Otomotiv kulislerindeki haberlere göre, Türkiye’de yüksekliğinden şikâyet edilen ÖTV’nin düşürülmesi gündemde. Hatta ÖTV’ye ilişkin yeni bir düzenlemenin motor hacmi gibi değişikliklerin de olması yine olasılıklar arasında sayılıyor. Özellikle otomotiv ithalatçıları ve üreticilerinin gündeme getirdiği düzenleme hayata geçerse, otomobillerde bir de devlete otomobilin fiyatının iki katı kadar ödenen ÖTV’de değişiklik yani indirim olması bekleniyor. Sektörün kendi arasında dillendirdiği ifadelere göre, bu düzenleme ile daha çok otomobil satılması ve devletin bir otomobil tüketicisinin sırtına yüklenmeden daha sağlıklı vergi alması gündeme gelecek. Aynı zamanda 2. El Otomobil fiyatları da inecek ve enflasyonda da düşüş kaydedilecek.
Türkiye, 2020 yılını ekonomik olarak en ağır şekilde atlatan ülkelerin başında geldi. Kırılgan ekonomiye bir de evde kal dönemlerinde şirketlerin ve işletmelerin kapanması eklenince, döviz kurundaki oynaklık kaynaklı ekonomik kayıplar büyük oldu. Öte yandan Merkez Bankası’nın faiz düşürme hamlesi ve döviz rezervlerini de tüketmesi, ekonomideki kırılganlığı artırınca, hükümet çözümü otomobillerden alınan Özel Tüketim Vergisi’ni ÖTV artırmakta buldu. Türkiye’de satılan her 10 araçtan 6’sını oluşturan Avrupa ve ABD yapımı otomobiller oluşturuyor. Buna göre 1600 cm3 silindir hacmine kadar, matrahı 85.000 TL'ye kadar olan araçlarda % 45 ÖTV, 1600-2000 cm3 arası silindir hacmine kadar, matrahı 85.000 TL-130.000 TL arası araçlarda %50 ÖTV, 1600-2000 cm3 arası silindir hacmine kadar, matrahı 130.000 TL üzeri olan araçlarda %80 ÖTV uygulanmasına geçildi. Aynı zamanda 1600-2000 cm3 arası silindir hacmi olan ve matrahı 170.000 TL'ye kadar olan araçlarda %130 ÖTV, 1600-2000 cm3 arası silindir hacmi olan ve matrahı 170.000 TL üzeri olan araçlarda %150 ÖTV, 2000 cm3 üstü silindir hacmi olan ve matrah sınırı olmayan araçlarda %220 ÖTV alınmaya başlandı. Böylece KDV ile birlikte en üst otomobil vergisi yüzde 277’e yükselerek aslında binek araçlar üzerinden ÖTV anlamında dünyada en çok vergi tahsil eden ülke haline geldik.
5.000 Kişilik Sıfır Oto Kuyrukları Var
Otomobil satışlarındaki artış ile birlikte hükümetin kasasına ciddi bir ÖTV geliri kaydedildi. Fakat bu durum Volkswagen gibi dünyanın en büyük otomobil firmasının Manisa’ya yapacağı yatırıma da engel oldu. Bir şekilde Türkiye’nin ÖTV ile Avrupa üretimi otomobillerin satışına kısıtlama getirmesi yani uyguladığı vergi ambargosu, yatırımın geri dönmesindeki sebepler arasında yer aldı. Aynı zamanda ÖTV’nin yükselmesiyle beraber, 2. El otomobil pazarında da fahiş fiyat artışları meydana geldi. 1990 marka 350 bin KM’deki Mercedes araçlara bile 150 bin TL’lik uçuk fiyatlar istenmeye başladı. 2. El pazarındaki bu fahiş artış nedeniyle tüketici sıfır otomobil almanın peşine düşerken, Renault Clio için bekleme listeleri 5.000 kişilik kuyruklara sebep oldu.
Otomotiv Kulisleri Bunu Konuşuyor
Otomotiv kulislerinde konuşulanlara göre Türkiye’de otomobil satışlarındaki artış sevindirici fakat ÖTV’deki yüksek oranlar nedeniyle bazı modellere yoğun talep olurken, diğer modellerde durum pek iç açıcı değil. Bu durum aynı zamanda otomobil ithalatında da zorluklara sebep oluyor. Covid-19 nedeniyle üretimde de yaşanan sıkıntılar göz önünde bulundurulunca, otomotiv üreticileri yeni bir ÖTV sistemine geçilmesini talep ediyor. Bu da ÖTV’de düşüş anlamına geliyor.
