Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

29 Kasım 2024

Kitap

Kaydıraklar, Salıncaklar ve Kitaplar… Ba’nın Olağanüstü Kitabevi

Elif Erdağı

Paylaş

0

0


Ece’nin sahip olduğu yetenek, dinleyenini sahiden de başka bir evrene götürüyor!

Öyle bir kitabevi düşünün ki içinde çatıdan kolaylıkla inmek için bir kaydırak, sallanmak için salıncak, kitap okumak ve karıştırmak için odalar, hatta uyumak için de çadır olsun! Kulağa oldukça fantastik geldiğinin farkındayım, ama Ba’nın Olağanüstü Kitabevi’nde tüm bunların hepsi ve çok daha fazlası mümkün!

Melis Sena Yılmaz’ın Günışığı Kitaplığı’ndan yayımlanan yeni romanı Ba’nın Olağanüstü Kitabevi, konusunu sıcak ve iyilik dolu bir aile yaşamından alıyor gibi görünse de birçok duyguyu aynı anda hissettiren sürprizlerle dolu. Gelin, Ba’nın Olağanüstü Kitabevi’nde birlikte dolaşalım.

Dokuz yaşını doldurmak üzere olan Ece, trajik bir kaza sonucu anne ve babasını kaybetmiştir. Hayatta kimsesi kalmayan Ece’ye, babasının en yakın arkadaşı, dünya gezgini Barış sahip çıkar. “Küçük kız, kahverengi gözlerini kocaman açmış. Bu uzun saçlı, tuhaf görünüşlü adamı süzmüş. Neden sonra, ikna olmuşçasına kollarını açıp bağırmış: ‘Ba!’” Birbirlerinden başka kimseleri olmayan ikili, Barış’ın kitabevine çevirdiği aile köşkünde mutlu mesut yaşamaktadırlar. “Artık eskisi gibi gezemeyeceğinin farkındaymış, ama seyahatlere, okuduğu kitaplar sayesinde çıkacakmış” Ta ki gazete çıkan bir soygun haberine kadar. 

Her defasında aynı yöntemle ve gizemle işlenen soygunlardan şüphelenen Barış, geçmişten kalan defterleri açmak zorunda kalır… Ablası Zehra ve yeğeni Robin Can’ın da gelmesini fırsat bilerek Ece’yi ve kitabevini onlara emanet eder. Çıktığı gizemli yolculuk, Ece dahil olmak üzere herkesin hayatındaki sır perdesini aralamaya başlayacak.

“Normal bir gündü, sırası gelen müşterilerin işlerini hallediyordum. Ardından bir çocuk sesi duydum. Sonrası belirsiz... Bir ormanın içindeydim; kuşlar cıvıldıyor, sincaplar ağaç dallarında koşuşuyordu.”

Cümleyi, romandan bağımsız olarak okuduğumuzda hepimizin aklında aynı şey beliriyor sanırım: Hipnoz! Ancak yazar, okurlarını bambaşka bir hayal dünyasının içine, sözcüklerin ve kitapların büyülü dünyasında sıradışı bir maceraya çağırıyor. Hipnoz gibi ama değil… Kitapların dünyasında, “hayalsesler”in izinde, tekinsiz ve soluksuz bir yolculuk: “Kitabın içindeki dünyaya giremezsen onu buraya getiremezsin, bu kadar basit.”

Bu evrende sesler birer süper güç, bu sese sahip olanlar süper kahraman, odaklanma en büyük dost, dikkat dağınıklıysa en büyük düşman. Sürprizini fazla bozmak istemiyorum ama “hayalsesler” çocuk edebiyatımıza yeni bir soluk getirecek, çok konuşulacak türden bir unsur. 

Kitaplar okurunu seçer, her seçim okuru başka bir evrene götürür, her evren okura başka bir şey katar şüphesiz. Ancak Ece’nin sahip olduğu yetenek, dinleyenini sahiden de başka bir evrene götürüyor! Zekice kurgulanan ve temposu hiç düşmeyen bir anlatıma sahip roman, okumaya ve kitaplara mesafeli olan çocukları keyifle okuyacakları bir serüvene davet ederken, dikkat dağınıklığına ilaç niteliğinde… 

Kitabın macera lezzetine ek olarak, birçok anlamlı duyguyu ve temayı da işleyen, zengin bir dünyası var. Aileyi aile yapan şeyin yalnızca kan bağı olmadığına, yuvayı yuva yapanın dört duvarla çevrili bir ev olmadığına da Ece ve Barış arasındaki bağ sayesinde şahit oluyoruz. “Ne zaman seninle burada yaşamaya başladık, burayı olağanüstü bir kitabevine dönüştürdük; işte o zaman burası bir yuva oldu. Ben yuvanın bir yer değil, bir his olduğunu anladım böylece.” Okurken de kitabın kapağını kapatınca da zihninizde soru sesleri yükselmeye devam edecek: Aile nedir? Yuva nedir? İyi olmak ne kadar zor olabilir? Peki, iyi bir kitabın içine düşmek gibisi var mı? 

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Virginia Woolf Roman Sanatında Neleri ..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

4 Ağustos 2025

Üniversite Mezunları İşsizliği E-ticar..

Türkiye’de artan üniversite işsizliği sonrası gençler çareyi e-ticarete atılmakta buldu. Sosyal medyada ürünlerini pazarlayan gençler kendilerine sermaye olmadan ve ürünü de temin eden stoksuz e-ticaret sistemlerine yoğun ilgi gösteriyor...

Devamı..

Soğuk Savaş Sonrası Tek Kutuplu Dünyan..

Aynur Kulak

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024