Kemal Çavuş • Anılar A.Ş.
2 Mart 2017 Öykü

Kemal Çavuş • Anılar A.Ş.


Twitter'da Paylaş
0

İnsanların yeni anılar için kendi hafızalarını bir süreliğine sildirmeleri hızla yayılmaya başladı. Yazar olmak isteyen biri örneğin Gorki’nin anılarını hafızasına yerleştirebiliyor. İşlem bittiğinde Gorki gibi acılar çekmiş, mutsuz bir insan gibi çekip gidiyor. Şirket bu işlemden sonra olabilecek olumsuzluklar karşısında hiçbir sorumluluk kabul etmiyor. Tıpkı ameliyatlarda olduğu gibi bu işi yapmak isteyenlere bir sözleşme imzalatıyor ve parayı da peşin alıyor adamın ünlü bir gangsterin anılarını aldığında oradaki görevlileri soymaya kalkışmıştı. Jack London’ın anılarıyla yaşayan birisi intihar etti. Niçe’nin anılarını alanlardan biri delirdi. Bu olaylardan şirket sorumlu olmuyor. Bazılarında ise bu anılar uzun süre kalıcı oluyor. Genelde bomboş insanlarda kalıcı oluyor ama renkli hayatı olanlarda –ki bunların sayısı her geçen gün azalıyor– normalden de kısa bir süre sonra silinip gidiyor. Bu tür insanlara başka ülkelere seyahate çıkmaları öneriliyor: Neden kendi anılarınızı oluşturmuyorsunuz? Ama artık gidilecek değişik bir yer kalmadı, her yer neredeyse birbirinin aynı. O kadar yolu tepip de bomboş dönenler çok. Ünlü bir müzisyen olmak isteyenler genelde mutsuz çocukluğu olmuş insanların anılarını seçiyor, hayatta iken kıymeti bilinemeyen ressamların sefaletle dolu anılarını alanlar da çok. Bu işlem bittiğinde alkol bağımlısı olanlar, depresyona girenler, onlar gibi fiziksel hastalıklara yakalananlar çok. Birisi kulağını kesmişti. Bu onların istedikleri gibi ünlü bir sanatçı olmalarını sağlamıyor tabii ama yine de insanlar bundan vazgeçmiyorlar. Bazılarını dinlemek gerçekten çok komik. Bir eli yağda bir eli balda büyüyen birisi anne babasını kaybettikten sonra nasıl acılar çektiğini gözyaşları içinde anlatabiliyor: “Önce babam öldü, sonra da annem, bir süre dedemlerin yanında kaldım ama o da zalim herifin tekiydi, daha küçücük bir çocukken ‘hadi bakalım artık büyüdün’ deyip beni zorla çalıştırdı. Herkes gülümseyerek dinliyor bu anıları. Dünyanın en iyi anne babasına sahip biri de: “Babam orospu çocuğunun tekiydi, beni her akşam döverdi, annem de ona yardım ederdi, bir gün eve yine sarhoş geldim ama artık büyümüştüm beni tekrar dövmeye kalktığında bir yumrukta yere serdim, bu olaydan sonra bir daha bana elini kaldıramadı.” Ünlü bir kadın yazarın anılarını alan bir kadın da üvey oğlunu daha on beş yaşındayken nasıl baştan çıkardığını anlattığında insanlar onu kızarak dinliyordu. Ama başkalarının anılarını hafızasına yerleştirmiş insanlar tesadüfen bir araya geldiğinde bu anıları anlatmak sorun olmuyordu tabii. Bu işlemi yapanlara kendileri gibi olanlarla konuşmaları tavsiye ediliyor ama çoğu insan nedense bunu kabul etmiyor. Bir keresinde adamın birine yanlışlıkla ünlü bir kadının anılarını yüklediklerinde adamın yakınları soluğu klinikte aldılar. Yüklü bir tazminatla olay kapatıldı. Aslında bu işlem bazen tedavi amaçlı da olabiliyor. İleri seviyede depresyonda olan birine mutlu bir geçmişi olan bir insanın anıları yerleştirilebiliyor, uzun süreli antidepresan ilaçlar almak yerine, bunun daha iyi sonuçları olduğu iddia ediliyor. Yine de Felsefeciler, Psikologlar, Din adamları bunun derhal durdurulmasını savunuyor. Bunun etik olmadığını, bir çeşit hırsızlık olduğunu iddia ediyorlar, üstelik kalıcı yan etkilere, örneğin kişilik bozukluğuna yol açtığını, bunun toplumsal sapmalara neden olduğunu belirtiyorlar. Bu anılarla yaşamak uzun sürmüyor, çünkü hayatta olmayan insanların anıları yüklenebiliyor sadece, bu da uzun süre kalıcı olmuyor. Çoğu insan bunu bir eğlence ya da sanatsal üretimlerini artırmak için yapıyor ama yine de geri döndüklerinde kalıcı hasarlar bırakabiliyor, kimileri uzun süre depresyondan ya da uyuşturucu bağımlılığından kurtulamıyor. Hep nedense “arızalı” insanların anılarıyla yaşamak çok moda, sorunsuz bir hayat geçirmiş mutlu insanların anılarını sadece tedavi amaçlı yükleniyor. En pahalı olanlar en arızalı insanların anıları. İnsanlar kumar oynamayı, risk almayı seviyor. Ancak büyük tartışmalardan sonra psikopatların, katillerin ve intihar etmiş insanların ve toplumca saygın kabul edilen liderlerin anılarını almak yasaklandı. Bazıları bunun “özel hayata” bir müdahale olduğunu savundu. “İnsanların özel hayatına hiç kimse karışamaz,” dediler. “Bu açıkça özel hayata müdahaledir. Kimi isterse onun anılarıyla yaşamak herkesin en doğal hakkıdır.” Hatta daha da ileri gidip hayatta olanların anılarının gönüllü olarak karşılıklı olarak değiş tokuş yapılmasını savunanlar da var, bunun insanların birbirini anlamada, empati kurmada çok yararlı olacağını ve toplumsal sorunları en aza indireceğini iddia ediyorlar ama allahtan daha teknoloji daha henüz o kadar gelişmedi.

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR