Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

15 Mayıs 2022

Edebiyat

Bohumil Hrabal ile Dans Dersleri Çok Modern bir Uğraş

Erdinç Akkoyunlu

Paylaş

1

0


Bir romanı edebi zevk için okumakla, onu okurlara açıklamaya dönük bir çabayı göz ederek okumak aynı lambadan çıkan ışık gibidir. Ama bu iki ışık huzmesi hiçbir zaman aynı yeri aynı güçte aydınlatmaz.

Kendi için okuyanlar ve en iyisini yapanlar, metinle şahsi edebi tutkuları arasındaki bağ uyarınca kitap ile yazarına payesini verir sonra yeni romanlara, öykülere doğru yola çıkarlar. Benim gibi illa ki tarihe hiç dikkate alınmayacak olsa da notlar düşme peşindeki bir boşboğaz ise, Bohumil Hrabal gibi önemli bir yazarın Yetişkinler ve İleri Düzeyde Öğrenciler İçin Dans Dersleri adlı kaotik bir metninin inceliklerini sayıp dökme işine girişir, sanki üstesinden gelebilecekmiş gibi. Beni Karamazov Kardeşler’den Demirciler Çarşısı Cinayeti’ne, Görünmez Kentler’den Anayurt Oteli’ne kadar dünya ve Türk klasikleri ile modern edebiyat hakkında makale üretirken tanısanız da, Dans Dersleri olarak kısaltılacak Hrabal’ın bu modern romanını nasıl irdeleyeceğini bilememenin çaresizliğiyle savaş ortasında kalmış kılıçsız bir asker korkusunu yaşadığımı itiraf etmesem, asla bilemezsiniz. Tabii aranızda, düşleriyle gerçek hayatında başına gelecekleri bilen yerel kahinler yoksa. Aslında Dans Dersleri’nde zamanın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nda bugünün ise Çek Cumhuriyeti’ndeki Prag’da bir barda oturmuş genç ve güzel kadınlara başından geçenleri anlatan ve bunu yaparken rüyada görülen imgeleri söz gelimi kapı boyamanın ümitsiz bir aşkla sınanmaya delalet olduğu gibi rüyaların da anlamını okuyan isimsiz kahramanın hikâyesini sıralı şekilde irdelemezsek, okura olur da metni seçecek olursa yardım etme amacını taşıyan bu laf salatası kontrolden çıkabilir her an…

Tek Bir Cümlenin Eseri

Yazarların metinlerine ilişkin değerlendirmeler yaparken, onların yaşam hikâyelerine ilişkin en azından doğum ve ölüm tarihleri hakkında bilgi sahibi olmak hayli yol gösterici sayılır. Bohumil Hrabal, 1914’te bugün Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’a, Avusturya’nın başkenti Viyana’dan daha yakın olan Brno’da dünyaya geliyor. 1948’den itibaren sanatla içli dışlı oluyor. Yazıları müstehcen bulunduğu için Katolik ahlakçılığının duvarına çarpınca yirmi yıl kadar yayınlanmıyor ve 1960’ların sonundan itibaren şiir dışındaki metinleri basılıyor. Daha önce yine Notos Kitap tarafından yayımlanan ve benim de eleştirisini yazdığım Gürültülü Yalnızlık’tan önce yayınlanan metni Dans Dersleri ise, tek bir cümle içinde geçen Elif Gökteke’nin özenli çevirisiyle 69 sayfalık bir anlatıdan oluşuyor. Roman, aynı zamanda anlatıcı olan isimsiz kahramanın Prag’daki birahane ve genelev olarak hizmet veren yerde yaşamının romanın bir yerinde geçtiğine göre 70 yaşındaki yaşlılığı, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu dönemindeki askerliği, bira fabrikası ve kunduracılık mesleğindeki çalışma hayatını içeriyor. Romanda hiç susmayan ve tek cümle içinde anlatısını sürdüren kahramanımız zaman geçişlerini beş-altı cümlelik metinlerle başarıyla anlatırken, bu daldan dala atlama cambazlığında beklenenin aksine kaliteyi ve imgelemi düşürerek başarısızlığa uğramıyor. Hrabal’ın Dans Dersleri, o güne kadar yayınlanmayışının ve uğradığı sansürün eseri: Hem üslubu, hem tekniği, hem de içeriği değerlendirildiğinde Hrabal’ın edebiyat tarihinde birçok örneği olduğu gibi, kendine güvenen, metni iyi bilen fakat çeşitli sebeplerle uzun süre yayınlanmayan ya da yayınlansa bile edebiyattan hakkını gerçek anlamda alamayan yazarların başkaldırısından besleniyor…