İkinci El Fiyatını Düşürecek
Yine ÖTV artışının beraberinde getirdiği otomobillere zam dalgası ve enflasyondaki artıştan ötürü hükümet, ÖTV’lerde düzeltmeye gidilebileceği konuşuluyor. Yakın zamanda Avrupa Birliği ile daha iyi ilişkiler kurmak isteyen yine ABD ile de siyasi olarak daha farklı noktaya gelmeye çalışan Türkiye, bu iki dev ile en çok ticaret yaptığı alan olan otomotivdeki muslukları açabileceği de ihtimaller arasında sıralanıyor. Böylece sıfır otomobil fiyatlarında düşüş kaydedilecek, bu fiyat ayarlaması aynı zamanda 2. El otomobil pazarında da düşüşe neden olacak ve enflasyonda da düzeltme kaydedilecek. ÖTV indiriminin yeni yılın ilk günlerinde çalışılması beklenirken, uygulamanın da hayata geçmesi öngörülüyor.

Bekle Gör İle Fiyatlar Yüzde 10 Düştü
Neredeyse her sene yıl sonunu yüksek satış adetleriyle kapatan otomotiv sektörü, Aralık ayında beklentilerin altında seyretmeye başladı. Talepteki düşüş ikinci el araç satışlarına da yansıdı. Cardata verilerine göre, ikinci el araç fiyatları Aralık ayında bir önceki aya göre ortalama yüzde 10 düştü. Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın, “İkinci el araç fiyatları son 1 yıl içerisinde ilk defa düştü. Dövizde ve pandemi koşullarında yaşanan stabil olmayan durum tüketicilerin ikinci el bir araç satın alma kararını “bekle-gör politikasına” çevirmesine neden oldu. Yaptığımız piyasa analizlerinde ikinci eldeki bu fiyat düşüşlerinin ortalama yüzde 6 ila 12 arasında olduğunu gözlemledik” dedi. Hüsamettin Yalçın ayrıca, pandemi etkisi, faizlerin yükselmesi ve BDDK’nın aldığı vade kararlarının 0 kilometre araç satışlarını azaltacağını da sözlerine ekledi.
Düşüş Sürebilir
2020 yılında pandemi nedeniyle birçok sektör küçülürken otomotiv sektörü iç pazarda rekorlar kırdı. Pandemiye rağmen sektörün küçülmemesinde; ertelenen talep, ekonomik dalgalanmalar nedeniyle otomotivin bir yatırım aracı olarak görülmesi ve uygulanan özel faiz kampanyaları etkili oldu. Kasım ayının başına kadar yüksek satış adetlerini sürdüren sektör, Aralık ayında beklentilerin altında seyretmeye başladı. Talepteki düşüş ikinci el araç satışlarına da yansıdı. Cardata verilerine göre, ikinci el araç fiyatları Aralık ayında bir önceki aya göre ortalama yüzde 10 düştü. Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın, “Talebin düşmesindeki en önemli etkenlerden biri tüketicilerin elindeki dövizi bozdurmaktan vazgeçip ikinci el araç satın alma kararını ertelemesi. Diğer bir sebep olarak ise, pandemi kaynaklı psikolojik ve motivasyonel olarak böyle bir süreçte bir yatırım yapmama düşüncesini gösterebiliriz” dedi. Kasım ayının ortalarından itibaren 0 kilometre araç satın almaktan vazgeçen tüketicinin, doğal olarak elindeki ikinci el aracı da takasta değerlendirmediğini belirten Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın, bu durumun ikinci el arzında düşüş yaratarak talebin çeşitliliğini azalttığını dile getirdi. Hüsamettin Yalçın, “Ayrıca, uzun zamandır elinde yüksek maliyetli ikinci el araç stoku bulunan esnaf veya satıcı, bu ekonomi ve pandemi koşullarında daha fazla stok maliyeti yüküne dayanamayıp elindeki ikinci el araçları hızlıca satmak için fiyatları düşürdü. İşte bütün bu sebeplerden dolayı ikinci el araç fiyatları, son 1 yıl içerisinde ilk defa düştü. Yaptığımız piyasa analizlerinde ikinci eldeki bu fiyat düşüşlerinin ortalama yüzde 6 ila 12 arasında olduğunu gözlemledik. 0 kilometre araçlardaki yıl sonu kampanyalarının etkisiyle ikinci el araç fiyatlarındaki bu düşüşün Aralık ayı sonunda kadar kademeli olarak devam edeceğini öngörüyoruz” açıklamasında bulundu.
