Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

17 Şubat 2022

Sinema

Codayi-i Nadir ez Simin: Bir Ayrılık

Seda Demirayak

Paylaş

0

0


Uyarı: Spoiler içerir.

Kalıplaşmış bir kahramanın, bir haklının, bir düşmanın, bir kötü adamın olduğu filmlerden sıyrılmak ve gerçekten bir yaşam hikayesi görmek istiyorsanız bu filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ederim. Coday-i Nadir ez Simin, tam Türkçe karşılığı Nadir ve Siminin Ayrılığı, ülkemizde vizyona "Bir Ayrılık" olarak girdi, dünyada da "A Seperation" olarak tanınıyor. İran'a ilk Oscar'ı getiren filmdir. IMBD'de Top 250 listesinde bulunmakta olan, Golden Bear'da "Best Actor ve Best Actress" ödüllerinin sahibi ve gittiği birçok yarışmadan ödülle dönmüş bir başyapıttır. Tüm bu nicel bilgileri bir kenara bırakalım.

Filmi izleyişinizin üzerinden birkaç gün geçmesine rağmen etkisinden çıkamıyorsunuz. Hatta merak edip filmin yorumlarını ve eleştirilerini okursanız, aslında filmin çok dikkatli izlenmesi gereken bir film olduğunu görüyorsunuz. Filmde gözümden kaçırdığım detayları okudukça da aslında izlediğimden bile daha iyi bir film olduğunu gördüm. Şöyle ki film tam bir gerçek, özellikle de Doğu'nun gerçeği. Batılı bir insan bu filmi izlerken nasıl hisseder merak ediyorum, acaba o gördüklerini gerçekten anlayabilir ve hissedebilir mi?

Ortada bir olay var, kimseye haklı ya da haksız damgası vuramıyorsunuz. Hiç kimse ama hiç kimse salt kötü ya da salt iyi değil. Ne bir düşman ne bir iyi adam var. Tüm karakterler tam olarak bir insan, iyisiyle kötüsüyle bir insan. Oyunculuklar o kadar iyi ki övecek kelime bulamıyorum.

İnsan, izlerken kendisini sorguya çekiyor. Tam aklınızda filme dair bütün taşlar oturmuşken, işte bu filmin sırrını çözdüm dediğinizde tepetaklak oluyorsunuz. Özellikle doğuya karşı hâkim olan önyargı bu noktada paramparça oluyor. Kafamızda şekillendirdiğimiz, kurallarını koyduğumuz ve kulaktan duymalarla oluşturduğumuz İran'nın aslında gerçek olmadığına şahitlik ediyorsunuz. Ülkem adına konuşuyorum onlar bizleriz ve bizler de onlar.

Hayat karmakarışık, bu filmde de öyle. Ortada bir olay var ve herkes bir şekilde olaya dahil. Sadece çocuklar masum ta ki Termeh'in babası için yalan söylediği yere kadar. O sahnede on bir yaşında bir çocuk masumiyetini kaybediyor ve siz bunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz. O sahnedeki ağırlığı sanki siz yaşıyorsunuz. Doğu'da bu böyledir, insanın masumiyetini kaybedişi o insan için en ağır olaylardan biridir. Özelliklede ergenlik çağında olan bir birey için.

Film boyunca ben olsam ne yapardım deyip duruyorsunuz kendinize çünkü bu olanlar hepimizin başına gelebilir. Hayat böyledir diyorsunuz. Özellikle filmin son sahnesi inanılmaz vurucu bir sahneydi. Nadir'in ve Simin'in birinin kapının içerisinde birinin dışarısında duruşu, arkadan gelen kavga sesleri ve çalan parça... Asghar Farhadi müzik kullanmayı pek tercih etmeyen bir yönetmen, bu filmde son sahnedeki parça öyle güzel uyum sağlamış ki. Aslında filmi orada bitirmiyor, arkada kavgalar diğer bir deyişle adalet arayışı devam ediyor, Termeh'in yerinde siz olsanız kimi seçerdiniz düşünüp duruyorsunuz. En çok da bir ego yüzünden Nadir ve Siminin ayrılmasına üzülüyorsunuz.

Son bir detay daha. Nadir'in babası sürekli Simin der, Simin'in elini tutar bırakmaz. Simin'in Nadir'in babasını arabayla götürdüğü bir sahnede ağlayarak "Bana bir kere bile engel olmadı" der. Sonrasında da Simin evi terk eder ve artık baba konuşmayı bırakır. Çünkü Nadir'i mutlu eden Simin'dir, Simin gidince konuşmanın da hiçbir anlamı kalmamıştır.

Hayat gerçekten de böyledir, Asghar Farhadi filmleri gibi.

 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Yaratım Bir Delilik, Delilik Bir Sana..Kardelen Ayhan
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gökhan Güvener

12 Mart 2025

Beynimizdeki Mikroplar

Özellikle Alzheimer hastalığından etkilenen bireylerde belirli mikropların daha fazla bulunduğunu gözlemlediler.Bağırsaklarımızdaki mikroplar (mikrobiyota), sindirim sistemimizde yaşayan 40 trilyonun üzerinde bakteri, virüs ve mantardan oluşan karmaşık bir ekosistemdir.Bu sayı,..

Devamı..

Modern Yazarın Toplumdaki Rolü

M. H. Jensen

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024