Taklit Edilemez Bir Metin

Dans Dersleri, bugünün okuru sürüklemeye dönük edebiyat tarzının eseri olarak imge, betimleme ve olay yazmaya dayalı metin anlayışına sahip bir yazar tarafından yazılamaz. Çünkü o yazar birkaç sayfa ilerledikten sonra artık imgesiz, betimlemesiz ve zamansız yazamayacağı için Dans Dersleri’nin benzeri bir metni ortaya koyamaz. 69 sayfa yazsa bile metinde kaliteyi Hrabal kadar koruyamaz. Bu özelliği nedeniyle Hrabal’ın metni için sadece taklit edilemez bir roman sıfatını vermek, metnin tam hakkını vermemek anlamını taşır. Dans Dersleri, Hrabal’ın Katolik ahlakçılığını merkezine aldığı, romanda isimsiz kahramanın yanında bir de Hazreti İsa’yı koyduğu bir metin. Romanda ismini bir türlü öğrenemediğimiz anlatıcı kahramanımız, aldığı aile, okul ve dini terbiye gereğince yaşamındaki her olayı yani illa ki güzel olan kızlarla yaşadığı aşk ve seks ilişkilerini, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’ndaki düşük rütbeli askerlik hayatını, bira ve kunduracılık mesleğinin maharetlerini, biraz da aldığı nefesi ama her şeyi İsa ile kendini eşleştirerek anlatır. Aslında Dans Dersleri’ni okurken, isimsiz kahramanımızın 19. yüzyılın sonu 20. yüzyılın başında yaşamış bir İsa olduğunu anlarız. Fakat Dans Dersleri’nin Çek asıllı İsa’sı, orijinal Filistin’in Nasıra şehrinden olan Meryem oğlu İsa’sından hayli farklı. Zaten öyle de olmak zorunda. Ama Dans Dersleri’nin kahramanı, her erkek çocuğun birer İsa olsun diye yetiştirildiği dünyada İsa olmaktan ne kadar saparak yaşadığını ama sapmaların toplandıkça da aslında İsa’ya ne denli yaklaştığını anlatır. Kahramanımızın içki, kadınlar ve askerlikle olan ilişkisi, Orta Avrupa’nın Roma nüfuzlu Katolik ahlakçılığını sonuna kadar taşır ve içinden geçtiği Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun dağılması, Birinci ve İkinci Dünya savaşları ile radyodan televizyona teknolojinin değişimi ile insanın dönüşümünü merkezine alır. Dans Dersleri, Hıristiyanlık tarihinin en büyük ikonu ve açmazı olan İsa’yı bilmek, İsa gibi olmak ve İsa gibi davranamamak konularını başarı ile ele alıyor. Ama özelliği bununla kalmıyor.

Tristram Shandy’den Çıkma Roman

Her metnin bir başkasının içinden çıkıyor olması edebiyatın doğurganlığı ve kuşaklar arası bağını ortaya koyar. Eğer Laurence Sterne adlı rahip, Tristram Shandy Beyefendi’nin Hayatı ve Görüşleri adlı romanını 1759’da yazmasa ve metninde Shandy nasıl peydahlandığını anlatmak için romanın yüz sayfa ilerlemesini beklemese, bugün biz modern roman yerine giriş-gelişme-sonuç düzlemine sıkışmış ve her biri okuru daha fazla elde edip, aslında daha çok satmaya dönük sadece popüler romanlara kalırdık. Gerçi Larence Sterne’ın çabasını Bohumil Hrabal’ın Dans Dersleri’ni romanın sonunda açıklayıcı şekilde ele alan Adam Thirlwell’in de belirttiği gibi James Joyce Ulysses ve Dublinliler'i yazarak sürdürmeseydi, biz de bugün bu modern romanı ve hakkındaki metni okumuyor olurduk. Hrabal yıllarca sansürlenmek ve yayınlanmamak üzere çektiği acıları Dans Dersleri’nde Orta Avrupa ahlakçılığının bütün makyajını silerek, rol model olarak aldıkları İsa peygambere nasıl ters şekilde yetiştirildiklerini anlatarak ve insanların doğuştan getirdiği yaşamda büyütüp kendine karakter olarak benimsediği adilikleri, yaramazlıkları, caniliklerini dile getirerek anlatır. Üstelik bunu olay, hikâye, imge ve betimleme anlatıp yazmadan tek cümle içinde yapar. Hadi gel de benzerini yaz der herkese ve onu eleştirenlere. Ama bu metni şapkadan çıkarır gibi, Avrupa’nın önüne hiç bilinmeyen bir tarz ve üslupta koymaz. Dans Dersleri, Avrupa’da kokulu edebiyat denilen genç kızların hayallerini beyaz atlı prenslerle süslemek ya da eşlerini aldatırlarsa başlarına ne tür felaketlerin geleceğini anlatmak, ailelerin aza kanaat etmesini sağlamak ve ahlakçılığı, Hıristiyanlığı, sıradan insan olmayı körüklemek için yazılmış metinlere bir manifesto niteliği taşır. Dans Dersleri aslında tüm bunları hem içinde taşır, hem de ret eder. Ama kabulü de reddi de Avrupa edebiyatının kabuk değiştirdiği, Kafka’yı görerek sarsıldığı, artık Dickens, Balzac, Goethe gibi yazmak istemediği dönemde ortaya çıkar ve öyle sanıldığının aksine büyük bir etki yaratmasa da, tarih içinde değdiği yeri yakan, kibirli başların dönüp kendisine bakmasını sağlayan ve mutlaka iz bırakan bir güçle yoluna devam eder.  

Dans Dersleri gibi bir yazarın varlığını, bilgisini ve okura olan hasretini ele alan, akıl, çalışma ve yetenek ürünü metinler her ne kadar bizim gibi bazı okurlarla geç tanışsa da mutlaka kalitesini büyük bir güçle ortaya koyar. Bohumil Hrabal’ın Gürültülü Yalnızlık adlı metni de, İkinci Dünya Savaşı sırasında kitap yakmak ve yazarlara düşman olmakla eskiden tarihin bir numarası olan Nazi’lerin elinden kutsal metinler dahil, dünya yazınının düşünce ve edebiyat kitaplarını kurtaran pres makinesi ustasının hikâyesini ele alıyor. Tıpkı Marquez’in Yüzyıllık Yalnızlık romanı öncesinde Mocondo’yu Kırmızı Pazartesi’de anlatması gibi Hrabal’da Gürültülü Yalnızlık’taki büyük anlatısı öncesinde, karakterinin ve bakış açısının ön gösterimini Dans Dersleri’nde gösteriyor. Bu niteliğiyle de Hrabal’ın metinlerini belki Dans Dersleri’nden başlayarak

  • Avrupa’nın ilk dönem modern romanları nasıl yazılmış
  • Modern roman oluştururken olay örgüsü nasıl kurulur
  • Karakter ve hikâye yaratımında zaman geçişi nasıl olmalıdır
  • ​​​​​​​Romanda siyaset unsuru nasıl kullanılır

gibi sorulara yanıt anlamında da Hrabal’ın metinleri okunabilir. Ve çok da iyi yapılır. En azından roman okurken zamanınızı boşa harcamaz ve zamanın ne yaparsanız yapın aslında çarçur edilmekten başka bir işe yaramadığını anlar ya da hepsine boş veririsiniz…

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Elimizde KalanDidem Erdiman
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Songül Türköz

9 Ekim 2025

Yeni Mahalle

Yatağına oturmuş düşünüyor. Ev değiştirince, rüyalarının sahnesi de değişmişti. Daha önce gördüğü rüyalarda havada uçuyor, kuş gibi makas atıyordu. Bu kez beton mikserin içinde dönüyor, kör oluyordu. Uyandığındaysa kör olmadığına sevindi, gerçeğe döndü. Bu semte taşınalı üç ay olmuştu. B..

Devamı..

Nazlı Eray: “Denize dalar gibi romanın..

Alev Bulut

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024