Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

13 Kasım 2020

Kültür Sanat

Dil Aynı Kalırken Dünya Yenilenebilir mi?

Ferruh Tunç

Paylaş

3

0


İktidarın dili bir yana, muhalefetin dili de bu olunca, onun neden ve nereye muhalefet ettiği sorusunun cevabı tehlikeli sularda yüzmüyor mu?

Tasallut

Sayısal medya, televizyon ve gazeteler üstünden olanları başta olmak üzere akla gelen her türlü iletişim ve etkileşim eylemi güncel ve sığ bir reel politik piyasa dili tarafından öylesine ele geçirilmiş ki, bu sözde iletişin kanallarıyla bağınızı en aza indirgeseniz bile onların ‘hakikat ötesi’ne boca edilmiş propaganda, reklam ve vaaz dillerinin ‘tasallutundan’ kurtulma olanağınız neredeyse yok. 

Bu bir santim derine inmeye izin vermeyen, bir hamle daha karmaşık düşünmeyi küçümseyen, yeni bir açıdan bakmayı hoş görmeyen öylesine bir boş söz ve düz mantık egemenliği ki, ona karşı bireysel olarak geliştireceğiniz güçlü bir kayıtsızlık bile işlevsiz kalabiliyor. O bir yerlerden ‘mahreminize’ sızmayı nasılsa başarıyor.

Görülüyor ki, siyasal ve ekonomik kurulu düzenin dili toplumun ‘kahir ekseriyet’inin geçerli dili haline gelmiştir; öyle ki, siyasal olarak onu desteklemeyenler bile, tersinden de olsa, onun dilini konuşmaktadır. Muhalif ‘dil içerikleri’ iktidar karşıtı görünse de, ‘dil formları’ ve ‘dil yapıları’ iktidarınkinden pek de farklı görünmüyor.

Şeyleşme formları

Dil formunu ve yapısını değiştirmeden yeni bir anlam üretemeyeceği bilgisi kendini nitelikli sayan muhalefet kesimlerinde edinilmemiş olmalı ki, kurulu düzenin formlarından medet umuyorlar: Onlar da muktedirlerin ‘hakikat ötesi’ propaganda dilini andıran bir dilli; bilimi, sanatı ve felsefeyi  dışlayarak kullanmakta bir sakınca görmüyorlar. Onlar da halka gerçekleri anlatmak sanatını kurulu düzenin reklam ve tanıtım diline emanet etmiş gibiler. Onlar da yeri gelince içeriği farklılaşmış “vaazlar” vermekten çekinmiyorlar…

Acaba modern çağda daha iyi reklamla kurulmuş daha iyi bir demokrasi,  nitelikli vaazlarla iyileştirilmiş bir gelir dağılımı, gelişmiş pazar retoriğine yükselmiş bir piyasa dili  (kutsaması diyesim geliyor) ile kendisini güvenceye alınmış sürdürülebilir bir gelişme örneği var mıdır?

ferruh tunç

İktidarın dili bir yana, muhalefetin dili de bu olunca, onun neden ve nereye muhalefet ettiği sorusunun cevabı tehlikeli sularda yüzmüyor mu?

Hiç kuşku yok ki, bu dil formları, kurulu düzenin kutsanmasını ya da vaftiz edilmesini; malzemeleştirilmiş, şeyleştirilmiş insanın ‘ayağa kalkması’ yerine oyalanmasını  desteklemenin dilleridir. Yeni bir dünya kurmanın dil formları ise esasta; düşün ve sanatın dilleridir. Politik dil, kendisini ancak bunların üstünden ya da bunlarla nitelikli bir etkileşimle var edebilir ve farklılaştırabilir. Siz, siyasi muhalefetleri (muhalif sanatçıları demiyorum) hangi düşünsel, sanatsal ve bilimsel yaratı(cılık) eylemi ile yan yana düşünebiliyorsunuz son on yıllarda?

Kırılmayan yapılar

Dil yapılarına gelince… Benzer durum burada da geçerli. Göstergebilim ve dil felsefesi kavramlarının katılıklarını kırarak, hatta onları biraz mecazlaştırarak diyebiliriz ki; toplumun kurulu düzen ve onu destekleyen anlayış, mentalite, paradigma ve ideolojilerinin karşısında, dil içerikleri muhalif görünse de, bu dil içeriklerinin taşıyıcısı, kabı, grameri, bağlamı, kurgusu vb. (yapısı) da genellikle kurulu düzen ve destekçilerininki ile aynı görünüyor. Böyle olunca, muhalif dillerin çoğu da kurulu düzen dillerinin içerik olarak başka varyasyonları olarak ancak ve ancak onların kapsama alanlarını genişletiyor, uzatıyor ya da sündürüyor. Ne  yazık ki böylesi bir dil, muhalif bir dil değil, ‘muhalifçi’ bir dil olmakta kalıyor.

Ya dil dünyayı ya da dünya dili değiştirmelidir

Eğer böyle bir durum,  “iktidarın”  muhalefetine kendi egemen dilini dayatarak egemenliğini  daha da genişletebildiği şeklinde betimlenirse, bunu kuramsal bir abartı saymamak gerekir. İster dünya tahayyülünden isterse bu tahayyülün dile gelişinden yola çıkılmış olsun, iktidara ait olanın ‘negatifi’ değil, ondan bambaşka  yapı ve biçemde bir bir dili kuramadığı haldeki siyasi olsun, entellektüel olsun muhalefetlerin bütün çabaları, o muhalefetlerin iç iktidar hiyerarşisinde bir yer edinmenin ötesine geçemeyecektir. Bu, muhalefetlerin kendisini muhalefete hapsetmesi demektir.

Oysa, ya dil dünyayı ya da dünya dili değiştirecektir. Seçim bize kalmış!

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Resimli Puslu KıtalarRuhi U. Karakurt
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Halil Yörükoğlu

24 Ağustos 2025

Banu Yıldıran Genç: “Okur problemimiz ..

Edebiyatta yeteneğe çok inanmam ama dilde sanırım biraz inanıyorum.Halil Yörükoğlu: Sevgili Banu,klasik bir girişle yani nasılsın demekle başlayacaktım ama hemen aklımdaki soruya geçmek istedim. Dünyanın herhangi bir yerinde..

Devamı..

Evlilik Hakkında Konuşmalıyız

B. Y. Genç

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024