Hangi yıl olduğunu anımsamıyorum, ama Abidin Dino hayattaydı daha, demek ki 80 li yılların başı falan.
Paris’teki türk ressamlar genellikle Saint Germain'deki Palet Kafesi'nde buluşurlar, girişteki barda ayakta şarap içerlerdi. Paris’te barda ayakta bir şey içtiğiniz zaman, oturarak içeceğinizden daha az para ödersiniz.
O yıllarda Türkiye’de Rapsodi adında bir dergi çıkardı, ben de o dergiye söyleşiler yapmak istemiştim.
Ablam Paris’te yaşıyordu, o yüzden sık sık gidip geldiğim bir şehirdi Paris.
O gün nedense ve kimin gördüğünü anımsamıyorum ama Palet Kafesine gittik ve Ömer Uluç ile orada tanıştık.
Kendisine fotoğraflarını çekip çekemeyeceğimi sordum, beni atölyesine davet etti. Galiba Exelmans Bulvarındaki atölyeydi gittiğim, hatta orada çekilmiş bir de fotografımız vardır. O gün onunla bir söyleşi yaptık, bana Aya İri Klisesindeki sergisinin fotograflarını da vermişti, aynı söyleşide yayınlayabilmem için. Güzel bir iş çıkarmıştım…

O günlerde kurulan dostluğumuz hep sürdü. İstanbul’da İtalyan lokantasına götürmemi severdi, giderdik. Paris’te de buluşurduk.
Kostantiniyye Haberleri Gazetesi’ni yayınladığım yıllarda, ondan gazete için bir İstanbul resmi yapıp vermesini istemiştim. “Dur bekle hemen yapayım” dediğini anımsıyorum.
Bir kâğıda pamuk ve mavi mürekkep ile bir cami boyamıştı, o resmi gazetede kullandık, merak eden olursa İstanbul Araştırmaları Enstitüsü gazetenin bütün koleksiyonunu internete PDF olarak koydu, oradan bulunabilinir.
https://www.iae.org.tr/kostantiniyye-gazetesi
2015 yılında tüm resim koleksiyonumu sattığımda en çok parayı o camiye vermişlerdi.
2010 yılında Ömer ölmeden önce, o dönemde çalışmakta olduğum Biz TV için "Sanat ve Biz” diye bir program yapıyordum, onu aradım söyleşi için.
İstanbul Tünel’deki atölyesine çağırdı. Karısı ve dostum Vivet Kaneti Uluç da yanındaydı ve Ömer’in yorulmaması için uğraşıyordu. Kanser olduğunu o zaman anladım.
Burada izleyeceğiniz söyleşi Ömer Uluç ile yapılmış ne yazık ki canlı son söyleşidir!
Her ölümün ardından arşivlerimde ne var diye bakmaktan yorgun düştüğüm için Oggito’nun yöneticisi Semih Gümüş’ten rica ettim, Ömer Uluç söyleşisi ile başladığımız bu dizi devam edecek ve elimde olan yaşayan ve yitmiş tüm sanatçılarla konuşmalarımı yayınlayacağız.
Bu söyleşilerin hepsi tarihe düşülmüş notlardır…










