Lara Ehrlich, kadınların yazdığı, mitolojik ve psikolojik değişimleri ele alan öyküleri topladığı kitabından öneriler sunuyor.
Küçük Deniz Kızı kuyruğunu insan ruhuna sahip olmak için feda eder. Su perisi Daphne, ona âşık olan Apollo’dan kaçmak için ağaca dönüşür. Huzursuz ve “tehlikeli” olduğumuzdan değişim geçiririz. Kadınlar onlara biçilen rollerden, bedenlerinden, evlilikten kaçmak için dönüşür. Eğlencesine dönüşür.
Kitabım Animal Wife (Hayvan Eş) kadınların – annelere, canavarlara ve birçok farklı şeye – dönüşümlerini anlatan öyküleri bir araya getiriyor. Ben ve bu kitapta öyküleri yer alan kadınlar dönüşümleri, kadın kahramanlar ve dünyalarının derinliklerini aydınlatmak için kullanıyoruz. Kadın karakterlerimiz kaçıyor, yok ediyor, yaratıyor ve tanıdıkları benliklerini bir kenara koyup gerçek kimliklerini keşfediyor.

1 “The Tiger’s Wife” (Kaplanın Gelini), Angela Carter
Modern mitolojinin kraliçesi tarafından yazılan bu hikâyede bir baba, kızını oynadığı kart oyununda kaybediyor ve onu maske takan bir canavara vermek zorunda kalıyor. Kadın karakter, hapis tutulduğu yerde gücünü keşfediyor (“Korkumu koklamaya çalışıyordu ancak koklayamadı”). Canavar onu babasına geri göndermeyi teklif ettiğinde varlığının, ona hizmet eden saat hizmetçi gibi boş olduğunu fark eder. “Genç bir kızdım, bakireydim, bu yüzden erkekler bana mantığı çok gördü, tıpkı kendilerine benzemeyenlere yaptıkları gibi.” Kahramanımız babasına dönmektense dişi bir kaplana dönüşüyor ve gücü, canavarınkine rakip oluyor.
2 “The Mushroom Queen” (Mantar Kraliçesi), Liz Ziemska
Huzursuz bir eş sahip olduğundan daha fazlası olmak ister, daha doğrusu “olduğundan” daha fazlası olmayı hedefler. Bir gece, keşif gezisine çıktığında onun yerine geçecek birinin olmasını diler ve bu dileği gerçekleşir. Gizemli Mantar Kraliçesi, karakterin ikizine dönüşür ve hayatını çalar. Mantar Kraliçesi yeni insan hayatını kendi iradesine göre şekillendirirken, asıl kadın karakter "lahana ve kavun tarlalarının altında" eve dönüş yolunu bulmaya çalışır.

3 “Reeling for the Empire” (İmparatorluk İçin İpek Sarma), Karen Russell
Hükümetteki değişim ailelerin iflas etmesine neden olduktan sonra kadınlar, kocaları ve babalarının borçlarının silinmesi sözüyle ipek sarımı fabrikasında çalışmak için görevlendirilir. Kendi bedenlerinden ipek örmek zorunda kaldıkları tek pencereli bir fabrika odasına götürülürler. Öyle ki “enerjilerinin her damlası, zamanlarının her anı ipeğe akmaktadır”. Anlatıcı Kitsune yeni rolünü reddeder ve isyan başlatır. “İsyanımız başarılı olursa dünya bize nasıl görünecek acaba?” diye sorar. “Buradan yeni canlılar olarak çıkacağımıza inanıyorum.”
4 “Fatima, the Biloquist: A Transformation Story” (İki Farklı Sesle Konuşan Fatima: Bir Dönüşüm Hikâyesi), Nafissa Thompson-Spires
Özel okuldaki iki siyah kızdan biri olan Fatima, diğer albino siyah kız Violet’le tanışmadan önce “renksiz bir kız olarak varlığını sürdürüyordu”. Violet sayesinde Fatima hayatında eksikliğini hissettiği sosyokültürel bilgiyi edinir. Fatima yeni keşfedilen bir benlik duygusuna sahip olsa da – "şimdi daha güzel bir şeyler vardı" – okulundan bir beyaz çocuk olan Rolf ile çıkmaya başladığında "dönüşümü" tekrar test edilecektir.

