Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

29 Ekim 2017

Öykü

Kadir Burak Selvin • Diplerimi Kurcaladım

Kadir Burak Selvin

Paylaş

50

0


Yelkovanın akrebi umarsızca  kovaladığını duyuyordum. Tık tık tık… Saat dört olmuştu. Tam dört saattir koltukta oturuyordum. Alarmı kurmak istedim, pek mantıklı gelmedi.  İki saat sonra işe gitmek için otobüse binecektim. Nereye kadar? İnsanı çiğneyip tüküren bu  rutin ne zamana kadar sürecekti? Emeklilik yaşı altmış olmuştu, canımın pahasına siperlerinde savaştığım ülkemde. Altmış yaşına kadar bir şekilde paçayı kurtarmalıydım. Yoksa ölene kadar çalışacağım, araba çekerken sıcaktan ve susuzluktan ölen atlar gibi. Onlar kadar güçlü de değilim ve çalışan bir kafam var, durmadan meşgul ediyor beni. Neden niçin niçin? Her şeyin makinesi var artık ne zaman bir köşede umarsızca uyuyabileceğim? Yarın sıkıntısı olmadan, geçim derdi olmadan bir günüm geçmeyecek mi? Kamburum, yüklerim çok belli oluyor mu bilmiyorum. İnsanlar yetim bırakılmıştı. Tanrı tarafından devlet tarafından.  Tek başımızaydık. Her neyse saat dört. Ne yapılabilirdi ki bu saatten sonra? Sokağa çıkıp yürünebilirdi Eve geldiğinde üzerinin nemlendiğini görüp çiğ damlalarını sevebilirdin. Ya da çay demleyebilirdin sabah haberlerini beklerdin kahvaltı yapardın sabah namazını kılardın af dilerdin ben ettim sen etme derdin affet derdin. Onu arardın ağlardın. Büyüklük etmesini beklemiş olurdun. Kafa ağrıtmış olurdun. Yarı zamanlı seri katil olabilirdin. Londra’ya gidebilirdin. İki saat geriden geliyor onlar. Belki Londra’dan daha da ileri gidersen düne bile gidebilirdin. Zaman kavramı anlamsız olurdu. Ya da Bursa’ya uçak bileti alıp kahvaltını orada edebilirdin on dakika sürerdi. Hiçbir şey yapmayacaktım elimden gelmiyordu. Uyuyamıyordum bile. Uykusuzluk diye bir meslek kolu olsa en çok mesaiye kalanlardan olurdum. Ayın elemanı seçilirdim ama böyle bir meslek yok . Hayalperestler için iş kolları yoktu. Onun yerine fast food restoranları, giyim mağazaları veya süper marketler vardı. Bizim gibiler için bir ülke olmalıydı, keşfedilmemiş bir köy. Bambaşka bir köy. Kırlangıçlar yolu köyü. Her yere yürüyerek gidilebilmeli. Hiçbir siyasi görüş hiçbir din tatavası olmamalıydı orada. Sadece kırlangıçlarla dolu yolu olan bir köy. Toplumun ahlak kurarlarından arınmış. Futbol topunu ayağımın altına almıştım. Bir ileri bir geri oynuyordum. Sektiremezdim komşular uyuyordu. Çivi çakıp duvara resim asamazdım komşular uyuyordu.  Son ses Exploited dinleyip pank is not dad diye zıplayarak bağıramazdım komşular uyuyordu. Komşular hep uyuyordu. Ben ayaktaydım. Komşular niçin uyuyordu? Eski fotoğraflara bakmak istedim. Sessiz adımlarla koltuktan kalkıp odama yürümeye başlamıştım. Uyuşmuşum koltukta otura otura. Kitaplığımın üzerindeki fotoğraf albümüne uzanmak için ayak parmaklarımın ucunda kalkmıştım. Yücelmiştim. El parmaklarımın ucuyla yetişebilmiştim  albüme. Yere düştü. Komşular uyanabilirdi. Tanrım ben ne yapmıştım. Yirmime merdiven dayamıştım. Gençtim. Heyecanlıydım. Kendimi yazar zannediyordum. Gay değilim –sanırım. En azından cinsel olarak kadınlardan hoşlanıyordum. Hâlâ. Geçenlerde musluğu çevirememiştim. Çok güçsüzleşmiştim.  Yumruk bile atmayı unutmuşum. Tinercileri gördüğümde yolumu değiştiriyorum artık. Önceden öyle değildi.  Önceden öyle değildi hiçbir şey. İşler sarpa sarmaya başlamıştı bir yerde. Nerede diye sormadım kendime. Soramazdım da. Yüzüm yoktu. Kendi yüzüme bakamıyordum. Utanıyordum kendimden. Yüzsüzlüğümden. Belki de biraz gurur yapabilseydim her şey farklı olabilirdi. Mi? Kim? Ben mi? Hiç tanımıyorum? Belki görmüşümdür daha önce ama çıkartamadım. Saat altı oldu. İşime gitmeliydim. Rutini yaşamalıydım. Kendimi şöyle kandırıyordum hep: okula gitmekten iyiydi. Hiçbir liseden mezun değildim, çok şükür. En güzel yanı aptal mezunlar etkinliğine katılmıyor ve sokakta mecburen aynı ortamda bulunduğum insanlarla karşılaşma ihtimalimin olmamasıydı. Kasıntılık vardı her zaman. Yıllar sonra buluşan ahmaklar neler yaptıklarını anlatıyordu, böbürlenerek. Yıllar sonra ne anlatacaktım ki onlara? Beni anlayabileceklerini sanmam. Beni anlayamayacaklarını düşünmem kibir mi bilmem. Liseden kalma biriyle sevişirdim. Kalsın. Okula dair her şey ölüm gibiydi. İş kolaydı her zaman. Yoran insanlardı. Hayat gibi. Hayatta kolaydı yoran insanlardı. İnsanlar gibi. İnsanlar basitti. Karmaşıklaştıran insanlardı. Aslında her şey basitti, gel gör ki ben bunu kafamda kurgulara oturtarak bulandırıyordum. Bir daha mı doğmak? Ah hayır ve kesinlikle evet.
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Kadınlardan Bilgece ve Hınzırca 20 SözOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

9 Mart 2025

Kısa Kısa Roma İmparatorluğu

Hazırlayan: Fulya KılınçarslanAntik Çağ’ın sonlarına doğru Batı’da, Akdeniz’in neredeyse tamamı Roma İmparatorluğu tarafından kontrol ediliyor ve o bölgede yaşayan topluluklar “Romalılaşma” olarak bilinen etkiyle yeniden biçimleniyordu. II. yüzyıla gelindiğinde bu geniş i..

Devamı..

Osmanlı Mutfağından Ramazan Şerbeti Ta..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024