Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

25 Ocak 2018

Öykü

Efe Zeybekoğlu • Hain Kurbağa

Oggito

Paylaş

30

0


Belki acımasız belki de şefkatliyim. Belki mutlu belki mutsuzum. Belki aptal belki zeki, belki kısa belki uzun, belki zayıf belki şişmanım. Ama belki kurbağa belki insan olamam değil mi? Olmamam gerekir. İşte tam da ben buyum. Belki kurbağayım belki insanım. Önümüzdeki 3 gün içinde kurbağa olan babamı öldürmek zorundayım. Bunu babam olacak kurbağa da biliyor. Çünkü bu bir yasa, uyulması gereken bir kural, toplumsal bir ahlak anlayışı. Herkes yapıyormuş bunu, ben niye yapamayacakmışım? İşte hazırım, şimdi gidip işini bitireceğim o vraklayan canlının. Şimdi işte. Kalkıyorum. Kalkt... Of işte yine yapamadım. Zaman daralıyor. Ben hâlâ oturduğum yerden hareket dahi edemedim. Oysa burada suç bende değil. Buna, beni mecbur eden annem ve babamda. Çünkü her çocuk bunu yapmak zorunda. Niye ben alet oluyorum bu iğrenç olaya. Hiç bunu düşündüler mi? Hayır işte. Neymiş, aşklarının meyvesiymişim, yürüyen neşe kaynaklarıymışım, onların yaşama tutunma sevinçleriymişim, onların hayatına anlam katıyormuşum. Hadi oradan. Siz kimi kandırıyorsunuz? Böyle bir şeyi bile bile, sonuçlarını düşünmeden, bir de ileride babamı öldürmek zorunda olacak benken, siz hiçbir şeye karışmayacakken, sorarım size neden? İşte bu "Neden?" sorusu kafamda yankılanıp duruyordu. İçinde bulunduğum durumdan kurtulmak için her şeyimi verirdim. Bütün oyuncaklarımı, bütün kitaplarımı, her şeyimi... Daha altı yaşında bile olmayan bir çocuğum ben, kurbağa öldürmekten ne anlarım. Benim arkadaşlarımla, oyuncaklarımla daha fazla oynayarak vakit geçirmem, resimler çizip boyamam, şarkılar öğrenip söylemem lazım. Durumdan kaçış yolu aramaktansa kendimi, gerçekleşmesi gereken olayı nasıl yapacağımı düşünürken buldum. Düşünüyorum da onu pencereden aşağı atabilirim. Veya bir poşete koyup üstünde tepinebilir. Ya da dur, dur. En iyisi bu. Onu klozete atıp sifonu çekebilirim. Böylece amacıma ulaşmış olurum. Sonuçta vraklamaktan başka bir şey bilmeyen bir canlı için nasıl üzülebilirim, benim babam olsa bile. Bütün cesaretimi topladım. Bu işi nasıl yapacağımı da tasarladığıma göre sadece işi yapması kaldı. Usulca annemin odasına gittim. Yavaşça kapıyı araladım. Acaba nerede olabilirdi? Dolapları karıştırmaya başladım. Annemi uyandırmadan bu işi sonlandırmalıydım. Bütün dolap raflarına baktım ama bulamadım. Nereye kayboldu bu lanet olası kurbağa. Herhalde burada yok. En iyisi oturma odasına bakmak. Tam odadan çıkıyordum ki kapının arkasındaki elbiseliğe asılı halde buldum onu. İçimdeki bütün kötü hisler onu bulduğuma sevinmişti. Ben ise gecenin birinde bu işi kimse duymadan halletmeye odaklanmıştım. Sonra da yatıp bir güzel uyuyacaktım. Kurbağayı bir elimle tutup öteki elimle de ağzını kapayarak banyoya doğru sessizce gitmeye başladım. Çıkardığım tek ses, ayağımı yerden kaldırırken çıkan sürtünme sesiydi. Nefes almayı bile arada unutuyordum. Umarım vraklamaz da küçük kardeşim uyanmaz. Çünkü o babasına çok düşkün, üzülür. Ben kocaman adam oldum. İki gün sonra altı yaşına gireceğim. Annem, artık büyüdün deyip bütün gerçeği bana anlatacağını söylemişti. Ama ben telefonda başkasıyla konuşurken her şeyi duydum. Babam olacak kurbağayı ortadan kaybetmem gerekiyormuş. Neden mi? Çünkü ben bazı şeylerin farkına varacak yaşa gelmişim. "Artık bu işe bir son vermem gerekir. Bu olay çığrından çıktı. Ortadan kaybolması gerek. Bunu o da biliyor," dedi telefonda annem. "Her çocuk bunu yapar zaten. Üç gün içinde bitecek bu iş. Şaka olarak başladım biliyorum ama bu kadar ciddiye alacağını tahmin etmezdim," dedi ardından. "Olay ahlak anlayışıma da sığmıyor. Bence daha mutlu olacak. Yasal olarak da babası hakkındaki gerçekle yüzleşmeli," diye ekledi. İş bana düşmüştü anlayacağınız. Ben görevin farkındaydım. Bu işi halledecek sonra mutlu bir şekilde yaşayacaktık. Yarım saattir klozetin başında bekliyordum. Kurbağa hiç tepki vermiyor. Anlaşılan o da kabullenmiş durumu. "Artık bunu yapmalıyım. Bütün geleceğimiz buna bağlı. Annemi bu durumdan kurtarmalıyım. Herkes benimle gurur duyacak," diye kendi kendime söyleniyordum. Sonunda kurbağayı attım klozete. Anında sifonu çektim. Artık kurtulmuştum. Şimdi güzelce uyuyabilirdim. Bütün gece bir o yana bir bu yana dönüp durdum. Hain kurbağa gözlerimin önünden bir türlü gitmiyordu. Sifon sesi kulaklarımda yankılanıyordu. Sifonu çekince suyla beraber yükselişi ve bir anda ortadan kayboluşu... Ama zorundaydım. Bu bir görevdi. Halbuki ne güzel masal anlatırdı. Hep annemin elinde gelir, her üzgün olduğumda birden masanın altından çıkar beni neşelendirirdi. Üzülmenin bir anlamı yok ve o bir daha gelmeyecek. Ama kendimi düşünmekten alıkoyamıyorum. Öğle olmuştu. Yatağımdan kalkmaya cesaret edemiyordum. Ya kurbağa çıkarsa karşıma? Ya ondan kurtulamadıysam? Korku içinde yorganın altına saklanmışken birden kapı çaldı. Hemen pencereye koştum. Bir kamyonet evin önünde duruyordu. Yoksa benim için mi gelmişlerdi? Garip giysili adamlar vardı aşağıda. Annem onları içeri aldı. Konuşuyorlardı. Banyoya doğru yöneldiler. Kalbim patlayacak gibiydi. Güm güm güm sesler geliyordu göğsümden. Şu an banyodalar ve hâlâkonuşuyorlar. Annem banyodan dışarı çıktı. Gürültüler gelmeye başladı. Sanki bir şeyi kırıyorlardı. Kesin kurbağayla ilgili bir şeydi bu. Kesin... Onu çıkarmaya çalışıyorlardı. Birden sesler kesildi. Adam konuşmaya başladı: "İşimiz bitti hanımefendi. Bu kukla oyuncak sıkışmış gider borusuna," dedi. Kukla oyuncak da neyin nesiydi.
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Art Nouveau Eserlerinin Vazgeçilmezi Ç..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Toprak Işık

14 Mayıs 2025

Anlam Kazandırmak ya da Anlamsızlığa K..

İnsanlar yüzlerce yıldır hayatlarına anlam katma arayışı içindeler. İsviçreli yazar Peter Stamm’ın, Gece Mavisi Bir Saatte adlı eserini Ufuk Tonka Türkçeleştirmiş ve Tudem markası altında yer alan Delidolu Yayınları ülkemiz okuru i..

Devamı..

Ölümle Randevumuz Var

Cüneyt Ayral

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024