Akdoğan Özkan’ın yazdığı Sokaktaki İnsanın TC Sözlüğü’nü yayımlandı ve kısa sürede son günlerin en çok ilgi gören kitaplarından biri oldu. Notos Kitap tarafından yayımlanan ve yaklaşık bir yıllık bir çalışmanın ürünü olan Sokaktaki İnsanın TC Sözlüğü, gündelik hayattan iş dünyasına, kadın-erkek ilişkilerinden Gezi Direnişi’ne, “güzel Türkçemizi” kuşatan ama her zaman çok güzel içeriklendiremediğimiz “kelime haznemize” biraz ekşi, biraz kara, yer yer de ironik bir mizahla “ilelebet payidar” kalacak bir ayna tutmayı hedefliyor.
Sokaktaki İnsanın TC Sözlüğü, barındırdığı 800 civarından sözcükle, Türkiye Cumhuriyeti’nin ağırlıklı olarak son çeyrek yüzyılına damgasını vurmuş önemli bazı olay ve olgulara, eski ve yeni anlayışlara mizahi ve eğlenceli olduğu kadar politik bir yaklaşımla bakıyor, şaşırtıyor.
Akdoğan Özkan, kitabın “Giriş” yazısında, “800 civarında sözcüğün bulunduğu Sokaktaki İnsanın TC Sözlüğü’nde yer alabileceğini düşündüğünüz halde alamamış, atlanmış epeyce sözcük olabilir,” kaydını da düştükten sonra, kitap için bir çağrı da yapıyor. “Aslında ben bu rakamın teorik olarak sonsuz olduğunu düşünüyorum. Bütün hatası, eksiği, hepsi benim boynuma... Yine de önemli gördüğünüz ama benim atlamış olduğum sözcük ve kavramlar varsa, tanım önerileri, katkılarınız ve düşüncelerinizle birlikte olası yeni baskılar için
[email protected] adresinden ya da twitter’daki sokaktakiinsanintcsozlugu hesabından bana her zaman iletebilirsiniz.”
Sokaktaki İnsanın TC Sözlüğü’nden seçilmiş bazı maddeler
AB i.
Türklerin girmek istiyormuş, Avrupalıların da almak istiyor-muş gibi yaptığı bir “encümen-î ülfet” diyarı, bir sohbet meclisi.
“İddia ediyorum ki Türkiye en geç 1998’de AB’ye tam üye olacaktır. (...) Türkiye Avrupa’ya çok lazım.” – Başbakan Tansu Çiller, Hürriyet gazetesi, 7 Mayıs 1995
Çapulcu s.
Almancaya dahi “Ich chapuliere, Du chapulierst Er/Sie/Es chapuliert” şeklinde çekimli bir fiil kazandıran Taksim Gezi Parkı direnişçilerinin zâtî ve sübûtî sıfatlarının en yücesi. • 2013 yılı Haziran ayının iki cumasını Taksim Gezi Parkı’nda kılmış cemaat üyesi.
“Taksim direnişine destek veren Antikapitalist Müslümanlar Gezi Parkı’nda ‘sevgili çapulcu halkımız sizi çapulcu camii cemaatiyle birlikte namaza davet ediyoruz’ diyerek Taksim’deki direnişçilere çağrıda bulundu.” – www.bianet.org, 7 Haziran 2013
Demokrasi i.
The Economist dergisinin her yıl hazırladığı endekse göre, Türkiye’nin dünya ülkeleri sıralamasında (2011 itibariyle) Bengaldeş’in beş sıra arkasında 88. sırada yer bularak ilk 100’e girme başarısı gösterdiği bir kategori. • Başkasının ceketiyle damat olursak ilk 10’a gireceğimizi zannettiğimiz şey.
“Büyük Türk demokratları, demokrasinin ‘iç dinamikle’ gelmeyeceğine kanaat getirip, demokrasi işini AB’ye havale ettiler. Yine oturdukları yerden demokrasi dileği tutmakla yetindiler. Ne var ki, başkasının ceketi ile damat olunmuyor. O ümit de suya düştü.” – Nuray Mert, Milliyet gazetesi, 5 Ocak 2012.
Emek Sineması i.
Büyük İstanbul depremi öncesinde risk taşıdığına hükmedip hemen yıktığımız ve kültüre olan derin merakımızdan ötürü yerine hızla yeni bir bina inşa etme önlemi aldığımız –nedense– tek İstanbul yapısı.
Fruko i.
1960’lı ve 1970’li yıllarda toplumsal olayları bastırmak üzere görev yapan toplum polislerine solcu öğrenci çevrelerinde verilen ad. Üstü açık araçların kasasında kafalarında beyaz renkli miğferle dört sıra halinde birbirlerine yüzleri dönük oturtularak sodalı içecekler gibi bölgelerine nakledilmelerinden ötürü bu isim verilmişti.
