Lirik Şiirin Perisi: Sappho
23 Ekim 2018 Şiir

Lirik Şiirin Perisi: Sappho


Twitter'da Paylaş
0

Kızarmış nara benzersin, dalın tepesinde

En yüksek dalında unutulmuş, bir ağacın

Hayır, unutulmuş değil, erişilememiş

Sappho’nun unutulmaz ve karşı konulmaz dizeleri… Lirik şiirin doruğundan bize el sallayan ve parıltılı gözlerle bakan Sappho, Antik Çağ’ın ilk kadın şairi. MÖ 630-612 yılları arasında Lesbos –şimdiki adıyla Midilli– adasında doğmuştur. Yunan medeniyetinin Ege kıyılarına kurulmuş olması, halkın dağınık yaşamasına sebep olmuştur. Dönemin yönetimine karşı zamanla güçlenen soylu sınıf krallığı ele geçirmiş ve yönetimine karşı yapılan bu darbe ile Sappho Sicilya’ya sürgün edilmiştir.

Şiirlerindeki yoğunluk ve içten geliş lirik şiirinde temellerini atmıştır. Günümüze kadar ulaşan bu şiirler 182 adetten oluşur. Sappho neredeyse tüm şiirlerini kadınlara yazmıştır. Şiirlerinde homofobik bir algının olduğu düşünülebilir ancak bir erkeğin kadınlara karşı hissedebileceği duygu durumlarını bu denli gerçeğe yakın olarak aktaran şairin kadın oluşu oldukça ilginç bir durumdur. Sappho şiirlerinde bedensel betimlemeleri o kadar iyi dile getirmiştir ki, okuyanlar şiirin bir erkek tarafından yazıldığını bile düşünebilir. Şiirlerinde dönemin yapısını, erkek egemen algıyı sıkça eleştirmiştir. Kadınlara yönelik bir okul da açtı. Burada şiir günleri lir eşliğinde gerçekleştiriliyordu. Zamanla Sappho, eleştirdiği sistemin baskısına maruz kalmıştır. Onu, kızları kendisi gibi aile kurmaktan kaçınmaya teşvik etmekle suçlanmıştır. Baskılar sonucunda Sicilya’da yaşamaya başlar. Şiir çalışmalarına burada devam eder.

Sessizlik içindeydi gökler Ambrosia,

Hazır bekliyordu şarap testisinde

Hermes doldurup şarabı

Tas tas sunuyordu tanrıların eline

Şiirlerinde kadın isimlerine rastlamak mümkündür. Kadınlara şiir yazan bir kadın şair. Ne kadar cesur değil mi? Çağının gerekliliklerini düşündüğümüzde Sappho’nun cesaretine hayran olmamak mümkün değil. Bazı edebiyatçılara göre Sappho yerleştiği Sicilya'da Facon adlı bir balıkçıya âşık olur ve aşkına karşılık bulamaz. Ancak bazı çevreler bunun Sappho’yu hemcinslerine duyduğu ilgiden uzaklaştırmak için öne sürüldüğünden bahsetmektedir. Fransızca ve İngilizcede eşcinsel kadın anlamına gelen ‘lezbiyen’ kelimesi eski Yunancada Lesbos sözcüğünden, yani Lesbonlu şair Sappho’dan türemiş ve günümüze kadar ulaşmıştır. Şiirlerindeki erkek egemen toplum eleştirisi, kadının içsel ve bedensel süreçlerine odaklanışı onu tarih sahnesinde yeri doldurulmaz bir yere koymuştur. Belki sürgün yıllarında çektiği sıkıntılar, belki eleştirilerin altında yorulan zihni, belki de Facon’a olan karşılıksız aşkı nedeniyle fırtınalı bir gecede, rüzgâra ve kızgın dalgalara karşı ağlayarak yürümüş ve kendini Sicilya kayalıklarından aşağı bırakmıştır.

Yaşamı hakkında pek bilgiye sahip olunamasa da özgür, özgün şiirleri günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. 1922'de yapılan kazılarda bir mumyanın üzerinde bulunun şiirlerin ona ait olduğu, yapılan çalışmalarla kesinleşmiştir. Lirik şiirin kurucusu olan şair, geleneği reddeden yapısı ve özgüvenli kadın portföyünü şiirlerinde sunmasıyla çağlar boyunca adından söz ettirtmiştir. Günümüze kadar ulaşan en sağlıklı şiiri Afrodit için yazdığı şiirdir:

Sordum kendime; Sappho dedim

Elinden ne vermek gelir,

Her şeyi olan Aphrodite gibi birine?

Görüyoruz ki eşcinsel kimliğin hâlâ sorgulandığı bu dönemde, çağının çok ötesinde şiirler yazmış ve yaşamış bir kadının duruşuna saygı duymamak ve hayranlık beslememek olanaksız. Anlatılarındaki lezzet, haksızlığa karşı duruşuyla birleştiğinde okurda şiir gibi bir kadın izlenimi bırakmaktadır. Herkesin Sappho gibi dik durabildiği günlere ulaşmak dileği ile.

Ölüm kötü bir şey bak,

İşte tanrılardan belli

İyi bir şey olsaydı ölüm

Önce tanrılar ölmez miydi?’


Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR