Ergün! Annenle beni hemen görüştürebilir misin çocuğum?
Tamam, geliyorum, sen beni köşeden alıver.
Sizi seçmemin sebebi çok temiz ve örnek insanlar olmanız.
Vedaya geldim Lamia Hanım'cığım, gitmeye karar verdim.
Evet Hanımefendi, yuvamız kirletildi, baba evimiz kirletildi.
Bir soysuzun şehvetiyle kirlendi.
Ergün! Bir dakika gelebilir misin çocuğum?
İlk kez sesleniyor bana. Dört balkon öteden. Sesi çok güçlü.
Öbür komşuyla –Mesrure Hanım'la– dar bir sokak var sadece aramızda.
Mesrure Hanım yılda dört defa seslenir. İkisi ziyaret için, ikisi manzara için.
Ergün'cüğüm, anneannene söyle, alt dalları azıcık kestiriversin.
Salhane'yi göremiyorum.
Müsaitseler eğer yarım saatliğine ziyarete geleceğim.
Hep aynı elbiseyle gelir. Girer çıkarken eğilir.
Kahvesini içer içmez kalkar.
Zemindeki mutfak kapısından döner evine.
Çikolatalarıyla, zincirleriyle cumbasına yerleşir, işaretlediği yerden okumaya
Devam eder. Altı günde bir roman.
Naciye Hanım'ın da elbisesi yeşil. Hareketleri daha sert. Çok yüksek sesle,
Bağırarak konuşuyor.
Ciğerim dağlandı benim, bir daha kendime gelemem ben, onu biliyorum.
Suna'mı kara toprağa soktu ya o şeytan, kaçtı gitti Peşte'ye, ilk yılan çukuruna.
Baba benim hiçbir suçum yok diyormuş Selahi’ye telefonda.
Canım Suna’m ne işin var senin elin Macar dönmesiyle.
Attila gelecek, Attila dönecek, Attila öyle istiyor…
Folluğun parfümü belenmiş can kızımın yatağına
Madem azdın kudurdun ahlaksız, git vizitanı otellerde yap!
Aralık kapıdan mutfağa kaçmayı deniyorum. Annem dinliyor. Şaşkın.
Ergün’cüğüm, rahatsız olma yavrum, olgun bir çocuksun sen.
Benim hiç kimseden saklayacak bir şeyim yok. Utanılacak hiçbir şeyimiz yok bizim.
Oğlum olsun deyip babacığımın evine buyur ettiğim köpek zina işledi o evde.
Ve Suna’m kahroldu, acının alevinde kül etti gençliğini.
Hainliğin en iğrenci çöktürdü yuvamızı.
İlk eşi Janos, Selahi’yi dolandırmaya kalkmıştı ama hemen fark ettik.
Bir erkek, yok olası üreme aletini nikahlı karısından başka bir kadının döl yoluna
Duhul ettirir ve içine boşaltırsa buna zina diyoruz, değil mi Lamiacığım?
O alçak resmen zina yaptı evimizde.
Getirdiği kevaşenin esansıyla doldurdu can kızımın odasını ve canını aldı Suna'mın.
Canını aldı. Kara toprağa soktu.
Silinmez leke, silinmez lek!.. diye haykırıyordu yavrum ölümünden bir gün önce.
Zevcelerini aldatan soysuzlar cezasız kalıyor canım komşum.
Aslında bu adamların burulmaları gerekir. Hadım edilmeleri şart .
Evet evet hadım şart!
Bluzunun içinden küçücük bir mendil çekip çıkardı.
Gözyaşları kalın bileklerine akıyordu.
Hadım şart, hadım şart, diyordu ağlarken.






