Blackdove’un geniş ve çok yönlü koleksiyonunda 450’yi aşkın sayıda sanatçının eserleri bulunuyor.
Dünyada sanat algısı teknolojinin imkanlarıyla büyük bir değişim gösteriyor. Toplumun geneli tarafından Bitcoin adlı kritpo para birimi nedeniyle ismi duyulan fakat hakkında çok az bilgi sahibi olduğu Blockchain üzerinden icra edilen dijital sanat, giderek daha büyük kitlelere ulaşıyor. NFT dijital sanat eserlerinin sergilenmesini sağlayan dijital tuvali Türkiye’ye getiren ve binlerce NFT eserin olduğu büyük bir sanat arşivini sanatseverlerle paylaşan Blackdove Türkiye Yöneticisi Kaan Gençsoy, Oggito’nun sorularını yanıtladı. 9 Kasım 2022’de The Stay Boulevard Nişantaşı’nda “Blackdove’dan Türkiye’ye Merhaba” adlı sergiyi açan Gençsoy, sergide Türk ve yabancı uluslararası birçok sanatçının eserinin Blackdove’un özel teknolojilerle donatılmış dijital tuvallerinde görme ve bu dijital sanat organizasyonunu deneyimleme fırsatı bulacaklarını söyledi.
“NFT sanat eserlerinin tüm renkleri, canlılığı ve büyüleyiciliğiyle yansıdığı premium dijital tuval markası, bu sergi ile Türk sanatseverle Blackdove’un tüm ayrıcalıklarını tanıştırma hedefiyle çıktıkları yolculuğa güçlü bir başlangıç yapmış oldu” diyen Gençsoy, amaçlarının dijital sanatın Türkiye’deki öncülüğünü yapmak olduğunu belirtti. Gençsoy, “Amacımız sağlıklı bir dijital ekosisteminin hayata geçmesi ve bizlerinde bu alanda öncü olarak sesimizi hem sanatçılar hem de sanat koleksiyonerleri adına duyurmak” dedi.

Gençlere İlham Olmak İstiyoruz
Blackdove’nin kuruluş hikâyesinden bahseder misiniz?
Kaan Gençsoy: Dijital sanat yönetimi görüntüleme ve çözümlerinde Blockchain tabanlı bir sanat teknolojisi platformu olan Blackdove, 2014 yılında Miami’de kuruldu. Geçtiğimiz yıl, dijital sanatın ülkemizde gelişmesine katkıda bulunma misyonuyla ben ve ortağım Tan Torun ile birlikte Blackdove’un Türkiye temsilciliğini aldık. Blackdove’un global ekibiyle birlikte yürüttüğümüz operasyonları Türkiye ekibi olarak ben, ortağım Tan Torun ve Proje Yöneticimiz Karla Akpınar ile birlikte sürdürüyoruz. Üniversite yıllarında girişimcilik potansiyelimizi ülkemize değer katmak amacıyla kullanmak en büyük arzumuzdu. Bunu gerçekleştirmenin ilk adımlarını attığımız bugün de genç ve dinamik ekibimizle heyecanla yol alıyoruz. Amerika’dan Türkiye’ye dönüş ve burada yaptıklarımızın hikayesiyle de gençlere ilham olma arzusundayız.
350 Eser Sanatseverleri Bekliyor
The Stay Boulevard’da gerçekleşen sergide bizleri neler bekliyor?
KG: Projenin çıkış noktası Türkiye’nin bu alanda birçok ülkenin ötesinde bir potansiyele sahip olması gerçeğine dayanıyor. Trendleri takip eden çok sayıda sanatçımız var ve küresel çapta temsil edilmeyi hak eden pek çok eser üretilmiş durumda. Biz tarafları en etkin şekilde bir araya getirmek üzere bir hayal kurduk ve yola koyulduk. Blackdove Türkiye olarak proje ortağı arayışımız sürecinde The Stay grubu ile bir araya geldik. The Stay Oteller zinciri sanat ile hali hazırda çok iç içe bir grup, sadece The Stay Nişantaşı Boulevard’da 350 adet eser bulunuyor. Dijital sanatla ilgili vizyonumuzun fazlasıyla kesişmesiyle meydana gelen bu iş birliğimiz Türkiye’de yapılmış ilk dijital galeriye sahip olmakla kalmadık, aynı zamanda topluluğumuzu genişletebilmek için dijital sanat gelişiminin yaygınlaşması yolunda çok değerli bir iş ortağına sahip olduk. Sergi öncesi ve sergi açılışı sırasında bize sağladıkları mekân, alt yapı ve her detaya titizlikle getirdikleri çözümlerle eşsiz bir katkıda bulundular. The Stay Otel ile geliştireceğimiz projeler önümüzdeki süreçte devam edecektir.

Sanatçı ve eser seçimini nasıl gerçekleştirdiniz?
KG: Blackdove’un geniş ve çok yönlü koleksiyonunda 450’yi aşkın sayıda sanatçının eserleri bulunuyor. Küratörlüğünü yaptığı toplam eser sayısı 5 binin üzerinde. Blackdove Türkiye olarak sanatçı ve eser seçimlerinde global ekibin prensiplerinden ve bilgi birikiminden faydalandık. Türkiye’de halihazırda son derece üretken sanatçılarımız var, belirlediğimiz kriterler üzerinden sanatçılarımız ile iletişime geçerek projemizden bahsettik ve kendilerinin yoğun ilgileri ve destekleri ile eser seçimlerini birlikte yaptık. Amacımız sağlıklı bir dijital ekosisteminin hayata geçmesi ve bizlerinde bu alanda öncü olarak sesimizi hem sanatçılar hem de sanat koleksiyonerleri adına duyurmak. Dijitalleşme sanat anlayışına farklı ve özel bir boyut sunuyor. Dijital sanatın popülerleştiğini ve her geçen gün daha fazla ilgi çektiğini görüyoruz. Tüm dünyada önemli kurumların desteklemeye başladığı, yaratıcılığın sınır tanımadığı bu akım kendi ekosistemini yaratmaya başladı. Biz bu alanda gelişmeleri takip eden ve ileriye dönük proje hedefleri olan bir ekibiz. Sanatçılarımız ve koleksiyonerler ile birlikte bu değişimin bir parçası olmaktan çok mutluyuz. Dijital sanatın yakın gelecekte çok daha fazla kişi ile buluşacağına inanıyoruz.
Sergiye ve sonrasına dair hedefleriniz nedir acaba?
KG: Bu galeri, tüm dünyadaki kullanıcılarına sanatı ceplerinde taşıma konforunu sunan Blackdove teknolojisinin yarattığı etkiyi Türkiye’de de yaşatabilme hedefimiz doğrultusunda bizim için çok değerli. Aynı zamanda Türk dijital sanat severleri Blackdove ile buluşturup benzersiz bir dijital sanat deneyimin bir parçası yapma amacımız adına da önemli bir adım. Bizim en büyük arzumuz dijital sanatın, ülkemizde daha fazla gelişmesi. Bu bağlamda temel misyonumuz teknoloji ithal edip sanatımızı ihraç edebilmek. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz benzer iş birlikleri ile sanat faaliyetleri, sanatçılar için yeni bir platform ve sanat severler için farklı deneyimler sunmaya devam etmek istiyoruz. Dijital sanata ve sanatçıya yaptığımız yatırımlarla, dijital sanat alanında öncü bir platform olmanın gururunu ve sorumluluğunu taşıyoruz. Geleceğin sanatına ve sanatçısına güvenilir ve kapsamlı bir platform sunarken, uçtan uca verdiğimiz hizmet ile kullanıcılara dijital sanat deneyimini ulaşılabilir hale getiriyoruz.