150 Bin Lira Olan 13 Sıfır Araç Kaldı
Değerlendirmesinde, faizlerin yeniden yükselmesi ve BDDK’nın taşıt kredilerine getirdiği vade düzenlemesinin etkisiyle 0 kilometre araç satışlarının azalacağını da vurgulayan Cardata Genel Müdürü Hüsamettin Yalçın, “0 kilometre araç satışlarında markalar çok çeşitli satış kampanyaları başlattılar. Bu kampanyaların mutlaka satışlara bir etkisi olacaktır ancak fiyatlar hala çok yüksek. En düşük 0 kilometre araç fiyatı şu an 123 bin 900 TL. Öyle ki, pazarda şu an 0 kilometre olarak satılan toplam 1071 binek otomobil arasında 150 bin TL bandında sadece 13 binek otomobil, 200 bin TL bandına ise sadece 81 binek otomobil kaldı. Dolayısıyla Aralık ayında iç pazarın Ekim’deki gibi 94 bin adetleri veya Kasım’daki gibi 80 bin adetleri göreceğini öngörmüyoruz. Ayrıca, BDDK kararları doğrultusunda fiyatı 300 bin TL’nin üzerinde olan taşıt kredilerinde vade sınırının 48 aydan 36 aya, 750 bin TL’nin üzerindeki krediler için de vade sınırının 48 aydan 24 aya çekilmesi ve geçen haftaki faiz artırımı sıfır kilometre satışlarını aşağı yönlü etkileyecektir” diye konuştu.
İşte Kasım’dan Aralık’a İkinci Elde Fiyat Değişimi
Marka Model M. Yılı Kasım 2020 Aralık 2020 Değişim
Volkswagen Jetta 2015 230.000 TL 203.200 TL %11,9
Fiat Egea 2017 132.800 TL 117.300 TL %11,7
Volkswagen Passat 2015 318.200 TL 281.800 TL %11,4
Fiat Linea 2015 105.600 TL 94.500 TL %10,5
Peugeot 301 2018 139.300 TL 125.300 TL %10,1
Volkswagen Passat 2016 334.300 TL 302.600 TL %9,5
Peugeot 301 2017 131.900 TL 119.600 TL %9,3
Volkswagen Polo 2016 180.800 TL 164.300 TL %9,1
Renault Fluence 2015 169.400 TL 154.800 TL %8,6
Volkswagen Golf 2016 230.200 TL 210.600 TL %8,5
Toyota’dan Yeni Yıl Kampanyası
Toyota yeni yılı büyük finans avantajlarıyla dolu bir kampanya ile karşılıyor. Toyota’nın ürün gamında bulunan tüm benzinli ve hibrit binek otomobiller Ocak ayı boyunca Toyota Finans çatısı altında ve anlaşmalı bankalar aracılığıyla 100 bin TL 12 ay vade ve yüzde 0,99 finansman oranı ile satışa sunulacak. Avantajlı finansal seçeneklerin bulunduğu yeni yılın bu ilk kampanyasına; Toyota Corolla 2020 modeller 191.000 TL’den, Corolla 2021 modeller 203.600 TL’den, Corolla Hybrid 2020 modeller 314,700 TL’den, Corolla Hybrid 2021 modeller 329.150 TL’den, Yeni Corolla Hatchback 228,750 TL’den, Yeni Corolla Hatchback Hybrid ise 323,750 TL’den başlayan fiyatlar ile dahil olacak.

Yerli Ürünlerde Uygun Fiyat
Türkiye’de üretilen Toyota C-HR Hybrid 2020 modeller 314.150 TL’den C-HR Hybrid 2021 modeller ise 333.300 TL’den başlayan fiyatlar ile sunulacak. Yeni Yaris 209.200 TL’den, Yeni Yaris Hybrid ise 299.300 TL’den başlayan fiyatlar ile tüm Toyota plazalarındaki yerini alacak. Segmentine adını veren Toyota RAV4 Hybrid’in Flame versiyonu ise 607.850 TL’lik fiyatıyla satışta olacak. Yüzde 0,99’dan başlayan finansman oranları ve her bütçeye göre şekillendirilebilen 24-36 ay arasında değişen vade seçenekleri ile Toyota’nın yeni yıl kampanyasından yararlanmak isteyenler için markası ne olursa olsun eski araçlarını değiştirip yeni bir Toyota almak isteyenlere “takas” imkanı da bulunuyor.
Hyundai Good Design’dan Dört Ödül Birden Kazandı.
Hyundai Motor Company, “2020 GOOD DESIGN” ödüllerinde tam dört ödül birden kazandı. Dünyanın en eski tasarım ödüllerinden biri olarak kabul edilen organizasyon, markanın en gelişmiş iki elektrikli konsepti olan 45 ve Prophecy başta olmak üzere, Yeni Elantra ve ultra hızlı elektrikli araç şarj altyapısı olan Hyundai Hi-Charger’ı ulaşım kategorisinde ödülle taçlandırdı. İlk olarak 2019 Frankfurt Uluslararası Otomobil Fuarı'nda tanıtılan 45 EV konsepti, Hyundai'nin ikonik Pony Coupe modeline bir saygı duruşu olarak nitelendiriliyor. Hyundai 45'in sitilist monokok tarzı, uçaklardan ilham alınarak oluşturulmuş. Bu şık ve modern tasarım, elmas şeklindeki silueti ile tamamlanıyor. Hyundai 45, 2020 Uluslararası Tasarım Mükemmelliği Ödülleri, 2020 Red Dot Design Ödülleri ve 2020 iF Design Ödülü de dahil olmak üzere, dünyaca ünlü diğer tasarım yarışmalarında dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Hyundai'nin yeni alt markası olan IONIQ de ilk özel EV modelini 45 konseptini baz alarak piyasaya sürecek.

Elantra’ya Ödül Yağdı
Hyundai’nin bir diğer EV konsepti olan Prophecy ise vizyoner tasarım özellikleri ile markaya farklı bir bakış açısı getirdi. Sensuous Sportiness yani Duygusal Sportiflik tasarım felsefesinin bir temsilcisi olan bu konsept model, 2020 Red Dot Awards'ın Tasarım Konsepti grubunda "En İyinin En İyisi" ödülünü kazandı ve 2020 Uluslararası Tasarım Mükemmelliği Ödülleri için de finalist seçildi. Bir diğer büyük ödülü ise bu yılın başlarında görücüye çıkan Yeni Elantra aldı. Yedinci nesil Elantra, “Parametric Dynamics” tasarım öğeleri sayesinde fütürist ve yenilikçi bir görünüm ve his sunuyor. Alışılmışın dışında bir aile otomobili görüntüsü sunan otomobil, hem modern hem de sportif çizgileriyle farklı hisleri aynı anda yaşatabiliyor. Hyundai Hi-Charger ise markanın EV sahiplerine sunduğu tamamen yeni bir şarj hizmeti. Bu sistem, 350kW ultra hızlı şarj cihazıyla birlikte elektrikli otomobillerin çok kısa sürede şarj edilmesine olanak sağlıyor. Hyundai Hi-Charger, Good Design’dan aldığı ödülün yanı sıra 2020 Red Dot Tasarım Ödülleri'nde de “Kullanıcı Deneyimi Tasarımı” kategorisinde önemli bir başarı gösterdi. Bu yıl 70’inci yaşını kutlayan GOOD DESIGN ödül organizasyonu, tasarım ve üretimde yenilikleriyle dikkat çeken markaları belirleyerek, satın alım süreçlerinde oldukça önemli bir rol oynuyor.

Euro NCAP’ta Ford Transit Ve Transit Custom’a 2 Ayrı Ödül
Bağımsız otomobil güvenlik ve performans değerlendirme kuruluşu Euro NCAP, ilk kez gerçekleştirdiği aktif güvenlik testinde Avrupa'da satışta olan 19 van modelini değerlendirdi. Test sonucunda Transit altın ödül, Transit Custom ise gümüş ödülü almaya hak kazandı. Euro NCAP, ilk kez düzenlediği yeni aktif güvenlik testi ile araçlara, bisiklet sürücülerine ve yayalara yaklaşırken devreye giren Otonom Acil Frenleme Sistemi (AEB), şerit takip teknolojileri, aktif hız sınırlayıcı ve yolcu takip sistemlerini değerlendirdi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Transit, mevcut aktif güvenlik teknolojileri ile altın ödül alırken, Transit Custom ise gümüş ödül almaya hak kazandı. Euro NCAP ayrıca, Ford’un otonom acil frenleme sistemi (AEB) ile Yaya ve Bisikletli Algılama Özellikli Çarpışma Önleme Yardımcısı ve Çarpışma Önleyici Sistemlerine övgüde bulunarak, sınıfının lideri özellikler olduğunu vurguladı. Yine, Trafik Levha Tanıma Sistemi'nin tüm araçlar içinde en iyi (%100) skoru kaydettiği vurgulanırken, Otonom Acil Frenleme Sistemi'nin (AEB) ise bisiklet sürücülerini mükemmel şekilde koruduğu belirtildi. Euro NCAP, değerlendirmede her bir van’ın aktif güvenlik özelliklerini karşılaştırmak için aynı kriterleri kullandı. Tüm araçlar, gerçeğe en yakın sonuçların alınması için maksimum yük kapasitelerinin yüzde 50'si ile yüklenerek, özel hazırlanan pistte test edildi.
Birçok Özelliğe Sahip
Stresi ve yorgunluğu azaltmaya, çarpışmaların etkisini önlemeye yardımcı olmak amacıyla Çapraz Trafik Uyarı Sistemi destekli Kör Nokta Uyarı Sistemi, uzun yolculukları daha az yorucu ve daha ekonomik hale getiren Adaptif Hız Kontrolü, önünüzdeki yolu sürekli olarak izleyen ve şeritten çıktığınız anda uyararak tekrar şeridinize güvenle yönlendiren Şeritte Kalma ve Şerit Hizalama Yardımcısı, seyir halindeyken aniden önünüze çıkabilecek araç ve yayalara karşı otomatik olarak fren yaparak önden çarpışmaların etkilerini azaltılmasına ve önlenmesine yardımcı olan Yaya Algılama Özellikli Çarpışma Önleyici Akıllı Fren Sistemi gibi lider sürücü destek teknolojileri Transit ile sunuluyor.

Mercedes’in Yazılımı Türkiye’den
Mercedes-Benz’in ana şirketi Daimler AG, 2013 yılında küresel IT stratejisi kapsamında Türkiye’yi bilgi teknolojileri üslerinden biri olarak konumlandırmasının ardından, Hindistan’a paralel olarak Küresel IT Çözümleri Merkezini Türkiye’de açtı. Son 7 yılda sorumluluklarına yenilerini ekleyen merkez, 2021 yılında kurulacak Daimler Mobility Global Tech-Hub, Daimler Mobility AG.’nin kurduğu ilk yazılım geliştirme üssü olacak. Daimler Mobility Global Tech-Hub, Daimler Mobility AG’nin küresel anlamda hizmet verecek dünyadaki ilk teknoloji hub’ı olmanın yanı sıra finansal hizmetler, bankacılık ve sigortacılık alanında birçok lokasyona baştan sona yazılım desteği sağlayacak.
İstihdam Ve Yatırım Merkezi
2013 yılında 38 çalışan ile faaliyetlerine başlayan Küresel IT Çözümleri Merkezi, 7 yılda 10 kat büyüyerek mevcutta tedarikçileri ile beraber 380’in üzerinde çalışanı ile yatırımlarına ara vermeden devam ediyor. Küresel IT Çözümleri Merkezi hem mevcut çalışanlarına kariyer fırsatları sunuyor hem de potansiyel çalışanlarına istihdam olanağı yaratıyor. Bu çerçevede 2021 yılında da Küresel IT Çözümleri Merkezi çatısı altında kurulacak olan Daimler Mobility Global Tech-Hub ekibine yazılım geliştirme alanında uzman çalışanlar katılacak. 2021 sonuna kadar sadece bu alanda 80 kişilik bir yazılım mühendisi ekibinin oluşturulması hedefleniyor. Küresel IT Çözümleri Merkezi, Daimler Mobility Global Tech-Hub ile başlayan istihdam çalışmasını başka alanlarda aldığı projelerle de desteklemeyi hedefliyor. Bu anlamda Merkez’in 2021 yılında SAP, siber güvenlik ve uygulama yaygınlaştırma alanlarında da 30 kişilik istihdam hedefi bulunuyor.
7 Gün 24 Saat Hizmet
Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu Üyesi ve Daimler Küresel IT Çözümleri Merkezi Direktörü Özlem Vidin Engindeniz, bugüne kadar yaptıkları çalışmalar hakkında; “Güçlü iş ortaklıklarımız ve tecrübelerimizle, Daimler bünyesinde Türkiye’den dünyaya 7/24 hizmet sunuyoruz. SAP alanında Daimler AG’nin bir çok lokasyonu için yazılım geliştirmenin yanı sıra sistem desteği ve bakım hizmeti de sunuyoruz. Ortalama 50 bin kullanıcıya destek veren, yılda 42 bin problem çözen, 72 farklı sistem güncellemesi yapan ve 40’tan fazla projeyi başarılı bir şekilde sonuçlandıran bir merkez olarak, kurduğumuz müşteri odaklı ekiplerle ‘önce müşteri memnuniyeti’ anlayışını sürdürüyoruz.” dedi.
İlk Olarak EQS Modelinde Sunulacak Hyperscreen Tanıtıldı
Mercedes-Benz’in MBUX temelli yeni ekran teknolojisinde yeni donanımlar ilk olarak EQS modelinde sunulmaya başlanıyor. 141 santimetre genişliğinde, kavisli tek bir ekran şeridinden oluşan MBUX Hyperscreen, yolcuların 2,432.11 cm2 ekran alanından yararlanabilmesine olanak sağlıyor. Görsel olarak son derece etkileyici, kullanımı son derece kolay ve öğrenmeye son derece istekli yapısıyla yeni MBUX Hyperscreen, EQS’in öne çıkan en önemli özelliklerden biri. Tamamen elektrikli EQS’in iç tasarımını domine eden devasa boyutta kavisli ekran, soldan sağa iki A sütunu arasını neredeyse tamamen dolduruyor. Ekran, sadece boyutuyla değil aynı zamanda kalitesi ve detaycı tasarımıyla da hayranlık uyandırıyor. MBUX Hyperscreen ekranının estetik ve ileri teknolojik görünümünü yapay zeka (AI) tamamlıyor. Öğrenme yeteneğine sahip yapay zeka (AI) yazılımı ile ekran ve sistemin çalışma konsepti, kullanıcısına uyum sağlıyor ve çok sayıda bilgi-eğlence, konfor ve araç işlevi için kişiselleştirilmiş önerilerde bulunuyor. Bu sayede “Sıfır Katman” adı verilen çözüm sayesinde kullanıcının alt menüler arasında gezinmesine veya sesli komutlar vermesine gerek kalmıyor. En önemli uygulamalar durum ve içeriğe bağlı olarak her zaman en üstte sunuluyor. EQS, söz konusu çözüm sayesinde kumanda karmaşasını da ortadan kaldırıyor. Üstelik MBUX Hyperscreen sadece sürücünün değil, aynı zamanda yolcunun da hayatını kolaylaştıran bir yardımcı olarak devreye giriyor. Ön yolcuya, kendine ait bir ekran ve kullanım alanı sunuluyor.
Canlı Renk Seçenekleri
Son derece parlak bir görüntü için orta ekranda ve yolcu ekranında OLED teknolojisi kullanılıyor. Bu bölümde her bir görüntü noktası bağımsız olarak aydınlatılıyor. Kullanılmayan görüntü pikselleri kapalı kalarak koyu siyah görüntü sağlıyorlar. Aktif OLED pikselleri ise renkleri yüksek parlaklık ile yayılıyor ve yüksek kontrast değerleri sağlıyor. Böylece görüş açısı ve aydınlatma koşullarından bağımsız olarak her zaman net bir görüntü elde ediliyor. Söz konusu görüntü teknolojisi son derece canlı ve etkileyici bir görüntüyü beraberinde getiriyor. Baştan sona tüm grafikler, yeni bir mavi/turuncu renk şemasıyla oluşturuluyor. İki adet yuvarlak göstergeden oluşan klasik gösterge paneli görünümü yeniden yorumlanıyor. Özel bağlantı noktalarına sahip net ve pürüzsüz ekran tasarımı sayesinde MBUX Hyperscreen, sezgisel ve kullanımı kolay bir yapı sunuyor. EV (Elektrikli Araç) moduna ait görüntü stili buna bir örnek. Hızlanma veya enerji geri kazanımı gibi elektrikli sürüşe ait önemli fonksiyonlar, hareketli parantezlerle canlandırılıyor ve böylece daha anlaşılabilir bir bilgi akışı sağlanıyor. Mercek şeklindeki bir nesne, bu parantezler arasında hareket ederek yerçekimini takip ediyor ve böylece G-Force kuvvetlerini gerçekçi bir şekilde canlandırıyor.
Kullanıcıya Özel Uygulama
Aşağıda kullanıcıya yönelik dört farklı kullanım önerisi bulunuyor. Kullanıcı, ilgili öneriyi tek bir tıklama ile kabul edebiliyor veya reddedebiliyor:
• Örneğin kullanıcı Salı akşamları eve giderken her zaman belirli bir arkadaşını arama alışkanlığına sahipse, haftanın o günü ve günün o saatinde ilgili bir arama yapma önerisi geliyor. Sisteme kayıtlı olması halinde kişisel bilgilerin bulunduğu bir kartvizit görünüyor ve görüntüsü beliriyor. Tüm MBUX önerileri kullanıcının profiliyle bağlantılı olarak sunuluyor. Örneğin EQS’i Salı gecesi bir başkası kullanıyorsa ilgili öneri yapılmıyor. Bunun yerine, o anki kullanıcının tercihlerine uygun bir öneri sunuluyor.
• EQS sürücüsü, kış aylarında “Hot Stone” masaj işlevini düzenli olarak kullanıyorsa, sistem kış sıcaklıklarında konfor işlevini öğreniyor ve otomatik olarak öneriyor.