Örnek: “Bir kasa frukoyu fakültenin kapısında gördüm.”
GBT i.
Devletin dünya kadar masraf edip kişisel bilgilerimiz ve adli kayıtlarımızdan itinayla derlediği ve halka açık yerler ile yol denetimlerinde polis ve jandarmaya okuttuğu şeffaf hatıra defterimiz. • İçişleri Bakanlığı’na bağlı Kaçakçılık İstihbarat Harekât ve Bilgi Toplama Dairesi’ndeki (KİHBİ) veri tabanını temel alarak oluşturulmuş toplumsal bir şeffaflaşma ve şeffaf fişleme adımı. • Genel Bilgi Taraması, bir diğer deyişle Gizlediğimiz Bilgilerimizin Terennümü.
Hegel i.
Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ın 25 Temmuz 2011 tarihli duruşmadaki kişisel savunmasında sekiz kez atıfta bulunduğu, felsefede çelişki ve diyalektik yöntem kuramlarının geliştiricisi olan Alman filozof, Georg Wilhelm Friedrich Hegel (1770-1831).
IMF i.
Türkiye şantiyesinin ara ara sezonluk çavuşu.
“IMF, Türkiye’yi yönetenlerin kendisine katakulli yaptığı görüşünde. Bu yüzden de para dilimlerini verirken, şantiye çavuşu gibi; kanunları karar-nameleri-kararları-atamaları-harcamaları denetliyor.” – Bekir Coşkun, Hürriyet gazetesi, 4 Temmuz 2001.
İkiz yatak olayı i.
Bir Demet Tiyatro adıyla bili-nen yerli televizyon dizimizde “çıkar şu üstündekileri ne dediğin anlaşılmıyor” şeklinde olağandışı repliklere sahip olan Saldıray Abi karakterinin Züleyha’yı sıkça davet ettiği olay.
“– Saldıray Abi: Mayomu neyin getirdim, küvete gireriz diye...
– Züleyha: Ne küveti Saldıray Abi...
– Saldıray Abi: Haaa direkman ikiz yatak olayı dersen ona da varım...” – Bir Demet Tiyatro, Star TV, 1995-2002
JİTEM i.
1. Vatan için kurşun atabilen “şerefli” insanların “Bu işlere girmek var, çıkmak yok” şiarıyla bir araya geldiği, 5-15 bin cinayet işlemiş olabileceği ileri sürülen, ama içini 1 mumluk bir demokrasi ışığıyla dahi aydınlatamadığımız bir “siğil toplum” örgütü.
“Ve bu 5-15 bin cinayet iddiasına karşılık JİTEM hakkında açılmış, devam eden bugün sadece 1,5 dava bulunuyor.” – Demiray Oral, Taraf gazetesi, 6 Şubat 2009
2. Ardında bıraktığı kalıntılarla geçmişimize ayna tutan kadim bir uygarlık.
“Diyarbakır kazılarında arkeologlar olay yeri inceleme gibi çalışıyorlar! Jitem uygarlığına ait kalıntılarda yeni kemikler bulunuyor...” – Cüneyt Özdemir, twitter.com/cuneytozdemir, 18 Ocak 2012
Kentsel dönüşüm i.
Allah’ın takdirine bırakmadı-ğımız bir kitlesel sürgün uygulaması.
“Biz bunu yapamazsak Cenabı-ı Hak yapıyor. Erzurum ve Bingöl’de depremler sonrası mecburen kentsel dönüşüm yaptık.” – Bayındırlık ve İskân Bakanlığı Müsteşarı Sabri Erbakan, Radikal gazetesi, 4 Mayıs 2006
Linç i.
Sokaktaki “hassas vatandaş”ın sık sergilediği bir “hassasiyet açılımı”.
“Güreşte başarılıydık. Halterde de. Cirit desen, ana sporumuz. (…) Şimdilerde yeni bir alanda daha rekorları zorluyoruz... Linç Sporu! Nedenine nasılına bakmadan, pata küte girişiyoruz.” – Bahar Akıncı, www.hurriyet.com.tr, 21 Ocak 2013
Maço i.
Tüm bölgelerimizde her mevsim yetişebilen hıyarağası.
“Öyle bir maçoluk –mudur/kösnüllük müdür/hıyartoluk mudur/ağır bir aşağılık kompleksi midir/iğdiş edilme endişesi midir/nedir nedir bu adamları kadınları böyle görmeye, bu saplantılı tutumun göbeğine iteleyen?” – Perihan Mağden, Radikal gazetesi, 22 Mayıs 2003