Google'da Barış Erkmen ve Ekibinin Büyük Başarısı

Google'da Barış Erkmen ve Ekibinin Büyük Başarısı


Twitter'da Paylaş
0

Google, Real Genius filmini lazer ışınları kullanarak aralarında 100 km olan bir balondan öbürüne gönderdi Amaç dünyadan 30 km yukarıda yeni türde bir bilgisayar ağı yaratmak –bu ağ internet sinyalini balondan balona aktaracak, böylece her bir balon yeryüzündeki telefonlara kablosuz şekilde internet götürebilecek. Kolay iş değil. Barış Erkmen NASA’nın Jet İtiş Gücü Laboratuvarı’ndan (JPL) ayrılıp, gizlice stratosferde dururken dünyanın uzak köşelerine internet bağlantısı getirebilecek yüksek irtifa balonları inşa eden Google X ekibine katıldığı sırada ilk yaptığı şeylerden birisi Real Genius filmini seyretmekti. Erkmen uzmanlığı optik iletişim –bir yerden öbürüne veri gönderen lazerler- olan bir mühendis. JPL’deyken, Uluslararası Uzay İstasyonu ile iletişimi sağlayan “serbest-uzay optiği” üzerine çalışıyordu. Google onu işe aldığında, Loon Projesi adındaki iddialı balonlar üzerinde çalışan araştırmacılar grubuna katıldı. İşlerinin doğası gereği, grup 80’lerin ortasından “Real Genius” filmiyle aşırı ilgili. Val Kilmer’ın oynadığı komedi devasa lazerler inşa etmekle ilgiliydi. Erkmen filmi hiç görmemişti, bu yüzden ekip görmesini sağladı. “Bir çeşit gruba dahil olma ritüeliydi,” diyor Erkmen. Google X’te Erkmen ve arkadaşları yüksek irtifa balonları arasında veri transfer edebilecek lazer aletleri üzerinde çalışıyorlar. Amaç dünyadan 30 km yukarıda yeni türde bir bilgisayar ağı yaratmak –bu ağ internet sinyalini balondan balona aktaracak, böylece her bir balon yeryüzündeki telefonlara kablosuz şekilde internet götürebilecek. Kolay iş değil. Bazı açılardan uydular ve uzay şstasyonları arasında sinyal göndermekten de zor çünkü uzay boşluğu içinde hareket etmiyorsunuz. Ama yıllar süren çalışmalardan sonra, Erkmen Google’ın bunu başardığını belirtiyor. Google’ın açıkladığına göre geçen yıl Nevada’da gerçekleştirilen bir test sırasında aralarında 100 kilometreden fazla olan iki balon arasında saniyede 155 megabitlik bir optik bağlantı sağlanmış. Erkmen, “30 saniye süren tek seferlik bir şey değildi. Üç gün sürdü. Gündüz denedik, gece denedik. Saatler süren sağlam ve güçlü bir iletişim kuruldu, “ diyor. loon-1-756x1024 Fiber kabloların yapabildikleriyle karşılaştırıldığında bu çok süratli bir bağlantı sayılmaz. Ama sinyalin sadece 100 km geçmekle kalmayıp havadaki bir balonda duran 4 cm.lik bir hedefi tutturması gerektiğini düşündüğünüzde, oldukça etkileyici bir başarı. Bir yemek odasında kurdukları derme çatma bir kontrol merkezinden deneyi gerçekleştiren araştırmacılar, ilk bağlantıdan sonra neşeye boğulmuşlar. Tepkileri Apollo 11 aya indikten sonra Houston’daki tepkilere benziyormuş.  Peşinden iki balon arasında gerçek bir veri transferi gerçekleştirmişler: Real Genius’un dijital bir kopyası. “Transfer hatasız oldu, “diyor Erkmen. “Kendini doğrulayan kehanet.” Deney, 80’lerin inek öğrenci komedileri için ufak bir adım sayılsa da, herkesin internete erişim olanağı bulacağı bir dünyaya doğru atılmış büyük bir adım. Bu ilk deneyden sonra, Google balonlar arasında saniyede 1 gigabitlik –Google’ın Fiber servisi ile ABD’deki bazı evlere sağladığı internet hızı- bir hızla veri gönderme denemelerine başlamış. Bu balonların binlerce telefona hizmet edecekleri düşünüldüğünde daha da yüksek hızlara ulaşmak gerekecek. İş devam ediyor. Menlo Park, Kaliforniya’da Facebook da internetten yoksun yerlere ulaşabilecek benzer teknolojiler geliştiriyor –bunlar arasında dronelar, uydular ve lazerler var. [caption id="attachment_11755" align="aligncenter" width="700"]loon-3-1024x666 Bir optik lens, Google lazerlerinin ayarlarını test ediyor.[/caption] Elbette iki şirket de bu sayede kendi iş hacimlerini geliştirmeyi hedefliyor. Ne kadar çok insan internet kullanırsa, Google ve Facebook da o kadar çok kullanılacak. Yine de, bu durumdan insanlar faydalanacaklar. Bu teknoloji devreye girdiğinde, Afrika ve Güney Asya’da çok sayıda insan, şu anda sahip olmadıkları olanaklara kavuşacaklar. Google geçenlerde Endonezya’daki internet sağlayıcılarla balonlar denemek üzere bir anlaşma imzaladı. Erkmen ve ekibi Kaliforniya’daki yeni X laboratuvarında çalışıyorlar. Diğer araştırmacıların sürücüsüz otomobiller üzerinde çalıştıkları salonlardan biraz ötede veri gönderecek lazerler ve bu veriyi alabilecek yakalama sistemleri geliştiriyorlar. Lazerler bir yemek çubuğu kalınlığında ışık sütunları iletiyorlar ve 100 km ötedeki 4 santimetrelik bir hedefi bulabilmesi için bunun çok isabetli olması gerekiyor. Daha sonra bir grup aynalar ve mercekler bu ışığı alıcıya odaklıyorlar, bunun genişliği ise sadece 60 mikron, yani insan saçından biraz daha ince. Tüm bunlar, sistemin işlemesi için ikinci bir lazere ihtiyaç olduğu anlamına geliyor: daha geniş bir sinyal sayesinde balonlar birbirlerinin konumlarını okuyorlar ve karşılıklı hizalanıyorlar, böylece daha yoğun veri sinyali doğrudan hedefini bulabiliyor. “Birbirlerini arıyor ve birbirlerinin lazer sinyallerini bularak buna kilitleniyorlar,” diyor Erkmen. Bu kadar uzun mesafeler, bu son derece hassas bir işlem. Ama Google’ın gösterdiği üzere, en azından iyi koşullarda, bu şekilde güvenilir şekilde veri göndermek mümkün. “Başarabildiğimiz hassasiyetler bir futbol sahasının öbür ucundan bir pirinç tanesine lazer ışını tutmaya benziyor… bir de bunu yürürken yapmanız gerekiyor,” diyor Erkmen. Değişik atmosfer koşulları optik sinyalleri bozabilseler de dünyadan 30 km yukarıda bunlar ciddi bir şekilde etkilerini yitiriyorlar. Yeryüzündeki telefonlara sinyal gönderirken de wifi ve LTE teknolojileri kullanılacağından hava koşulları etkisini yitiriyor.

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR