Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

24 Ocak 2022

Öykü

Mavi Tasmalı Beyaz Köpek

Yusuf Tümer

Paylaş

0

0


Evden dışarı çıktım. Nereye gideceğimi bilmeden. Çünkü yoktu gidecek bir yerim. Önümde engelsiz yollar vardı. Yine de aşamıyordum hiçbirini. Dolandım durdum öylesine. Gökyüzüne baktım. Hüzün yağıyordu üzerime. En sonunda fiziksel olarak yoruldum. Mahalledeki parka gidip bir banka oturdum. Yanımdaki bankta yaşlı insanlar oturuyordu. Bağırarak konuşuyorlardı. Bunun nedeni kulaklarının çok zor duymasıydı. Gülen, neşeli insanlar gelip geçiyordu önümden. Bu insanları görünce şaşırıyordum nasıl böyle gülebiliyorlar diye. Hiç mi sıkıntıları yoktu bilemiyorum. Ya bu insanlar mutlu olacak kadar aptaldılar. Ya da ben mutlu olamayacak kadar aptaldım! Şüphe yok ki ben aptaldım! Çünkü insanlara güvendim! Büyüdüğüm zaman, insanlara güvenmemeye başladığım zamandı. Şeyh Sadi Şirazi’nin dediği gibi: “Kimseye güvenmeyen kişinin başı dik olur.” Bu söz yaşam felsefem oldu. Kendimi insanlardan korumak için iyi bir zırh oldu.

Parkta otururken zamanın ölmesini bekliyordum. Biliyordum ki zaman ölmez. Sadece canlılar ölür. Bu durumla ilgili okuduğum bir cümle vardı. “Zamanı sadece Tanrı yaşar. İnsan ölmek için türemiştir.” Bu söz zaman ve ömür kavramını çok iyi anlatıyordu. Aklımda bazı düşünceler geçiyordu. Fakat bu düşünceleri cümlelere dökemiyordum. Bu düşünceleri cümlelerle bir vücuda kavuşturup, fikirlerle giydiremiyordum. Bu tuhaf durumun içinde boğulurken bir kadın ve mavi tasmasından tuttuğu beyaz bir köpeği gördüm. Köpek istediği yere gidemiyor, istediği gibi hareket edemiyordu. Sahibi olan kadın durmadan tasmadan çekip duruyordu. Kadının yüzünde sıkılmış gibi bir ifade vardı.  

Büyük olasılıkla küçükken köpeği sempatik gördüğü için satın almış. Şimdi bakımı çok zor geliyordu. Kimse diğer insanlara bir şey göstermek, kanıtlamak, ikna etmek, mecburiyetinde değildi.  “Hayvansever” olduğu göstermek için evde hayvan beslemek zorunda da değildi. Aynı şekilde her evlenen insanın “çocuk yapmak” zorunda olmadığı gibi. Nedense anlamsız bir yarış, kendini kanıtlama arzusu, diğerinden üstü olma çabası… İnsanlar bu yüzden aptalca şeyler yapıyordu. Köpeğini biraz daha parkta gezdirip, köpeği tasmasından çekiştirerek evinin yolunu tuttu.

Beyaz köpek bile evine gittiyse benimde eve gitmem gerekir diye düşündüm. Eve girdiğimde de yapacak bir şeyim yoktu. Biraz beyaz köpeği düşündüm. Köpek sanki benim hayallerimi temsil ediyordum. Tasma takılmış hayallerimi! Birilerinin çekiştirmesi yüzünden birçok hayalime kavuşamamış veya vazgeçmiştim.  

En sonunda gece olmuştu. Gece siyah bir kefen gibi sarmıştı beni. Geceden de kaçmak gerekiyordu. Bu seferde uykuya sığındım. Ne güzeldi uykuya sığınmak, her şeyden uzaklaşmak, sonsuz bir huzura kavuşmak… İstediğin her şeye kavuşabilmek ne güzeldi. Birden kendimi sessiz, sakin bir yerde buldum. Güzel çiçeklerin olduğu, güneşin sadece benim için doğduğu bir yerdi burası. Adeta huzurun ülkesiydi burası. Çevreme bakındım. Bir canlı göremedim. Bir süre sonra bir hareketlenme oldu.

Bu sabah parkta gördüğüm mavi tasmalı beyaz köpek yanıma doğru geliyordu. Beraber bir banka oturduk. Beyaz köpek bana, “sen kimsin?” diye sordu. Hiç düşünmeden cevap verdim. “Ben kalbi kırık, basit bir hayalperestim sadece. Peki, sen kimsin?” diye sordum. “Bilmiyorum! Kendimi hiç aramadım. Sevimli bir köpek olmamı istediler ve oldum. Çok az hatırlayabiliyorum, anne ve babamı. Onlardan kopartılışımı. Çok ağlamıştım. Ama insanlar önemsemedi. Bende yıllar sonra anladım. Gözyaşları ayrılığa sıkılmış kurşunlardır!” Başını okşadım beyaz köpeğin. “İnsanlar böyledir. Kendi çıkarları söz konusu olduğunda gözleri hiçbir şeyi görmez! Şimdi mutlu musun?” diye sordum. Duraksadı düşündü.

“Kararsızım ne istediği bilmiyorum. Eğer sıcak bir dört duvar, tok olan bir mide, seni okşayan insanlar mutluluksa evet mutluyum. Eğer mutluluk anne ve babanın yanında olduğu, kendi dünyanda özgür olmaksa mutsuzum. Her konforun bir bedeli var. Hayalperest sen söyle bakalım, sen mutlu musun?” Düşünmek için müsaade istedim. “Mutlu değilim. Çünkü bu dünyanın, içinde bulunduğum ailenin bir parçası değilim. Ben bu dünyanın, içinde bulunduğum ailenin mültecisiyim. Kurtuluş içinde hiçbir çarem yok! Cehenneme gitsem ateşsiz kalır günahlarımın bedelini ödeyemezdim. Cennette gitsem sevapsız olduğum için dışlanırdım. Bazı duygular vardır, zamansız kaybedilen anne ve babaya benzer yerleri asla doldurulamaz!”

Beyaz köpek benim için üzülmüştü. “Neden böyle düşünüyorsun mutlu olmak için bir şans bile yok mu?” İnce bir gülümseme yayıldı yüzümde. “Bir gün kıyamet koparsa işte o gün mutluluktan söz edilebilir. Çoğu insan bu kadar kibirli, çıkarcı, yapmacık olduğu bir dünyada ne mutlu olması! Mutluluğun kırıntısına bile yer yok! Duygusal ve fiziksel acılarda cabası. “Acının şiddetli oluşu değil sürekli oluşu yoruyor bizi.” İnsanlar beni o kadar çok aşağıladılar ki başka birini aşağılamak için, benim adımı söyleseler hiç şaşırmam. Benim mutsuzluğum; küçük cam parçaları gibiydi, sadece beni yaraladı ve bu yaraları kimse görmedi. Bundan sonra mutlu da olamam. İnsanları da sevemem. Kırık kanat uçamaz kırık kalp sevemez.”

Sustum. Sessizlik değerliydi çünkü. Duygular sözcüklerde, cümlelerde değil, gerçek duygular sessizlikteydi. Sessizliğin manzarasını seyrederken, sessizliğe bürünmüştük.

Bize kalan tek şey, insanların elimizden alamadığı tek şey güzel şeyler olması için beklemekti.  

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Cemil Kavukçu: “Öyküleri uzaklarda ara..Faruk Duman
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Serhat Uyumaz

7 Mayıs 2025

Bu Kez Uzakta Değil

“Alo. Abi yeni uyandım. Gece ben mi seni aradım, sen mi aradın?”“Serhat dostum, ben aradım. Evde misin?”“Evet. Her zaman olduğu gibi.”“Sizin oralardayım müsaitsen çay içelim.”“Olur. Abi bana yirmi dakika ver.”“Tamam dostum.”Ağır nemli havada duş almak size artı bir şey katmaz. Kar..

Devamı..

Bir Karşı-Örgütlenme Biçimi Olarak 1 M..

Josef Kılçıksız

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024