Marketten alınan ilhamlar, karşılıksız aşklar ve gizemli suçlar – Tokyo’yu bu kitaplarla keşfedin.
Bir şehri – özellikle Tokyo kadar çok katmanlı, tarih ve kültür açısından zengin bir şehir – gerçekten anlamak için iyi bir kitap okumak gibisi yoktur. Tokyo, kitap severlerin mekânıdır: Yolcular trenlerde karton kapaklara gömülür, Jimbocho'nun eski yayınevi mahallesi, sokaklara dökülen kitap raflarıyla doludur ve hatta bir kütüphanede uyumak mümkündür. Burada ilgi çekici olaylar ve karakterler aracılığıyla Tokyo’nun hikâyesini anlatan, yerli ve uluslararası tanınırlığa sahip olan yazarların yazdığı on kitabı bir araya getirdik.
1 Naomi, Jun’ichirō Tanizaki
Naomi gelmiş geçmiş en zor karakterlerden biridir. Kitaba adını veren Naomi, henüz çok gençken anlatıcı Jōji’nin ilgisini çeken ve sonradan evlendiği, üzerinden Japonya’nın Batılılaşması, sevgi ve öfke gibi temaların işlendiği bir karakterdir. Kitap 1920’lerde, yani Batılı kıyafetleri ve küt saçlarıyla tanınan moga (modern kız) figürünün ortaya çıktığı ve Japon toplumunu sarstığı bir dönemde yayımlanmıştır. Naomi, modern kızın yüzü haline gelmiştir. Tokyo’nun sokaklarında ve eğlence mekânlarında gezindiğimiz kitap Yokohama şehrinde, Batı ve Japon kültürünün eriyen potasında son buluyor, Naomi ve Jōji'nin dönüştüğü insanları yansıtıyor.

2 Moshi Moshi, Banana Yoshimoto
Shimokitazawalı Banana Yoshimoto kadın karakterlerinin gelişimini gözler önüne seren romanlarla karşımıza çıkıyor. Yoshimoto’nun memleketine yazdığı aşk mektubu niteliğinde olan Moshi Moshi, yakın zamanda babasını intihar nedeniyle kaybeden genç bir kadın olan Yoshie etrafında dönüyor.
Yoshie Meguro’da bulunan güzel evini bırakıp Shimokitazawa’ya taşınır. Hayatı rayına tam oturmuşken annesi çıkıp gelir ve onunla yaşamaya başlar. Yazar, keder ve büyüme gibi ciddi konuları ele alırken oldukça sade bir dil kullanır.
3 Sputnik Sevgilim, Haruki Murakami
Sputnik Sevgilim bir üniversite bölgesi olan ve Tokyo’ya çekilen turistlerin gözden kaçırdığı, merkezin biraz dışında bulunan Kichijōji mahallesinde geçer. Roman özünde Kichijōji’nin kendisidir. İki üniversite öğrencisini konu edinir: Roman yazarı olmak isteyen Sumire ve Sumire’ye âşık olan K. Sumire’yse ondan yaşça büyük bir kadına âşık olur ve K ikisi arasındaki fırtınalı aşkı uzaktan izler. Bu kitap tıpkı Kichijōji gibi Murakami’nin kitapları arasında gözden kaçmıştır.
4 Benim Balığım Yaşayacak, Ruth Ozeki
“Olur da biri size bu kitap hakkında bir şey sorarsa ona sadece yalan söyleyin. Tokyo'da, katlanamadığı yalnızlığına son vermeyi düşünen on altı yaşında genç bir kız: Nao. Pasifik'in öteki tarafında ise ıssız bir adada ilham perisini arayan bir yazar: Ruth. Ve bu hayatları birleştiren sahil kenarına vurmuş bir günlük: Nao'ın günlüğü.
Nao'ın tek arzusu, hayatına son vermeden önce, Budist rahibesi olan büyük büyükannesinin hayatını kaleme almaktır. Gözlerden ırak yaşayan yazar Ruth ise bir gün sahilde gezerken kıyıya vurmuş bir çanta bulur. Bu, 2011 yılında Japonya kıyılarını vuran tsunaminin sürüklediği eşyalardan biridir muhtemelen. Gizem, gün ışığına çıkmaya başladıkça Ruth geçmişe, Nao'ın acı yaşantısına, onun bilinmez kaderine ve aynı zamanda kendi geleceğine doğru yol alır.”

5 The Devotion of Suspect X, Keigo Higashino
Gizem kitapları Japonya'da oldukça popülerdir ve ne kadar garipse o kadar iyi kabul edilir. Keigo Higashino çağdaş gizemin krallarından biridir ve en ünlü romanı The Devotion of Suspect X dört farklı filme uyarlanmıştır. Bekâr anne Yasuko’nun ve istememesine rağmen komşuları Tetsuya’dan yardım alan kızını konu edinen davayı okurken Hitchcockvari şaşırtmacalarla karşılaşıyoruz. Olay örgüsünün en heyecanlı noktası Sumida Nehri üzerindeki Shin-Ohashi Köprüsü'nde gerçekleşiyor.

6 Sanshirō, Natsume Sōseki
Bu listedeki en eski kitap olan Sanshirō 1908'de yayımlandı ve kitaba adını veren karakterin Tokyo Üniversitesi'ndeki yolculuğunu anlatıyor. Aslen Kyūshū'lu olan Sanshirō, ilk başta yeni hayatında kendini huzursuz hissediyor, sanki bir turistmiş ve olasılıkların içinde boğulmuş gibi. Doğduğu şehirden uzaktayken ülkesine hem sevgi hem de eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Okur, Sanshirō’yla birlikte Meiji Dönemi ve büyük bir şehirde yaşamayı öğrenir.
7 Tokyo’nun Son Çocukları, Yoko Tawada
“Yaşlıların sonsuza dek yaşadığı, çocukların da bir türlü serpilip büyümediği bir dünya. Ödüllü yazar Yoko Tawada, Tokyo’nun Son Çocukları’nda çağın gerçeklerinden yola çıkarak bir gelecek hayali kuruyor. Öyle bir gelecek ki bu, ağaçlar zehirli meyveler veriyor, Yaşayalım Yeter Günü kutlanıyor, Japonya dış dünya ile tüm bağlarını kesmek zorunda kalıyor, yetişkin ve çocuk kavramları yeniden tanımlanıyor. İnsanlar, sağ kalabildikleri her ortamda yaşayabilse de dolu dolu yaşıyorum demek için bundan fazlası gerekiyor ve değişen dünyayla birlikte anlamlar, algılar da dönüşüyor.
Dile gösterdiği hassasiyetle öne çıkan Yoko Tawada, Tokyo’nun Son Çocukları’nda küçük Mumei ve dedesinin bir felaketin ardından yaşama devam hikâyesini anlatıyor.”
8 Kasiyer, Sayaka Murata
“Otuz altı yaşındaki Keiko Furukura, bir süpermarkette on sekiz yıldır kasiyerlik yapıyor. Kurallar basit: İşe zamanında geliyor, ürünleri raflara yerleştiriyor, müşterilere güler yüz gösteriyor. Müdürler değişiyor, çalışanlar değişiyor ama Keiko kasiyerliğe devam ediyor. Düzgün bir iş bulmasını, evlenmesini öğütleyenlerin sözüne kulak asmıyor. Yazarlığın yanı sıra yarı zamanlı kasiyerlik yapan Sayaka Murata, Kasiyer’de unutulmaz bir karakter yaratıyor. Aile, iş yeri, evlilik gibi kurumları masaya yatırıyor.”

9 In Praise of Shadows (Gölgelere Övgü), Jun’ichirō Tanizaki
Tanizaki bir başka kitabıyla listemizde. Yazarın Japon estetiğine olan sevgisini dile getirdiği kitap Japonya’nın Batılılaşmasına hem övgü hem eleştiri içeriyor. Bu kitabı okuduktan sonra Japon
mimarisine, özellikle ışık ve gölge oyununa kesinlikle farklı bakacaksınız.
10 Granta 127: Japonya
Granta’nın 127. Sayısı bazı Japon yazarların İngilizceye ilk defa çevrilmiş öykülerini içeriyor.
Hazırlayan: Aslı İdil Kaynar
Kaynak: Time Out, idefix






