Sevdiğimiz bir yazar hayata gözlerine kapadığında biz okuyucularına en iyi teselli geride bıraktığı eserler oluyor. Füruzan’ın bende bıraktığı izlerden biri de, Ah Güzel İstanbul. Hikâyelerinde ülkesini ve insanlarını çok iyi anlatan başarılı kadın yazar Füruzan’ın kaleminden çıkıyor Ah, Güzel İstanbul. Bir kadın hikâyesi okuyoruz. Cevahir’in dünyasının, yalnızlığının, acısının anlatıldığı…
Ah, Güzel İstanbul Sinemalarda
Bir edebiyat uyarlaması olan Ah, Güzel İstanbul’un başrolleri için, Ömer Kavur önce Tarık Akan ve Türkan Şoray’ı düşünmüş. Tarık Akan’ın askerlik sorunu, Türkan Şoray’ın katı sinema kuralları nedeniyle rol teklifleri Kadir İnanır ve Müjde Ar’a gidiyor ve biz bu iki Yeşilçam oyuncusunu keyifle izleme şansı buluyoruz.
Sarı Kâmil
Filmin senaryosunu Ömer Kavur ve Füruzan birlikte yazıyorlar. Fakat film, öyküden farklı öğeler barındırıyor. Her şeyde önce film, bir erkek hikâyesi anlatıyor. Sarı Kamil’i, onun bir kamyon şoförü, işçi sınıfının bir öğesi olarak mücadelesini izliyoruz. Bu noktada kadraj öyküden farklı olarak Sarı Kamil’e doğru kayıyor.
Aşk ve Yabancılaşma
Cevahir ve Kâmil’in hikâyesinde aşk da vardır, tutulurlar birbirlerine. Ama birbirlerine kendi iç dünyalarını açmazlar, açamazlar. Ne Cevahir güvenebilir Kamil’e, ne de Kamil Cevahir’e. Geçmişleri, onları bugünden ve gelecekten koparır. Filmde bir sekans vardır; kadın ve erkeğin aynı masada şarkı söylediği. Fiziksel olarak birbirlerine yakın oldukları fakat bir o kadar da kendi iç dünyalarına dönük oldukları bir andır. Kadın ve erkek birlikte olsalar da yalnızlardır. Hem kendilerine hem de birbirlerine yabancılaşmışlardır.
Ömer Kavur, yalnızlık ve yabancılaşmayı anlatır bu filmde bizlere. Füruzan’ın kaleminden çıkan bu aşk hikâyesi aklımızda ve yüreğimizde yıllar sonra da yer etmeye devam eder.


.jpg)



