Güneş’in Ölümü
14 Ağustos 2018 Bilim Teknoloji

Güneş’in Ölümü


Twitter'da Paylaş
0

“Güneş, eğer 10 milyar yaşına ulaşırsa, şu anki büyüklüğünün 100 katından fazla büyüyerek kırmızı bir dev yıldız olacak. Merkür, Venüs ve Dünya’yı yalayıp yutacak.”

Yuvarlak bir küre olarak gördüğümüz Güneş, katı bir cisme benzese de aslında sadece orta büyüklükte nükleer bir gaz bulutu, ama yine de bilinen tüm canlıların yaşam kaynağı. Her yıldız kendi kendini yakar ve bütün yıldızları yakan, dolayısı ile parlak yapan şey, kendi çekirdeklerinde oluşturdukları nükleer füzyondur. Geceleri gökyüzündeki yıldızlara baktığınızda sadece küçük kıpırtılar görüyor olabilirsiniz, ancak aslında her bir kıpırtıda milyonlarca atom bombası gücünde nükleer patlama oluşmakta. Yıldızlar, odunun ateşte yandığı gibi yanmaz; dev bir nükleer reaktör gibi hareket eder. Güneşten gelen enerji de bu nükleer füzyondan kaynaklıdır. Engin kütlesi ve yerçekiminden dolayı Güneş’in merkezi, yoğun bir basınç ve ısı ortamıdır ki bu özellikler füzyonun oluşmasını sağlar. Merkezdeki bu basınç, elektromanyetik kuvvetin üstesinden gelerek atomları bir araya sıkıştırır. Çekirdeği 10 milyon santigrat derece olan Güneş’in atomları, mecburen daima gaz halindedir. Birbirlerine bağlanarak Dünya’daki katı ve sıvıları oluşturan atomlar, kaynayan Güneş’in sıcaklığına karşı koyamazlar.

Güneş, her saniye yaklaşık 600 milyon ton hidrojen çekirdeğini helyuma dönüştürür. Merkezinde oluşan bu nükleer enerji, fotonlar halinde serbest kalır ve bu ışık parçacıkları yüzeye, güneş ışığı olarak görülecekleri yere doğru yavaş yavaş ilerlerler. Çekirdekten yüzeye onbinlerce yıl süren bu zorlu yolculuk sonunda, fotonlar serbest kalır ve –bir kısmı dünyamızı da ziyaret etmek üzere– sonsuzluğa uçar. Güneşin yüzeyinde özgürlüğüne kavuşan bu foton demeti, bize ışık hızıyla yaklaşık 8 dakika 20 saniyede ulaşır. Romantik bir gün batımını izlerken bunu hatırlayın; aslında ufkun hemen üzerinde gördüğünüz Güneş, bir seraptan ibaret. Sekiz dakika önce kaybolmuş ama serbest kalan fotonların bize yeni ulaşması sebebiyle orada algılanıyor. Romantizmi bozmaya niyetim yok ama gerçeği bilmekte de yarar var.

Güneş bilim

Samanyolu’nda milyarlarca benzeri olan Güneş, çap olarak Dünya’dan sadece 109 kat büyük, fakat bu geometrik bilgi de sizi yanıltabilir. Güneşin içine 1,3 milyon tane dünyamız gibi gezegen sığdırabilirsiniz. Fakat bu kadar büyük bir yıldız bile, Samanyolu ölçeğinde düşündüğümüzde, bir nokta bile değil. Güneş, galakside bir turunu ancak 225 milyon yılda tamamlar. Doğduğu günden beri galaksi sarmalında attığı tur sayısı sadece 20!

