Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

1 Temmuz 2022

Edebiyat

Tokyo Ueno İstasyonu’nda Kazu Kadar Yalnız Olmak

Aynur Kulak

Paylaş

0

0


“Hiç yanımda fotoğrafla gezmedim. Ama gelip geçen insanlar, yerler, zamanlar hep gözümün önündeydi. Hep gelecekten ürkerek, yalnızca geçmişe bakarak yaşadım.”

Japon çağdaş edebiyatının önemli yazarlarından Miri Yu’nun romanı Tokyo Ueno İstasyonu’nda, romanın baş karakteri Kazu’nun kendi ağzından anlattığı hikâyesini okurken yalnızlık kavramını yalnızlık girdabına mahkûm olmak gerçeğiyle okuyor, bir insan bu denli yalnız kalmamalı diye düşünmekten kendinizi alamıyorsunuz. Herkesin yalnızlığı kendine büyük ancak “Kazu kadar yalnız olmak” yirmi yıl ailesinden uzaklarda çalışıp çocuklarının büyüdüğünü görememek, onlarla tek bir fotoğrafının dahi olmaması ve nihayetinde ailesi olmaksızın evsizlerle beraber Tokyo Ueno İstasyonu’nda yaşamak demek.

“Yamanote Hattı’nı bekleyen insanların arasında, Ueno İstasyonu’na ilk ayak bastığım günkü kendimi arıyorum.”

Yazar Miri Yu’nun hikâyesi ise bambaşka bir yalnızlık hikâyesi. Zaten romanına on yıl boyunca hazırlanması, romanın konusunun odağı kapsamında Tokyo Ueno İstasyonu’nda onlarca kişiyle konuşup bunları kaydetmesi, aslında kendi yaşamını edebiyatın kurgu evreninden yararlanarak anlatma biçimi. Japonya doğumlu ve kitaplarını Japonca yazan Miri Yu Japonya’da Zainichi diye adlandırılan, üçüncü nesil Korelilerden. Bu yüzden Japonca dilinden birçok romanı yayımlanan ve ödüller alan yazarın – Tokyo Ueno İstasyonu’yla kazandığı 2020 Çeviri Edebiyatı Uluslararası Kitap Ödülü de dâhil olmak üzere – eleştirilere maruz kaldığı ve faşist saldırılara uğradığı için imza günlerini iptal ettiği zamanlar oldu. Çok küçük yaşta anne babasının ayrılmasıyla duygusal boşluk yaşayan, üzerine birçok kez tacize uğrayıp birkaç kez intihara teşebbüs eden Miri Yu’nun yalnızlığı onun uluslararası bir yazar olmasına engel olmuyor. Son anda belki de tiyatroya tutunuyor. Edebiyat içerisindeki yolculuğuna tiyatroyu başlangıç olarak seçen yazar ile yolumuz dilimize ilk çevrilen kitabı Tokyo Ueno İstasyonu’nda kesişiyor.

Yersizliğin Yurtsuzluğun Hikâyesi

Bize hikâyesini kendi ağzından anlatmaya başlayan Kazu 1933’te Japon imparatoruyla aynı yılda doğuyor, 1964’te Tokyo Olimpiyatları’nın hazırlığında çalışmak için Tokyo’ya işçi olarak geliyor, otuz yedi yıllık evliliğinden iki çocuğu ve torunları oluyor, oğlu Japon imparatorunun oğluyla aynı gün dünyaya geliyor fakat oğlunu da küçük yaşta kaybeden Kazu, ailesiyle hiçbir zaman bir araya gelemediği için bunalıma girerek son nefesini evsizlerle birlikte yaşadığı parkta veriyor. Dolayısıyla hikâyesini bize anlatan Kazu aslında bir hayalet ve onun hikâyesi, yalnızlığın da ötesinde bir toplumun kültürel, ekonomik ve siyasi tarihi.  Kazu kadar çaresiz ve yalnız olmanın arka planını da görmek lazım. Miri Yu’nun anlatmak istediği hikâye kendisinin de – uluslararası tanınırlığa sahip, çok satan bir yazar olmasına rağmen – defalarca yüz yüze geldiği, toplumun bir buzul gibi suyun altında kalan karanlık yanı.  Tüm eşitsizlikleri, adaletsizliği, toplumu yaratan öğeler ile halk arasındaki maddi manevi uçurumu göstermek için baba Kazu’nun ve oğlunun doğum günlerinin imparatorluk ailesi bireylerinin doğum tarihleriyle aynı zamana denk gelmesi veya eşitsizlik adına büyük uçurumları göstermek için parkta yaşayan evsizlerin kullanılması, kendisinin ve onların hikâyesini Kazu’nun anlatması ve yazarın, romanı Japonca yazması tesadüf değil. Yazar böyle yaparak, “İşte toplumun asıl gerçeği budur,” demeye çalışıyor.

Kazu parktaki tüm evsizlerin hikâyesini onların arasında bir hayalet gibi dolaşarak anlatıyor. Bunların arasında kendi gibi işçiler, bir zamanlar orta sınıfın üzerinde yaşayanlar ve meslek sahibi olanlar var. Ancak dönem dönem yaşanan büyük ekonomik krizler herkesi bu parkta eşitleyen en büyük etken. Toplumdaki eşitsizliğin bireylerin hayatına nasıl yön verdiği, onlara ne hale getirdiği çok açık görülüyor. Bunun yanında Tokyo Ueno İstasyonu’nun işleyişi, gelen gidenler ve yolculukların hareketliliği hikâye içerisinde önemli, dengeli bir akış sağlıyor.

Bir Hikâyeyi Anlatma Tercihi

Miri Yu günümüz çağdaş insanının çıkışsızlığını trajik bir hikâyeyle anlatıyor. Aslında son derece görünür olan ama çok da konuşulmayan toplumsal çöküşü anlatabilmek için insanlarla konuşup, hikâyeler biriktirerek on yıl çalışıyor. Sadece kendi öz yaşam hikâyesinden yola çıkarak bile odak noktaları aynı olan bir hikâye yazabilirdi elbet fakat böyle bir yolu tercih etmesi onun yazarlığına da yansıyan güçlü kişiliğinin göstergesi.

İthaki Modern dizisinde yayımlanan Tokyo Ueno İstasyonu’yla tanıştığımız çağdaş Miri Yu dünya edebiyatının şimdiden önemli yazarları arasında yerini aldı. Barış Bayıksel’in çevirdiği Tokyo Ueno İstasyonu’nu okuyup Miri Yu’yla tanışmanız dileğiyle.    

 

 

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Resimli Puslu KıtalarRuhi U. Karakurt
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Halil Yörükoğlu

24 Ağustos 2025

Banu Yıldıran Genç: “Okur problemimiz ..

Edebiyatta yeteneğe çok inanmam ama dilde sanırım biraz inanıyorum.Halil Yörükoğlu: Sevgili Banu,klasik bir girişle yani nasılsın demekle başlayacaktım ama hemen aklımdaki soruya geçmek istedim. Dünyanın herhangi bir yerinde..

Devamı..

Evlilik Hakkında Konuşmalıyız

B. Y. Genç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024