5 “Starver” (Aç Bırakan), Daisy Johnson
Bu öykü, 17. yüzyılda öldürülen bir yılan balığının hikâyesiyle başlıyor. Katy yemek yemeyi bırakır. Kardeşi Suze onu beslemeye çalışır, ancak Katy direnir ve yılan balığına dönüşmeye başlar. Yine de Suze, Katy’le olan yeni yakınlığından keyif alır: “Daha önce hiç yapmadığı bir şey yaptı ve beni açlığına dahil etti.”
6 “Babies” (Bebekler), Amelia Gray
Bu güçlü ve komik öykü, bir kadının hamile olmamasına rağmen doğum yapmış olarak uyanmasıyla başlar. "Ama oradaydı, küçük bir erkek bebek, pamuklu çarşaflara sarılmış, amniyotik sıvı ve diğer çeşitli bebek tüyleriyle kaplanmış." Kadının erkek arkadaşı “bebeklere sıcak bakmasa da” kadın yeni keşfettiği anneliği benimsiyor ve bebeğin onda kalması konusunda ısrar ediyor, hatta ondan sonraki günlerde doğurduğu bebekleri de.
7 “The Husband Stitch” (Doğum Dikişi), Carmen Maria Machado
Anlatıcı kendi arzularının farkında olan ve ne istediğini bilen bir kadın. Bedeninin arzu yoluyla dönüşümünü gözlemler ve bundan zevk alır. Doğum yaptıktan sonra kocasının “fazladan dikiş” talebini kabul eder ve kendini ona bırakır, ancak karşılığında boynuna taktığı kurdeleye dokunmamasını ister. Anlatıcı şöyle der: “Gelinler öykülerde mutlu olmaz, bu yüzden bir gelin ya gelin olmaktan ya da bir öyküde yer almaktan kaçınmalıdır. Sonuçta hikâyeler mutluluğu hissedebilir ve onu bir mum gibi söndürebilir.”

8 “High Desert”, Ramona Ausubel
Yıllar önce kızı boğulan bir kadın rahminin düştüğünü hisseder. Doktora gider, alışveriş merkezine gider ve limon yeşili tangalar satın alırken bunların “bereketli olduğunu, onları istediğini ve onlara ihtiyacı olduğunu hisseder”, otobüse biner. Bu basit görünen günde karakter, çocuğunun kaybını ve yaşadığı yeni kaybı irdeler: “Sorun şu ki bedeni daha önce kızının yaşadığı bir evdi….Bunca yıl boyunca kızının içinde yüzdüğü küçük iç denizi taşımıştı.”
9 “The Wives are Turning Into Animals” (Eşler Hayvanlara Dönüşüyor), Amber Sparks
Kadınlar hayvanlarınkine benzeyen özellikler ve tuhaf yeme alışkanlıkları kazandıktan sonra erkekler karılarının "yumuşak pürüzsüz yüzlerini" hatırlar. Kocalar, toplumsal sınırları ihlal etmekten endişe duyar ve evliliklerinin köklerini kemiren daha derin endişelerle boğuşur. “Eşleri bir gün evden uçup gidecek, insanların tuttuğu sözlerden muaf olacaklar” diye korkarlar.
10 “How to Survive on Land” (Karada Nasıl Hayatta Kalınır), Joy Baglio
Amphitrite ve ikiz kız kardeşi Thetis, anneleri gibi kahvaltıda kabuklu deniz ürünleri yemek ve parlayan kuyruklarını göstermek gibi tuhaf alışkanlıklara sahiptir. Ne de olsa deniz kızları böyle yapar. Ancak kızlar on iki yaşındayken anneleri değişmeye başlar. Huzursuzluğu dayanılmaz hale gelince deniz kızı anne, kızlarını atalarının bulunduğu Kuzey Kutbu'na doğru bir yolculuğa çıkarır. Kızlar soylarıyla yüzleşmelidir.
Çeviren: Aslı İdil Kaynar
(Electric Literature)






