Hesenê Metê • Merdane Hanım
7 Ağustos 2018 Öykü

Hesenê Metê • Merdane Hanım


Twitter'da Paylaş
0

Gece karanlığı gibiydi saçı. Çok seviyordum onu. Aklımı, isteğimi, sevgimi onun gönlünde tohum gibi ekiyordum… her zaman. Ama her zaman ve her yıl, Tanrı bilir ya, bu tohum onun gönlünde çürüyüp kalıyordu. Söylemek isterim, hiçbir zaman sevgimin tohumları onun gönlünde yeşerip saçılmadı. 

Merdane Hanım öyle biriydi ki… nasıl desem, ağırbaşlıydı, her şeyiyle insanın ilgisini ve suyunu çekerdi kendisine. Benim de ilgimi çekiyordu.

İlgiyle bakardım ona, o da ilgiyle dinlerdi beni. Merdane Hanım başını başka yöne çevirip öyle dinlerdi. Güzel dudaklarındaki o şirin gülüşü de olmasaydı, dinlemezdi derdim. Başını kaldırıyordu, dediğim gibi, başka yöne bakıyordu. Bu ağırbaşlılığını da büyüklüğüne veriyordum.

Uzun uzadıya ona sevgimi dillendirdiğimde, ayıp olmasın diye, o da bazen başını benden yana çevirip yine kendisi gibi davranmaya devam ederdi. Böyle zamanlarda bakışlarının benimle konuştuğu hissine kapılırdım. Ateş gibi bakışlarından görüyordum o gözlerin nasıl büyülü olduğunu.

Geçen sonbaharda, bu zamanlarda yineleyip dedim ki:

– Merdane Hanım, yanında olduğum zaman, dünyanın en zengin kişisi hissediyorum kendimi, kendi zenginliğinin kaygısını ve korkusunu taşıyan bir zengin… zenginliğini kaybetmenin korkusu ve kaygısı. Ama senden uzak olduğumda, dünyanın en fakir kişisi hissediyorum kendimi, közün içinde yanmış kuru ekmek kırıntılarının hasretini çeken bir fakir.

Ama ne evet ne de hayır… O bir şey demedi bu sözlerime. Başını yine başka yöne çevirdi, yine kafasını dikleştirdi, yine açıkta doğurmuş keçi gibi, başka yöne baktı.

Anladım artık, Merdane Hanım’ın hercai bir kadın olduğunu, şiirlerle büyüdüğünü sanırdınız. Ve ruhunu şiirlerle besleyen bir kadının yüreği büyür, göğüs kafesine sığamaz… ve öyle sanıyorum ki Merdane Hanım’ın da yüreği hiçbir zaman yerinde duramadı.

Neden bilmiyorum, ama bu da benim ona karşı sevgimi artırıyordu. Nasıl ki insan bir hastalığa yakalanıyorsa, ben de böyle yakalandım onun aşkına. Ben onu sevme hastalığına yakalandım ve bu hastalıktan bir daha kurtulmak istemedim… daha da iyi olmadım, daha da öyküm bitmedi…

 

Hesenê Metê (1957) Diyarbakır’ da doğdu. 1980’den beri İsveç’te yaşıyor. Türkçe yayımlanan kitaplarından bazıları: OKU! Tanrı Oku Dedi Yaz Demedi, Günah, Ecinni Labirenti

 


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR