Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

19 Ocak 2018

Öykü

Mithat Erdoğan • Yevmiye

Mithat Erdoğan

Paylaş

24

0


“Hep Gazanfer ağanın işleri bunlar!” diye söylendi kendi kendine. Dün akşam Zeyrek’ten Fatih’e bekâr odasına doğru seğirtirken yolda karşılaşmışlar, “Cemil, salı sabahı yanıma uğra bir boya işi var, seni de yollayayım,” demişti. Eminönü’nde yediği balık ekmek-helva sonrası çay isteği giderek arttığı için şaklattığı damağını bir kez de keyifle şaklatmış ve, “İyi lan, yarının da yevmiyesi çıktı,” diye sevinmişti.
“İşin ne olduğunu sormak âdetten değildir. Yevmiyeni çıkaracaksan gider çalışırsın ama bunun da bir adabı vardır. Kilise kapısı boyamak da nerden çıktı gardaş?” diye tepki vermiş ve teklifi reddetmişti Maraşlı Musa. Cık cık'layarak uzaklaşırken kendi kendine, “Müslümanız elhamdulillah,” diye söylendiğini duyabiliyorlardı. Cemil ikirciklenmişti, işin parası iyiydi ama ucunda dile düşmek, bekâr evinde diğer arkadaşları tarafından ayıplanmak ya da memleketindeki anasına kadar uzanacak bir reklam olma ihtimali mevcuttu.
“Bilemiyom ki Gazanfer ağa, bir bilene mi danışsak, helal mi şimdi bu yevmiye, gâvurun kilisesini boyayacaz neticede,” dedi.
“Lan oğlum, sen emeğinin garşılığını alacan, sana ne boyadığın kapı kiliseninmiş, apartımanınmış, dükkanınmış’ından? Hem o gevşek Musa’ya ne bakıyon sen, on beş günde bir yüksek kaldırımdaki garılarnan halvet olup üzerine halka tatlıları çifter çifter yerken Müslümanlığı aklına gelmiyor da şimdi mi Elhamdülillah Müslüman oldu, gösteriş peşinde oğlum o dümbük!” diye sakin ve sevecen bir şekilde yanıtladı yılların ustabaşısı Gazanfer ağa.
“Girişteki demir kapıyı boyayacaz, yevmiyemizi alacaz. Bitti gitti. Ötesini berisini düşünme sen. Hem parası da diğer işlerden iyi, ben seni düşündüğümden ısrar ediyorum, yoksa Tarlabaşı'ndan iki dakikada bulurum ecnebi bir ırgat, sen bilirsin,” diye de ekledi.
Cemil kenara attığı parayı düşündü, birkaç haftadır kesat olan işleri düşündü. Üstelik şeker bayramına da az kalmıştı, köye cebinde üç-beş kuruş daha fazla parayla gitse fena mı olurdu? Hem bir kere kilise kapısı boyamaktan ne zarar çıkardı ki? Kendini bile tam olarak ikna edememişti gerçi ama yine de huzursuzlana huzursuzlana, “Tamam Gazanfer ağa, yaz beni, ben çalışacam,” dedi.
“Yarın sabah altı gibi Unkapanı çarşısının önündeki otobüs durağına çık. Bizim İlyas alacak seni de kamyonetlen. Akşama kalmaz bitiririz işimizi zaten. Hadi kal sağlıcakla,” diye buyurduktan sonra çayların parasını masaya bırakıp kahveden hızlıca çıktı Gazanfer ağa.
Floresan ışığın altında parlayarak iyice moraran, beş liralık banknotun bir yüzündeki Ord. Prof. Dr. Aydın Sayılı’nın suretine dalgınlıkla bakarken okunan ikindi namazını geç de olsa farkedip ayak ayak üstüne atarak oturmayı bırakmış ve taburede doğrulurken iç çekerek, “Aziz Allah şefaat ya Resulallah,” demişti.
Yarın bir kilisenin dış kapısının demirlerini boyayacak ve yevmiyesini alacaktı. Gerisini düşünmemeye karar verdi.
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Odamdaki GözDemet Taştemir
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Josef Kılçıksız

17 Ekim 2025

Cam Tavanın Altındaki Gökyüzü

Gazze söz konusu olduğunda siniyor tüm ilham perilerim.Yeni taşındığım bu şehirde “mahsur” kalmış gibiyim. Orhan Pamuk’un Kars’ta mahsur kalan Ka’sı gibi hissediyorum. Bu his, sanırım, ne olduğunu bilmeden hep sıra dışı bir şeyler olmasını beklememden.Bu şehirde her gün ..

Devamı..

László Krasznahorkai’nin Günümüze Sesl..

Bran Nicol

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024