Gerçek Yaşam
23 Ağustos 2019 Edebiyat

Gerçek Yaşam


Twitter'da Paylaş
0

“Gündelik hayatta insan kendini haklı olarak

daha basit bir düzlemde yatıştırır.”

Alain Badiou’nun Gerçek Yaşam, Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı1 kitabını okuduğumu göstermek için bu kitapçıktan bahsedeyim, yoksa bu kitabın okunmasını istediğim için mi acaba? Tabii ki okunmasını istediğim için. Peki, bu kitabın bu felsefi metnin okunmasına, kısa bir yazı nasıl etki eder acaba? Sonuçta bu bir felsefi metin, bunu yorumlayamam, bir tek yorum bile ekleyemem bu kitaba.

Bu kitabın okunması için, kitaptaki kışkırtıcı düşüncelerden birkaç tanesini bu yazıda kullanabilir miyim acaba? Bu en azından şimdi, bu kitap için olmazdı, çünkü her cümle birbirine o kadar bağlıdır ki, her koparıp aldığım düşünce ayrıca bu düşüncenin yanlış anlaşılmasına neden olacaktı. Aslında, bu kutsal kitaplar da dahil, tüm kitaplardan alıntıladığımız düşüncelerin başına gelebilir. Ama kabul edebilim ki, bunu bildiğimiz halde yaparız. Bunu böyle yapmanın, bu tek neden olarak görünmese de, masumca sayılabilecek bir nedeni olabilir. O da bizi sarsan, etkileyen düşünceleri bizi etkilediği gibi başkalarını da etkileyecek diyerek, bir an önce paylaşma arzusudur. Hatta bazen düşünceyi kendimiz keşfettiğimizi sanmaya kadar varır bu. “Bu yazarının bile farkında olmadığını bir düşünce..” diye fısıldarız kendimize. Ama yine de, masum olmayan bu masumlukta, kitabı okuyup bitirdiğimiz için, bu paylaşılan düşüncenin biz için havada kalması mümkün değildir. Çünkü kitabın tümü içimizde olduğu için, bu düşüncenin etkileyiciliği içimizdeki kitabın köklerine bağlıdır. Fakat sadece bu alıntıyı okuyanlar için bu düşüncenin bir kibrit çöpünün rüzgârda çakılıp yandığı kadar bir ömrü vardır. Okurun bunda bir suçlu yoktur. Kimse bir tek düşünceden bir kitabın tümünden etkilendiği kadar etkilenmez. Bir ihtimal, tüm metini taşıyacak bir alıntı bulunamaz belki, ama kitaba dönebilecek, kitabın tümünü okuması için bir alıntıyı birileri için bulmuş olabiliriz diye bunu yapmaya devam ederiz.

Bu uzun yaz tatillerinde çocuklara, gençlere yüzmeyi öğretiyoruz, belki de bu kısa felsefi kitap da düşünmeyi öğrenmelerine yardımcı olur. Tamam, belki insanları felsefe okumayan toprak parçalarında da her türlü gelişme, büyüme ya da ilerlemeler olur ama bu biraz da tüm işimizi yaptığımız masanın dört ayağını da sürekli sağlamlaştırmak için orasından burasından vidalamaya, çivilemeye benzer, çünkü bu masa yaşamın kendisini, gerçek yaşamı, taşıyamıyordur.

Ahmaklığımızı gizliden gizliye bize fısıldayan kitapların, metinlerin peşine düşmekten ve okumaktansa bu kitaplardan ve metinlerden kaçmak daha bir ahmakçadır diyordu, Ahmaklık Üzerine2 adlı kitabında Robert Musil. İşte Gerçek Yaşam böyle bir kitap benim için, hem bu kitap gündelik yaşamda yaşadığımız sorunlarda kendimizi basitçe haklı çıkarma arzumuzu da yok eden bir okuma biçimini de destekliyor.

Bu kitabın kızlarımızı ve oğullarımızı daha çok yaşatacağına rahatlıkla inanabiliriz: “Kızlarımız ve oğullarımız çok yaşasın!”3

1  Gerçek Yaşam, Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı, Alain Badiou, Sel Yayıncılık, Işık Ergüden, 2017

2 Ahmaklık Üzerine, Robert Musil, Kırmızı Kedi Yayınevi, Turuncu Kitaplar:3, İlknur Özdemir, 2017

3 Gerçek Yaşam, Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı, Alain Badiou, Sel Yayıncılık, Işık Ergüden, 2017, s. 65

 

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR