Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

24 Ağustos 2024

Kitap

Çamurlu ve Kedili Prensesle Gizemli Kulede

Evrim Sayın

Paylaş

0

0


Bir tanışmayı, bir dostluğu, sevgiyi, ön yargıların tuzla buz olmasını kütüphaneyle yan yana koymak çok yerinde bir tercih olmuş.

"İnsanların ve şövalyelerin tümü kötü müdür?" diyerek başladığım bir değerlendirmem vardı. O değerlendirmede, yani o kitapta, insanlardan nefret eden Kızıl Ejderha ile ejderhalardan nefret eden Şövalye'nin karşılaşması büyük bir meseleydi. Kitapta bu an gelene dek kalpler güm güm atmıştı. Yüzyıllar boyu hakim olan bir düşmanlık, yerini sevgi ve dostluğa bırakırken kalpler yumuşacık olmuştu. Yazar Sevde Tuba Okçu'nun Timaş Çocuk'tan çıkan Ejderha ile Şövalye kitabından bahsediyorum. Şimdi niyetim, sizi, bu kitabın devamı niteliğinde olan Ejderha İle Gizemli Kule'deki maceraya doğru sürüklemek. Başlayalım...

Şövalye ve Kızıl Ejderha'nın birbirlerini ilk kez kütüphanede görmelerinden sonra başlayan dostluklarının epey geliştiğini öğreniyoruz serinin ikinci kitabında. (Seri diyorum çünkü sanki bu kitap uzunca bir seri olurmuş gibi geliyor bana. Yani ikinci kitaptan sonra üçüncüsünün haberini, dördüncüsünün haberini alırız gibi.) Ön yargıların en kemikleşmiş olanlarından birine, öteki ilan edene, kafa tutan bu ikili dostluklarıyla göz kamaştırıyor. Kütüphanede karşılaşıp birbirlerini orada tanımaya başladıkları için dostluklarının yıl dönümünü bir "Kitap Festivali"yle kütüphanede kutlamaya karar veriyorlar. Burası, çocukların kütüphaneyi sadece bir mekan olarak görüp geçmemesi için çok önemli. Herhangi bir mekanın yarattığı "vakit geçirmek için gidilen yer" algısının çok çok ötesine sahip kütüphaneler. Bir çocuğun ebeveyniyle düzenli olarak kütüphaneye gitmesi, arkadaşlarıyla düzenli olarak kütüphane buluşmaları yapmaları, çocukların sadece ödevi olduğu için değil de kendilerine vakit ayırmak için kütüphaneye gidiyor olmaları mekanın dört duvardan ibaret olma halini dönüştürüyor. Bir mekân başta camları, duvarları, içindeki eşyalarıyla  göze çarpsa da o mekanı yaşayanlarla anlam kazanıyor. Kütüphanelerin bazen rahatsızlık verecek düzeydeki sessizliği orada bulunanlar için birçok şeye imkan tanıyor aslında. Hem çocuklar hem yetişkinler için kendini gerçekten hakkını vererek dinleyebilmek kütüphanelerde mümkün mesela. Kütüphaneleri sadece kitap okunulan alanlar olarak görmeyen Yazar Sevde Tuba Okçu, kitapta bahsettiği "Kitap Festivali" ile çocukların dikkatini kütüphanelerle ilgili bambaşka bir noktaya çeviriyor. Bir tanışmayı, bir dostluğu, sevgiyi, ön yargıların tuzla buz olmasını kütüphaneyle yan yana koymak çok yerinde bir tercih olmuş.

Bir mekân bazen sadece bir mekân değildir, diye ballandıra ballandıra bu konuyu didikledikten sonra festival hazırlıkları esnasında gelen habere dönmek istiyorum. Daha hazırlıklar tam anlamıyla bitmemişken ve Nana ile Kısa Kuyruk durmadan didişirken Kuzey Krallığı'ndan bir mektup geliyor ve Kuzey Krallığı'nın son kralı Düğmecik'ten gelen yardım çağrısı Ejderha ve Şövalye için yeni bir macerayı müjdeliyor. Düğmecik'in yardım çağrısında bir koşul var: Şövalye ve Ejderha yardım edecekse birlikte olmalıdır, bu yardım ikisinin birlikteliğiyle gerçekleşmelidir. Bu koşul da yazarın nitelikli tercihlerinden biri bence. Sonuçta ortada, yıllar boyu birbirini hiç tanımadan birbirinden nefret eden Şövalye ve Ejderha var ve bu ikilinin nefreti dindikten sonra bambaşka bir problemi çözmek için neden birlikte çalışmasınlar? Birlikte problem çözme hali her ikisine de çok iyi gelecek ve birbirlerine duydukları sevgiyi güçlendirecektir. Biz eğitimciler olarak okullarda da kullanırız bu yöntemi. Eğer iki çocuk birbirleriyle ilgili bir çatışma yaşamış, sonunda bu çatışma dinmiş, zorbalıklar ortadan kalkmış ve tüm olumsuzluklar yerini sevgiye, anlayışa bırakmışsa ve biz bundan eminsek o ikiliye birlikte çalışmaları, daha çok vakit geçirip birbirlerini daha iyi tanımaları, aralarında kurdukları-onardıkları bağı güçlendirmeleri için bir problem sunarız. O problemi çözmek için canla başla çalıştıklarını gördüğümüzde doğru yoldayız demektir, kazanımlarımız saymakla bitmez. Düğmecik'in mektubundaki bu koşulu ayrıca çok önemsedim bu yüzden.

Kral Düğmecik'in mektubundaki çağrının içeriğini açıklamayacağım bu yazıda. Büyüyü bozmak istemiyorum. Okurun heyecanı taze kalsın isterim. Ancak yazıyı bitirmeden değinmek istediğim bir karakter var kitapta: Prenses Börü. Prenses Börü'nün Ejderha ve Şövalye ile yaşadığı macera dolu günler bir yana Prenses Börü'nün bir "prenses" olarak yansıtılmamış olması dikkatimi çekti. Prenseslerin nazik, zarif ve kırılgan oldukları varsayımıyla hareket eden Şövalye ve Ejderha şaşkınlıklarını gizleyemiyor onunla geçirdikleri günler boyunca. Prenses, yaptığı her harekete durmadan şaşıran ikiliye "güzeller güzeli prenses" fikrinin bir varsayım olduğunu kendi sözleriyle anlatmaya çalışıyor:

Bataklığın içinde yüzen, eğlenen, yüzüne çamurlu sular süren, doğanın içinde kedileriyle yaşamak ve biraz kafa dinlemek için arkadaşının kulesine giden, Şövalye ile Ejderha'nın bildikleri tüm prenseslerden farklı bir prensesle eğlenceye hazır mısınız? Ayrıca ilk kitapta olduğu gibi hikayenin devamını sessiz görsellerle tamamlaya var mısınız?

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Oscar 2022: En Çok Dalda Aday Gösteril..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Çetin Devran

10 Mart 2025

Gerçeklerden Kaçarken Kendimize Söyled..

Eğer hayatınızdaki bazı kalıpları kırmak, geçmişte yaptığınız hatalardan ders almak ve gerçekten daha bilinçli bir şekilde yaşamak istiyorsanız, bu kitap size çok şey katacak.Bazı kitaplar vardır, okuduğunuzda sizi rahatsız eder. Çünkü size, aslın..

Devamı..

Kısa Kısa Roma İmparatorluğu

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024