Küçük Kara Balık ve Masalın Şiiri
21 Mart 2020 Öykü

Küçük Kara Balık ve Masalın Şiiri


Twitter'da Paylaş
0

“Bir nedeni olmadan mutlu olmak istemiyorum.
            Günün birinde yaşlandığımda hala aynı balık olduğumu,
            ilk başta bildiğimden fazla bir şey bilmediğimi görmek istemiyorum.”
                                                                                               – Küçük Kara Balık

Her kitabın bir başkişisi vardır. Buna başkahraman da denir. Fakat kahraman olmak öyle kolay değil! Yalnızca kitabın merkezinde olmak, olay akışına katılmak bir masalın/hikayenin/anlatının kahramanı olmaya yetmez, yetmemeli. Çünkü kahraman dediğimiz varlık öncüdür. İnandıklarına sadık, öz devrimini gerçekleştirmiştir. (Burada vurgulamak istediğim onaylanmış ya da olumlanmış bir karakterden ziyade bilinçli ve hisli karakter olma durumudur.) Tabii ki bir çocuk edebiyatı eseri çocukta güzel, canlı, derin, renkli hisler uyandırmalı. Bunun için de yazarlar gerçek kahramanlar yaratmalı. İşte o kahramanlardan biri: Küçük Kara Balık.

O, bir küçük balık. Kendi gibi gözü kara. Masmavi su boyunca tembel, tasasız, derinsiz, sınırlı, korkak, kopya balıkların arasında. O balık içimizde. Arkadaş çevremizde, ailemizde, sokakta, okulda, parkta, denizde, köyde, dağda, tarlada ve bulutların yuvası gökyüzünde. Bize yakın, bizden. Bizi saçımızdan tırnağımıza sarıp sarmalayan coşku, o balık. Keşfin renkli, yaşanası, öz yolculuğu.

Hayatın hızı, değişimi, telaşı, korkusu karşısında tutunabileceğimiz değerler, sığınabileceğimiz mağaralar yaratıyoruz. Ya da buna itiliyoruz. Düşlerimiz bizim en sağlam gerçeğimiz oluveriyor. Çünkü herkes aynı ‘yanlış gerçeklerin’ peşinde oyalanıyor, avunuyor, uyuyor. Bu durum bize içi boş, sevimsiz, basit ve eğreti mutluluklar yaşatıyor. Biraz gülümseme ve yüksek perde kahkaha efektleri… Peki ya sonra? Bizim olmayan bir zamanda ve mekanda, karakter ordusuyla baş başa kalıyoruz. Günler geçiyor, zaman acımıyor ve merhem olmuyor hiçbir yaraya. Sonrası geçmişe dönük acı bir tarama, sorgu ve hesap.

İşte bu durumların daha en başındayken kahraman kara balık sesini yükseltip kendine bir yol çiziyor. Bu yol her ne kadar engellerle dolu olsa da bunu göze alıyor. Yanına güvenini, cesaretini, doğrularını alıp yola koyuluyor.

Alıp balığı yerine kendimizi koyalım. Suda değil karada olalım. Suyun sonunu değil, yolun sonunu arayalım. Alıp balığı hayallerine ulaşmak isteyen bir genci koyalım. Ona karşı çıkan birörnek balıklar da bizi körelten sınavlar, el alem okları, ucuz kıyaslamalar olsun. Alıp balığı düşünelim, soralım, hak verelim öz benliğin savaşına.

Son olarak masalın şiirsel coşkusuna, merakın utkusuna kulak verelim. Bir nehir boyu akan bu serüven dolu masalı kalbimde canlandırıp ona şiirsel bir biçim vermeye çalıştım. Farklı bir tonda anlatmaya çalıştığım Küçük Kara Balık’ın masalsı şiiri.

***

Hayat aşığı bir küçük balık
Sıkıldı bir gün
Merak, keşif, delilikle
Söylendi annesine:

Suyun sonu, hayat boyu
Gide gele, ezberimizde
Şaşırmadan, yaşamadan
Bekliyoruz yaşlanmayı, av olmayı

Ama yüzler asık
Onlar sadece balık
Akranların akılları sınırlı
Büyükler katı kuralcı

Herkes sadece yüzüyor
Bir şeyi kanıtlar gibi
Ama yüzmek, aynı şeyleri görmek
Beni mutlu etmiyor
Dünya bu olamaz
Gözün görmediği, kulağın duymadığı
Hayalin dokunmadığı
Başka dünyalar var
Ve olmalı,
Bir delilik yapmalı!

Ah dediler, vah çektiler
Kara Balık’ı tutmak istediler
Fakat o güçlü, emin, bilgin
Öğrenmek için ufku
Uğurladı arkadaşları onu

Başladı yolculuğu
Birer birer çıktı karşısına
Korkak balıkların korkusu

KORKU KOROSU:
Suyun sonu yoktur
Aklın seni uyutur
Şaşkın balık, Kara Balık
Sesin çok kalabalık
Annem, babam, dedem dedi
Su her zaman böyleydi

Çok dinledi, az konuştu
Gerçek için yola koyuldu
Geçti Kara Balık’ın yolundan
Kurbağa, yengeç, kertenkele, pelikan

Kurumlu kurbağa
Kibirle ve yukarıdan
Sözleri cahil bir ok gibi
Uzun yaşamış neye yarar
Güzeli görmezse eğer

Yengeç kurnaz
Sırnaş dolaş, yalan yanlış yaşamış

Kertenkele bilge
Doğru dürüst, ağır ağır
Hançer ondan hediye
Küçük Kara Balık’a

Ve pelikan sinsi
Açık seçik tehlike
Ağzında kesesiyle

Ay dolunaya,
Gün karanlığa döndü
Kara Balık dolunaya
Anlattı macerasını
Kara bulut saklayana dek ışığı

Sonrasında düşmanlar keskin, zorlu
Küçük Kara Balık’ı yordu
Kara bahtına balıkların
Karşı çıktı diye
Kayboldu sonsuz, suyun içinde
Macerası masal oldu

Ve kalbinin bir köşesinde
Masalı dinleyen
Küçük kırmızı balık
Denizi besledi durdu
Durgun bir derede


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR