Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

4 Mart 2017

Öykü

Beyza Fırat • Kömür Buğulu Sokaklar

Beyza Fırat

Paylaş

33

0


Ankara’da insanın ellerini keser, dudaklarını çatlatır kışın soğuğu, tırmanırken dik yokuşlarına nefes aldırmaz insana, gökyüzüne uzanan gri binaları vardır siyasetin ve ülkenin sorunlarının konuşulmaktan sakınıldığı bu binalar demir parmaklıklar oluverir gökyüzüne uzanan ve hapishaneyi andırır bazı sokakları. En yeni binaları bile çabucak yıpranır, dış boyaları solar, çatlar, eski görünür soğuktan. Yaz olur buram buram terletir nefes aldırmaz sıcak, kış olur poyraz rüzgârlarıyla beraber sessizlik çöker sokaklarına. Buna rağmen yadsımaz sakinleri o şehri, kabullenirler olduğu gibi; bir onlar anlar, bir onlar severler karşılıklı birbirlerini… Ankara’nın dik yokuşlarından birinde 1970’lerin ikinci yarısında inşa edilmiş bir binanın ön cephesinden ikinci kat, ikinci katın soldan ikinci penceresi. Pencerenin arka tarafında eski döküm gri renk kalorifer peteğinin üstüne konmuş, dikdörtgen kesim gri mermerden yayılan ısının üzerinde bacaklarını toplamış, akşam karanlığında dışarıyı seyreden yedi yaşında bir çocuk. Pencereden ıslık çalarak süzülen soğuğun içerideki ufak bedeniyle buluşmasından buğulanan camlar izin vermez dışarıyı görmesini. Arada bir kazağının bilek kısmını parmak uçlarına doğru sündürmek suretiyle siler camı, arada bir de tutar nefesini. Bir çocuğun etrafını sarıp sarmalayan havanın etkisinden olan biteni fark edebileceğini asla kabullenemez büyükleri. Halbuki çocukların gönülleri öylesine geniştir ki şehrin dile gelmemiş tüm hüzünleri o açıklığa yerleşiverir. Kışları davete erken icabet ederken gecenin karanlığı, gün altıya beş kalaya göre ayarlanmıştır. Ne yaparsa yapsın vakti geldi mi penceredeki yerini alacaktır. Bir tek apartmanın girişi görünür akşam karanlığında. Etrafı kaplamıştır soğuktan yoğunlaşmış kömür dumanı. Sokak lambaları aydınlatmak istese de geceyi, izin vermez etrafını saran sis. Arabaların ışığı bir görünüp bir kaybolarak geçerken sokağı, penceresi ardı sisler ardından çıkıp gelecek kişiyi beklemektedir. Işıkların suskunluğa teslim olduğu odada, bir casus misali karanlığın gözleri oluvermiştir. Akrebin güney ve yelkovanın kuzeyle buluşmasının önemli olduğu o derin sessizliğin içinde her gün beklerken özlemle o kişinin gelişi bir dakika şaşsa hemen hüzün kaplardı yüreciğini. Ankara’da kar değil kurum yağardı bir zamanlar, sisten görünmez sokaklardan geçerek evlerine doğru yol alan insanların belirişlerini izlerken hayaller kurardım ta o yaşlarda. Nereden gelip nereye gidiyorlar, gittikleri yerlerde neler yaşıyorlar diye. Pencereye oturup saatlerce karşıdaki evlerin sıcak ışıkları altında hareket eden insanların birbirlerine neler anlattığını düşünerek geçirirken zamanı hep bir beklediğim varmışçasına ve hiç beklenmemek ümidiyle yitip giderdim hayallerimde. Tam o sırada beliriverirdi en sevdiğim, üzerinde haki yeşili uzun mantosu, omzunda asılı çantası, kalın topuklu içi yünlü botları. Soğuğa ve şehrin kirine rağmen omuzlarına dökülürdü katlı kesim fönlü saçları. Bir eliyle ağzını ve burnunu kapatırken yağan kuruma karşı, diğer eliyle mantosunun cebinde arardı evinin sıcaklığını. Ve ben onu hep beklerdim pencerede, apartmanın önündeki sokak lambasının altında belirene dek silueti. Gece ve sis izin vermese de görmeme, bilirdim gelenin o olduğunu. Gene de emin olmak için birkaç saniye daha bekler, sola döndüğünü gördüğüm anda bir fişek gibi yerimden fırlar, koşarak evin kapısından geçer ve ayağımdan çıkmak üzere olan terliklere rağmen ikişer üçer atlayarak merdiven basamaklarını, soğuktan kaskatı kesilmiş mantosunun eteklerine sarılıp yüreğini ısıtırdım dünyanın en eşsiz sözcüğüyle. “Anne.”
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

(Kadın) YazarJ. C. Oates
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Benjamin Smith

6 Ağustos 2025

Trajik Gerçekçilik ve Meksika Narko-Ed..

Meksikalı yazarlar polisiyenin gerçekçi geleneğiyle dalga geçseler de mesele devlet olduğunda çok daha gerçekçi, hatta acımasız bir portre çizerler. Polisiye artık gerçekten küresel bir edebiyat türü. Reykjavik, Oslo ya da Barselona’yı kendin..

Devamı..

Gerçek Ne Kadar Gerçek

E. O. Ekşioğlu

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024