• Ya da kullanıcı direksiyon ısıtması veya koltuk için diğer yüzeylerin ısıtması gibi özellikleri düzenli olarak açıyor ise, sistem kullanıcının koltuk ısıtması düğmesine basmasıyla kullanıcıya ilgili öneriyi sunuyor.
• Daha fazla yerden yükseklik sağlamak için EQS yükseltilebiliyor. Bu, dik garaj girişleri için son derece pratik bir özellik. MBUX, kullanıcının “Araç Yükseltme” işlevini kullandığı GPS konumunu hafızasına alıyor. Araç, ilgili GPS konumuna tekrar yaklaştığında MBUX, EQS’i yükseltmeyi öneriyor.

KIA’dan 2021’e Özel Yeni Fırsatlar
Anadolu Grubu şirketlerinden Çelik Motor’un markası KIA, yeni yıla özel fırsatlarıyla araç sahibi olmak isteyenleri ocak ayında 24 aya varan 0,99 faiz avantajıyla desteklemeye devam ediyor. KIA, ocak ayına özel Sportage, XCeed, Ceed DSL (dizel) ve Niro modellerinde 100 bin TL’ye 24 ay yüzde 0,99 faiz avantajı; Picanto, Rio, Stonic ve Ceed GSL (benzinli) modellerinde ise 50 bin TL’ye 18 ay yüzde 0,99 faiz fırsatı sunuyor. KOBİ’lerin vazgeçilmezi Bongo ise 50 bin TL’ye yüzde 0 faiz ve 12 ay taksit avantajıyla sahiplerini bekliyor. KIA, 2021 yılında da fırsatlarına hız kesmeden devam ediyor. Yeni yıla yeni bir araçla başlamak isteyen otomobilseverler için KIA binek modellerinde 100 bin TL’ye yüzde 0,99 faiz ve 24 ay kredi imkânı sunuyor. Markanın hafif ticari araç modeli Bongo ise 50 bin TL’ye 12 ay boyunca yüzde 0 faiz fırsatı ile farklı kullanım alanlarında ticarette fark yaratmak isteyenlerin yükünü hafifletiyor. SUV segmentinin iddialı modellerinden KIA Sportage, yeni yılda SUV sahibi olmak isteyenleri bekliyor. Performans, konfor ve yakıt tasarrufunu bir arada sunan C sınıfının iddialı SUV modeli Sportage, ocak ayına özel 100 bin TL’ye 24 ay yüzde 0,99 faiz fırsatıyla yeni bir otomobil satın almak isteyenleri bekliyor. SUV konforunu hatchback sportifliği ve sürüş özellikleriyle bir araya getiren XCeed, düşük yakıt tüketimiyle rekor sahibi olan ve hibrit SUV sınıfında tasarımıyla dikkat çeken Niro, ocak ayına özel 100 bin TL’ye 24 ay yüzde 0,99 faiz fırsatıyla SUV sahibi olmak isteyenlere avantajlar sunuyor.
Faiz Avantajları Var
C segmentinin önde gelen modeli olan Ceed, benzinli ve dizel versiyonuna uygun faiz ve vade seçenekleriyle yeni bir otomobil sahibi olmak isteyenleri cazip fırsatlarla karşılıyor. Ocak ayına özel dizel motorlu Ceed 100 bin TL’ye 24 ay yüzde 0,99 faiz fırsatıyla yeni sahiplerini beklerken, benzinli Ceed ise 50 bin TL’ye 18 ay yüzde 0,99 faiz avantajıyla otomobilseverlerin gözdesi olmaya devam ediyor. Dinamik tasarımı, sportif özelliği ve sınıfının ötesindeki iç hacmiyle segmentinin lideri olan Picanto, tasarım ve performansıyla B segmentinde ezberleri bozan Rio ve Reddot, iF gibi tasarım ödülleri sahibi olan Stonic modelleri ise 50 bin TL’ye 18 ay yüzde 0,99 faiz fırsatı sunarak yeni yıla yeni bir başlangıç yapmak isteyenlere kaçırılmaz fırsatlar sunuyor.
Audi e-tron GT, Sanal Gerçeklik ve 3D tarayıcı Üretiliyor
Audi’nin elektrikli otomobili e-tron GT, markanın üretim planı tamamen sanal ortamda ve fiziksel hiçbir prototip kullanılmadan gerçekleştirdiği ilk model oldu. Audi, sanal ortamda planlama yapmak ve üretim hattı oluşturmak için Sanal Gerçeklik (VR) yazılımı geliştirdi. 3D tarama, yapay zekâ ve otomatik öğrenmeden faydalanan Audi Neckarsulm’daki 250 bin metre karelik üretim sahasını dijitale aktardı. Çalışanların görevleri ve çalışmaları sırasında karşılaşabilecekleri sorunlara ilişkin tüm sorular, Audi e-tron GT’nin üretim planlama sürecinde tamamen sanal ortamda yanıtlandı. Bütün adımlar sanal gerçeklik vasıtasıyla dijital ortamda test edildi. Üretim alanında yer alan her bir ayrıntı eksiksiz şekilde modellendi ve ölçeklendirildi. Özel donanımlara ve yazılımlara sahip olan 3D tarayıcılar, bütün ekipman, araçlar ve raflarıyla birlikte üretim tesisinin sanal bir kopyasını yarattı.
