Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

3 Aralık 2023

Kitap

Göze Değip Sese Dönüşen Mektuplar: Hayat Dalgalar Gibi Üstümüzden Geçecek

Adalet Çavdar

Paylaş

1

2


Tunç Yalman’ın vefatından kısa bir süre sonra arkadaşlarının kendisine yazdığı mektupları bir sahaf aracılığıyla edinmiş Alper Çeker.

Yakın bir sahaf arkadaşım var, Hermes Sahaf, Ümit Nar. Birkaç gün önce onunla sohbet ederken kimi mektupların nasıl ortaya çıktığından bahsediyordu. Bir gün birisi ölür, kimse onun kıymetinin pek farkında değildir, olma zorunluluğu var mıdır o da bilinmez. Evine birileri girer, belki birisi satın alır, evin bir yerinden bir deste mektup çıkar. İşte kim bilir o mektuplarda hangi hayatların izleri, parçaları, hikayeleri vardır. Sahaflarda bulunan siyah-beyaz fotoğraf kutuları her daim ilgimi çeker benim. Aile fotoğraflarıdır çoğu, arkalarında kimisinin bir not bir tarih vardır kimisinde hiçbir şey yoktur. Nereden gelmiştir o sahafın içindeki o kutunun içine Allah bilir. Anılar değiş tokuş edilmiyor, anılar kendilerine ait bir ev bulamıyorlar bir zaman sonra. Sokakta yaşayan insanlar gibi sağda solda bir kuytuda öylece duruyorlar ta ki birinin işine yarayana dek. O da kim bilir ne iş.

bülent ecevit timaşBülent Ecevit’i tevellüdüm yetmediği için çok az hatırlıyorum. 99 Marmara Depremi sonrası ekranlardan biraz, ekonomik krizden, Kemal Derviş’ten… Bölük pörçük televizyon yayınları. Sonra elbette her yerde yanında duran Rahşan Hanım’dan. Alper Çeker tarafından yayına hazırlanan ve Timaş Yayınları tarafından yayımlanan Hayat Dalgalar Gibi Üstümüzden Geçecek Bülent Ecevit’ten Tunç Yalman’a Mektuplar giriş paragrafında bahsettiğim bir kaybolma ve bulunma öyküsü sonucu kitaplaştırılmış. 2006 yılında, Tunç Yalman’ın vefatından kısa bir süre sonra arkadaşlarının kendisine yazdığı mektupları bir sahaf aracılığıyla edinmiş Alper Çeker.

Tunç Yalman, Bülent Ecevit’in Robert Kolej’inden arkadaşı. Yalman bir süre babası Ahmet Emin Yalman’ın çıkardığı Vatan gazetesinde çalışmış sonrasında tiyatroya yönelmiş. Mektuplar 1944 yılında başlıyor 1946 yılına kadar devam ediyor. Ecevit 1944 yılında Robert Kolej’den mezun oluyor ve Ankara’ya dönüyor. Arkadaş grubunda Rahşan Aral, Ahmet İsvan, Tosun Bekir Bayraktaroğlu, Altemur Kılıç ve Nezih Neyzi gibi isimler yer alıyor. 1925 doğumlu Ecevit, mektupları yazmaya başladığında 19 yaşında.

Siyaset tarihinde bir hayli öneme sahip olan Bülent Ecevit aynı zamanda gazeteci, şair, çevirmen ve yazar. Kendisinden böyle dünyanın bambaşka bir yerinden birisi gibi bahsetmek tuhaf oluyor farkındayım. Çünkü mektuplarını okuduğum 19 yaşındaki genç erkekle siyasi kariyerine 1954 yılında CHP’de başlayıp ve 2006 yılında vefat edene kadar hayatı siyasete karışmış biri arasında yazarak bağ kurmaya çalışıyorum.

19 yaşında tuttuğum defterler elimin altında olsa neler yazmış olabileceğimi az çok tahmin ediyorum. Allah’tan hepsini yok ettim. 19 yaşında bir erkek çocuğu, Robert Kolej’den mezun olmuş, Ankara’ya aile evine geri dönmüş, sanatın her türüyle ilgileniyor, şiir yazıyor, ekonomik zorluklarla mücadele ediyor ve aşık. Yapmak istediklerini yapabilmek için çalışma saatlerini, yaptığı işlerden gelecek kuruşları hesap ediyor. Evin içinde kendine bir yer bulamaması ise mektupların ana konularından biri.

O yaşlarda her genç gibi kendi arkadaş grubunun en iyisi olduğuna çoktan ikna olmuş. Dev bir özlem çekiyor, onlarla bir arada olmak istiyor. Ayrı eve çıkmak için yollar arıyor, anne babasının onu anlamadığından şikayet ediyor ve kendini kitaplarla teselli ediyor. Ve size daha da ilginç olan bir şey söyleyeyim; yakın arkadaşlarıyla birlikte bir çiftlik kurmakta hayallerinin arasında yer alıyor. Bütün nedenlerini, niçinlerini ve nasıl olabileceğini madde madde kaleme alıyor.

Bugün artık 19 yaşında gençler böyle midir bilmiyorum, ben 19 yaşında oldukça içine kapanık ve hayatta kalmayla başı dertte bir gençtim. Yeryüzündeki her şeye karşı öfke doluydum. 1944’lü yıllarda Ecevit’in hayatla bağlarını öğrenmek, bir dönemin ruhunu anlamak adına oldukça anlamlı detayları var mektupların. Ömür boyu süren bir dostluğun, sırdaşlığın izini bulmak insanı etkiliyor. Ecevit’in Rahşan Hanım’a duyduğu bir ömürlük aşkın büyüklüğünü ve romantizmi yine satırlardan okunuyor.

Bu mektupları okumanın keyfini bir yere bırakıyor, diliyorum ki bütün mektuplar yazanla-yazılan arasında kalsın, elden ayaktan düşüp sahaflarda yalnızlıklarıyla baş etmek zorunda kalmasınlar. Koca kitaptan sana arta kalan bu mu diyeceksiniz; unutulmuş kelimelerin sözlüklerin içinde birinin bir anlam arayışına denk gelip, göze değecekleri, sese dönüşecekleri anı beklemeleri kadar acıklı geliyor, sahaftan satın alınan anılar.

 

YORUMLAR

Bülent Öztürk

Ooo Adalet Hanım tekrar hoş geldiniz, özlettiniz kendinizi...

4 Aralık 2023

Bülent Öztürk

Ooo Adalet Hanım tekrar hoş geldiniz, özlettiniz kendinizi...

4 Aralık 2023

Öne Çıkanlar

Eleştiri Ne Âlemde?Maurice Blanchot
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Tuba Karamuklu

31 Ağustos 2025

Annelik, Bağ ve Yüzleşme Üzerine Bir R..

Her Şey Bir Kırmızı Paltoyla Başlıyor...İnsan bazen bir hikâyeyi olay örgüsünde değil, kelimelerin titreşiminde, satır aralarındaki boşluklarda, sessizlikte hisseder. Kırmızı Paltolular, işte tam da böyle bir roman. Luigi Ballerini, ON8 K..

Devamı..

Rusya Svalbard'a Dönüyor

Elisabeth Braw

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024