Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

11 Kasım 2017

Öykü

Özgü Çömezoğlu • Görünmeyen

Özgü Çömezoğlu

Paylaş

22

0


Derin bir nefes aldı kadın, bırakırken, “Yarın başlıyor,” diye mırıldandı. Pencerenin önünde durmuş, anaforlar yaparak hızla akan kahverengi nehre bakıyordu. Çantasından çıkardığı küçük takvime göz attı, “Bbugün üçüncü gün,” dedi. Geniş otel odasında yalnızdı. Yatağın karşısında minibarla birleştirilmiş bir tuvalet masası, önünde duvara bitişik ayna, üstünde sabitlenmiş televizyon vardı. Odanın öbür köşesine yuvarlak bir masayla iki de sandalye yerleştirilmişti. Puslu havaya rağmen oda ışık alıyordu. “Yarın başlıyor,” dedi yine. İki aylık eğitim programı için üç gün hazırlık süresi bitti. Bugün son eksiklerimi tamamlamalıyım. Kendine bir kahve yaptı, içerken elbise dolabına göz gezdirdi. Eğitim için getirdiği gömleklerin ve eteklerin arasından kot pantolonunu çıkardı. Üstüne bol, uzunca rahat bir kazak geçirdi. Saçlarını tepeden topladı. Kısa kahverengi montunu aldı, spor ayakkabılarını giyip çıktı. İşyerinden ayarlanan otel büyük iki bloğu, garajı ve önündeki bahçesiyle geniş bir alanı kaplıyordu. Etraftaki mahallelerden uzak olmasa da onlarla bütünleşmiş de değildi. Az ileride bir market, eczane, köşede tek tük müşterisi olan atıştırmalık dükkanı vardı. Nehir kenarındaki yolu takip ederek çarşı yönünde yürümeye başladı. Marketin kapısının yanında yatan dilencinin yanından tedirgin adımlarla geçti. Çevre ne kadar tekin hâlâ anlayamamıştı, neredeyse iki köşeden birinde ya dilenci ya da bir evsiz çıkıyordu insanın karşısına. Nehir boyunu takip ederek yürümeye devam etti. Aşağıda suyun kenarında biriken çamur etrafa belli belirsiz yosun kokusu yayıyordu. Bu nehirde balık yaşar mıydı? Kahverengi girdaplı suda? Dibi görünmüyor, berrak olsa ne var ne yok anlaşılırdı. Bunda olsa olsa kurbağa vardır, diye geçirdi aklından. Zerrecikler halinde yağan yağmur ıslatmaya yetmiyordu ama tümüyle gökyüzünü kaplayan bir grilik vardı. Soğuğa rağmen koşuya çıkmış insanlar geçti yanından. Çarşıya doğru sapınca ortalık biraz kalabalıklaşmaya başladı. Bir yandan çevresini gözlemliyordu. Karşı kaldırımda başları önde hızlı hızlı yürüyen gençler, omuzlarında çantalarıyla geçen adamlar vardı. Annelerinin elinden tutan, soğukla yanakları kızarmış çocuklar.   Adam holdeki duvar saatine baktı, henüz erken sayılırdı ama evde vakit öldürmektense dışarıda oyalanma fikri ağır bastı. Babası mutfakta kendine kahve hazırlıyordu. Panjurları yarı indirilmiş eve sinen sabah sersemliği dağılmamıştı. Salondan açık televizyonun sesi geliyordu, oraya gitti. Masadaki akşamdan kalmış bira şişeleri ve cips kasesine baktı "ben yapmasam kim toplayacak buraları" dedi kendi kendine, mutfakta tekerlekli sandalyede oturan babasına bakarak. Geri çekilip bıraktı, "amaan kadın toplar işte" diye mırıldandı. Biraz oturup haberlere kulak kabarttı, kalkıp evin içinde dolandı. Çok geçmeden kapı çaldı, yardımcı kadını içeri aldıktan sonra kabanını giydi, sırt çantasını aldı. Babasına seslenip çok geç kalmayacağını haber verdi, çıktı. Oturduğu apartman çarşıya varan uzunca sokaklardan birindeydi. Nehir kenarındaki yolu takip ederken spor mağazalarının vitrinlerine göz gezdirdi. Amaçsızca oyalanmaya kendini kaptırmıştı ki geç kalacağı aklına geldi. Koluna baktı, saatini takmamıştı. Yağmur çiseliyordu, artık gitmeliydi. Saati birinden öğrenebilsem. Şurada aylak aylak nehire bakan kadıncağız cevap verir. Herkes kendini koşuşturmaya kaptırmış.   Karşıdaki sarışın uzun saçlı adam bana doğru mu geliyor, diye mırıldandı kadın. Evet, ağır adımlarla, yaylanarak bana yaklaşıyor. Kendi kendine konuşuyor. Kılıksız, omuzlarına inen bir tutam saçı var, o da yağmurla boynuna yapışmış. Kamburlaştırdığı sırtında soluk kahverengi kabanı buruş buruş. Kot pantolonunun da diz yerleri çıkmış. Evet, bu tarafa bakıyor. Kimbilir ne isteyecek, belki sigara, belki otobüs için bozukluk. Farketmemişim gibi başka yerlere baksam. Bulaşmasa bana bari, ne sevimsiz şey. “Pardon, bir şey sorabilir miyim.” Cevap versem uzayacak bu muhabbet. En iyisi anlamamış gibi yapıp sıyrılmak. “Anlamıyorum sizi,” dedi kadın kendi dilinde. Bir an duraksadı, sabit bakışlarını adama dikti. Adamın tepkisini ölçüyor, yeni bir cevap vermek için hazırlanıyordu. Hiçbir şey demediğini ve yürümeyi sürdürdüğünü görünce tuttuğu nefesi bıraktı. Sağa sola bakındı, adımlarını fazla hızlandırmadan oradan ayrıldı. Adam başını salladı, yoluna devam etti. Nehir kenarındaki kafelere doğru ilerlerken kulaklıktan dinlediği şarkıya mırıldanarak eşlik etmeyi sürdürüyordu. Az önce konuşmaya çalıştığı kadın geçti aklından. Nereden bileyim yabancı olduğunu. Niye sıçradıysa ben yanına yaklaştığımda. Resmen zıplayacaktı, adımını hemen geriye attı. Ama bana bakıyordu, geldiğimi görmüştü. Gözleri karanlıkta aniden yakılmış birer ampul gibi birden açıldı, yüzü ifadesizleşti. Dil bilmediği için ben onunla konuşunca çekinmiş olmalı. Zavallı, belki de türlü zorluklardan geçerek tutunmaya çalışacak buralarda. Bir işe girmesi, geçinmesi, çalışması bu ürkeklikle, bilgisizliğiyle ne zor. Etrafını keşfetmeye çalışan gariban bir kadıncağızın yüreğini ağzına getirdim. Neyse, kafede şu istatistik sonuçlarını konuşmak için çocuklarla buluşacağım saati çok geçirmemiş olsam bari. Mekâna girer girmez iş arkadaşlarını gördü adam, yanlarına doğru ilerledi. Ondan önce gelmişler, bilgisayarlarını açmışlar, birbirlerine bir takım grafikler gösteriyorlardı. O da oturur oturmaz kendi bilgisayarını çıkardı, masaya dosyalarını yerleştirdi ve öbürleriyle beraber işine koyuldu.
YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Ezgi Polat: "Susarak anlaşabilmek ilet..Semih Gümüş
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

A. Arvanitis

29 Ağustos 2025

Çalışma Ortamında Yaşanan Tükenmişlik ..

Bireylerin zihinsel olarak aşırı yorgun olduğu durumlarda toplumsal planda yaşanan adaletsizlikler kişileri aşırı uçlara sürükleyebiliyor.26 Yaşındaki Ivy League mezunu Luigi Mangione, United Healthcare CEO’su Brian Thompson’ı öldürmek..

Devamı..

Sipariş Yazı

Mehveş Bingöllü

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024