Ve hiçbir yıldızın yakıtı sonsuz değildir. Yıldızlar çökmeye yazgılıdır ve tüm yıldızlar iki ayrı çöküş arasında var olurlar. Bir yıldızı şekillendiren yıldızlararası gaz bulutunun ilk çöküşü ve nihai yazgısına ilerleyen parlak yıldızın son çöküşüdür bu. Başka bir kuvvet araya girmedikçe bir yıldızın sonu, kendi kütleçekimi ile olur. Bir yıldız, nükleer yakıtının tamamını tükettiğinde önce soğur ve daha sonra kendi kütleçekimine yenik düşer. Filmin sonu budur ama birkaç farklı senaryo olasıdır.

Peki ya bizim güneşimiz; onu nasıl bir son bekliyor? Çekirdeğindeki aşırı sıcak gaz Güneş’in dışa doğru genişlemesine sebep olur. Aynı zamanda, Güneş’in kendi kütleçekimi onu büzmek için içe doğru çeker. Güneşimiz bu iki kuvvetin, kütleçekim ve nükleer ateşin arasında, kararlı bir dengede durmakta. Dört ya da beş milyar yıl daha sürecek bu dengede, Güneş hidrojen tüketirken, çekirdeği çok yavaş bir şekilde küçülür ve Güneş’in yüzeyi buna karşılık giderek genişler. Güneş’in şimdiki sıcaklığı ancak hidrojen yakmak için uygun, helyuma dönüşen bu artığı yakmak için yeterli sıcaklığı yok; ama sadece şimdilik!

Güneş bilim

Güneş, yaklaşık bir milyar yıl içinde bugünkünden yüzde 10 daha büyük olacak. Yüzde on kulağa çok gibi gelmeyebilir ama bu hesapla sıcaklık sadece yüzde 10 artar diye düşünmeyin. Bunun etkisi dünya üzerinde sandığınızdan çok daha büyük olur. 400 santigrat dereceye ulaşan sıcaklık yeryüzünü kısa bir sürede çöle çevirecek. Güneş, en sonunda, dört ya da beş milyar yıl sonra hidrojen yakıtını tükettiğinde, gazı soğuyacak ve basıncı düşecek. Güneş’in iç kısmı, dış katmanların ağırlığını daha fazla taşıyamayacak ve varlığına sebep olan ilk çöküş kaldığı yerden devam edecek. Helyum, yani hidrojen füzyonunun milyarlarca yıllık külü, doğumundan beri çekirdeğinde birikiyor. Ağırlığına dayanacak nükleer ateş olmadan çekirdek, helyumun, karbon ve oksijene dönüşmeye başlaması için yeterli ısıya ulaşana dek çökecek. Güneş’in çekirdeği, helyumu yakabileceği bir sıcaklığa ulaşınca kelimenin tam anlamıyla deli gibi yanmaya başlayacak. Atmosferini süratle genişleten Güneş, eğer 10 milyar yaşına ulaşırsa, şu anki büyüklüğünün 100 katından fazla büyüyerek kırmızı bir dev yıldız olacak. Merkür, Venüs ve Dünya’yı yalayıp yutacak. Güneş, helyumunu yakıp tükettiğinde dış katmanlarını uzaya saçarken yüksek miktarda kararsızlaşacak. Açığa çıkan aşırı sıcak çekirdeğinin çevresi, yüksek enerjili morötesi ışıkla kaplanacak. Ve kaçınılmaz çöküş devam edecek. O kırmızı dev, Dünya’nın büyüklüğünün yüz katı kadar küçülerek çökecek.

Bu noktada, Güneş o kadar yoğun olacak ki elektron kalabalığı tarafından geri itilerek büzülmeye devam etmesi duracak. Merkezdeki ışık çekirdeği, Güneş’in kalan son parçası, 100 milyar yıl daha belli belirsiz parlayacak bir beyaz cüce olarak yaşamına devam edecek. Nihayetinde, çekirdeğinde muazzam yoğunlukta kalacak karbon, trilyonlarca karat değerinde bir elmas göktaşına dönüşecek ve belki de geleceğin olası medeniyetlerinden birini barındıran sıradan bir gezegenin yörüngesine takılıp Kozmos’un trajedisine şahitlik edecek...


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR