaş, tenlerinde Altın Defter’in ürpertileriyle iyileşecek yeni bir yer aramak zorunda kalır. Kısaca Anna Wulf, Atwood ve döneminin bir grup genç kadını için epeyce ufuk açıcı olmuştur. Anlattıkları öylesine cesurdur ki, Toronto’da Atwood’un çevresindeki genç insanların hiç tartışmadıklarını tartışır, yapmadıklarını yapar, düşünmediklerini düşünür. Margaret Atwood yazısında o dönemlerde aralarda okudukları bir başka kadının daha adını anıyor. Simone de Beauvoir. Ancak İran’da doğmuş ve bugünkü resmi adı Zimbabve olan, Rodezya’da bir çiftlikte büyümüş, iki başarısız evliliğin ardından kısıtlı umutlarla İngiltere’ye kaçan Lessing, İmparatorluğun uzaktan yönettiği yerlerde, sömürgeci ailelerin küçük kızlarına daha tanıdık gelir. Lessing’in enerjisinin taşralı kökeninden geldiğini de söylüyor Atwood. “Eğer uyum sağlayamazsanız –ki hiçbir zaman İngiliz olmamanız gerekiyor–, kaybedecek az şeyiniz olmalı. Doris kalbiyle, ruhuyla, gücüyle yaptı. Nadiren hataya düşmüşse de, Stalinist komünizm konusunda olduğu gibi, iddialarının arkasına saklanıp yumruklarını çıkarmadı. Yalnızca kırıldı,” diyor. Atwood’a göre, Amerika’daki Rushmore Dağında dört ABD devlet başkanının yanına 20. yüzyılın yazarlarının heykelleri de yontulsaydı, Doris Lessing mutlaka yerini almalıydı. Adrienne Rich’in de adını bu arada anarak, Rich’le Lessing’i benzetiyor ve kadın özgürlüğü, cinsiyet eşitsizliği kapılarının açılmasında gösterdikler eksen rolden söz ediyor. Politik olmasının yanında spiritüel tarafını da anmadan geçmiyor Atwood. Doris Lessing’in sufizmle yakından ilgilendiğini, insanın doğasında getirdiği sınırları ve tuzakları keşfetme yolculuğunun da sufizm sonrasına denk düştüğünü söylüyor. Atwood Lessing’in yazar olarak da cesaret ve arayışından söz ederken, dönemin romancılarının asla denemeyeceği bilimkurguya yelken açtığı ve bunun sonunda ortaya çıkan beş kitaplık dizinin adını anıyor: Canopus in Argos. Lessing’e dair Atwood’un aklına gelen, yazısına aldığı (belki de çoğunu alamadığı) pek çok görüntü var. 2007 yılında Nobel ödülünü kazandığından habersiz, karşısında kameraları görünce verdiği tepki bunlardan biri. Lessing’in ne kadar alçakgönüllü olduğundan söz etmekte haklı Atwood. Özgür sanatçı olabilmenin getirdiği beklentisizlikle yalnızca, “Oh,Christ,” diyerek yoluna devam etmişti Nobel kazanan on birinci kadın. Bir de takma ad kullanarak yazdığı Jane Sommers romanları var. “Lessing’in soluk taklidi olarak eleştirilmesi cesaretini kırmış olabilir belki de,” diyor Atwood. Atwood, Simone de Beauvoir’la hiç karşılamamış ama Lessing’le pek çok kez karşılaşmış. “Genç bir yazarın umacağı her şeye sahipti,” diye anlatıyor; nazik, yardımsever, ilgili, anlayışlı. Yetmiş dört yaşındaki Margaret Atwood bir kadın yazarın genç bir kadın yazarla karşılaştırmasını karikatürize edebilme yaşına ermiş bulunmasından yola çıkarak bir benzetmeyle bitiriyor makalesini. 101 Dalmaçyalı’nın karakteri Cruelle de Vil’i kendi yanına çekiyor ve Lessing’e Oz Büyücü’sünün iyilik meleği Glinda the Good’u veriyor.

Kaynak: Guardian

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

İhsan Oktay Anar romanının özellikleriSemih Gümüş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Livia Gershon

13 Ekim 2025

Nasıl Modern Diktatör Olunur

Şu an demokratmış gibi görünse de otokratik rejimle yönetilen ülkelerde, çoğunluğun yanı sıra bir de yüksek eğitimli ve bilgi bir alt grup var. Yirmi birinci yüzyılın diktatörleri önceki yüzyıllardaki seleflerinin aksine muhalif sesleri doğrudan şiddet kullanarak değil, d..

Devamı..

Kahvaltı Takımı Seçiminde Nelere Dikka..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024