3D Tarayıcılar Kullanılıyor
Üretim tesisini modellemek için bir tarayıcı donanım bulunuyor. Aşağı yukarı 2 metre uzunluğunda ve çalışanların mekânda hareket ettirebilmesi için dört tekerlek üzerine monte edilmiş olan bu donanım üzerinde bir LiDAR (Işık Saptama ve Mesafe Tayini) ünitesi, ekstra üç tarayıcı, ayrıca bir de kamera yer alıyor. Bir mekânı tararken iki süreç aynı anda yürütülüyor: Geniş açılı kamera mekânın fotoğrafını çekerken, lazerler onu titizlikle ölçüyor ve çevrenin üç boyutlu nokta bulutunu üretiyor. Neckarsulm’daki 250 bin metrekarelik üretim alanı bu teknoloji sayesinde tarandı. Noktaların, görüntülerin, verinin üretilmesi ve onları mevcut planlama sistemlerinde kullanılmak üzere hazır hale getirilmesi de Audi’nin geliştirdiği yapay zekâ ve otomatik öğrenme temelli bir yazılımla sağlandı. Fotoğraflar üç boyutlu, foto-gerçekçi bir mekân oluşturacak şekilde birleştirildi. Alandaki makine, raf ve sistemler gibi bütün nesneleri otomatik olarak tanıyan yazılım, her taramada otomatik olarak nesneleri ayırt ediyor ve daha da kesin bir biçimde sınıflandırıyor. Örneğin, sistem rafla çelik kirişi birbirinden ayırt ediyor. Rafın konumu programda daha sonra değiştirilip sanal mekânda yeniden konumlandırılabiliyor. Audi e-tron GT, montaj süreçlerinin yanı sıra lojistik süreçlerin de tamamen sanal olarak hiçbir fiziksel prototip kullanmaksızın test edildiği markanın ilk otomobili. Bunu gerçekleştirebilmek için otomobil verisinin, malzeme yükleme sürecinin, ekipmanın, aletlerin ve planlama süreçlerinin sanal bir modeli oluşturuldu. Oluşturulan bu dijital modele, Audi’de gerçekleştirilen sanal gerçeklik çözümü ve dijital modelleme sayesinde, dünyanın dört bir yanındaki çalışanlar ulaşabiliyor ve dijital işçileri izleyebiliyor. Planlanan tüm süreçler deneyimleyerek optimize edebiliyor.

Elektrikli Silence Türkiye’de
Dünyanın önde gelen motosiklet markalarını ülkemizde başarıyla temsil eden ve Doğan Holding çatısı altında faaliyet gösteren Doğan Trend Otomotiv, elektrikli mobilite alanında dünyadaki önemli temsilci Silence markasının Türkiye’deki tek yetkili distribütörü oldu. 2011 yılında, motosikletin Avrupa’daki en büyük pazarlarından biri olan İspanya Barselona’da, geleceğin elektrikte olacağı vizyonu ile kurulan Silence, Avrupa’da büyük bir hızla yayılıyor. Yeni yılda Türkiye’de de satışa sunulacak olan Silence, hem bireysel hem de ticari kullanıma uygun modelleri ile sadece elektrikli motosiklet üretimine odaklanan yayılma stratejisiyle dikkat çekiyor.
Doğan Güvencesiyle Satışa Çıktı
Dünyanın önde gelen şehirlerinde kendine özel mağazaları ile farklılaşan ve elektrikli motosiklet dünyasına premium dokunuşu getiren marka, Türkiye’de seçkin lokasyonlarda ve internet üzerinden sahipleriyle buluşmaya hazırlanıyor. Doğan Trend Otomotiv aracılığıyla üç modeli ile Türkiye’de satışa sunulacak Silence; kişisel şehir içi ulaşım için S01 modeli ile ön plana çıkarken, S02 modelinin iki ayrı versiyonu hem bireysel ulaşım hem de dağıtım sektöründe kullanıma uygun tasarımıyla 2021 yılı Ocak ayında sahipleriyle buluşacak.






