Rodin matkap, çekiç, keski alıp taş yontan bir heykeltıraş değil. Aynı zamanda araştıran ve tasarlayan bir yazar.
Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bahçesinde bulunan Düşünen Adam heykeli meşhurdur. Fransız heykeltıraş Auguste Rodin’in 1906’da tamamladığı heykelin bu kopyasının hikâyesi de ilginç. 1953’te heykelin fotoğrafını bir dergide gören başhekim Fahri Celal Göktulga’nın talebi üzerine hastanede yatan heykeltıraş Kemal Künmat heykele başlar ama heykelin bitmesine yakın 40 bin lira istediği için eserin tamamlanması başka bir hastaya, Yüzbaşı Mehmet Pişdar’a kalır.
Dünyanın beş kıtasında onlarca yerde kopyaları bulunan bu heykelin yaratıcısı Rodin muhtemelen yakın zamanların en tanınan heykeltıraşı. Ama klasik bir heykeltıraş olmaktan da çok uzakta. Çünkü kendisi matkap, çekiç, keski alıp taş yontan bir heykeltıraş değil. Bunlar, yanında çalışanlara ait işler. Rodin aynı zamanda araştıran ve tasarlayan bir yazar.
Edebiyatla ilişkisi sadece zamanının en önemli yazarlarında yarattığı ilgi ve tutkuyla sınırlı değildir. Balzac, Hugo, Baudelaire gibi büyük edebiyatçıların heykellerini yapar, bunlar her zaman büyük olay yaratan hatta reddedilen sansasyonel heykellerdir. Biri sanat teorisi, öteki dini eserler (Fransa’nın Katedralleri) üzerine iki kitap yazmıştır. Yazışmaları da edebiyatçı kimliğini yansıtır.
Sanatçıya adanan antoloji, Une pensée pour Rodin, edebiyatçıların Rodin’e duydukları ilgiye yakından tanıklık ediyor. Edwart Vignot ve Catherine Chevillot’ya ait bu kitapta Anatole France’dan Emile Zola’ya, Jean Cocteau’dan Rainer Maria Rilke’ye kadar çok sayıda yazarın Rodin hakkında yazdıklarını okuyabiliyoruz. 1905’te sekiz ay boyunca Rodin’in sekreterliğini yapan Rilke’nin heykeltıraşa adadığı Auguste Rodin (1919) adlı bir eseri de var.
Rodin’in ölümünün yüzüncü yılı onuruna, etkisi bugün hâlâ süren sanatçıyı anmak için Paris’te iki büyük sergi düzenleniyor. Bunlardan birincisi Rodin’in eserlerinin izini süren Grand Palais’deki sergi. İkincisi Rodin Müzesi’nde. Bu müzenin bahçesinde, Düşünen Adam’ın orijinalinin ayakucunda Rodin’in mezarı uzanıyor.
Bakırköy’e neden bu heykelin dikildiğini soran gazetecilere başhekim yardımcısı Faruk Bayülkem’in gülerek, “Hastane dışındakilerin durumu içerdekilerden daha kötü. Bu heykel onların durumu ne olacak diye düşünüyor,” dediği söylenir. Paris’teki Düşünen Adam acaba ne düşünüyor?






