Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

11 Haziran 2022

Öykü

Sevde

Mehtap Sağocak

Paylaş

3

0


“Kör olası çocuk, yine mi! Üstünden başından geçtim, ne masa kalmış, ne örtü. Sanatçı kesildin başıma mübarek… Çekil gözüm görmesin, yettin artık!”  Kadının kulak tırmalayan tiz sesini duymasıyla yerinden hoplayan çocuk, boyalarını, defterini kaptığı gibi ortalıktan sıvıştı. Beş yaşındaydı. Kardeşi, arkadaşı, odası, oyuncağı yoktu. Bir de annesi yoktu Sevde’nin. Akşamdan akşama, işten eve geldiğinde başını okşayan sessiz ve solgun benizli bir babası ve resim yapmasına kızan bir üvey anası vardı. Çocuğun en büyük sevinci Almanya’daki amcasının ona getirdiği yirmi dört renkli pastel boya olmuştu.

Sokağa kaçtı ufak kız. Elleri, yüzü ve elbisesi boyalı halde mahallenin sokaklarına daldı. Kedi yavrularını sevdi, ağaç diplerinde biten yabani hindibaları koparıp üfledi, bulduğu bir taşı sektirip, oynadı. Esnaf bu yetim çocuğu korur kollardı. O ne şekercideki bonbonlara ne de tuhafiyecideki renkli tokalara ilgi gösterirdi; doğruca yan sokaktaki kırtasiyeye girer, boyama kitaplarını, renkli kalemleri incelemeye dalardı.

Üvey annesi eve gelen misafirlere Sevde’nin yaptığı resimleri gösterir, “Doğuştan yetenekli bizim kız” diyerek yalandan övünürdü. Kafası kızdığında ise ortalıkta gördüğü kâğıtları yırtıp atardı. Sevde ağlamazdı. Güldüğü, şaşırdığı, ya da sıkıldığı da görülmezdi ya. Sadece her fırsatta resim yapmayı ister, resim yapmayı severdi.

Amcasıyla yengesine kulak misafiri olmuştu bir sefer. Onu uyuyor sanmışlar, fısır fısır konuşmuşlardı: “Kadersiz adammış ağabeyim. Gül gibiydi, melek gibiydi rahmetli yengem. Sevde’sine doyamadan gencecikten gitti zavallım.”

“Ya bu kadına ne demeli. Adamı sindirmiş, çocuğu da horlayıp duruyor. Ne sevgi, ne şefkat… Yazık vallahi.”

“Ağabeyim ne yapsın, bebekle bir başına kalınca, ilk önüne çıkanla evlendi işte. Geçim derdi belini bükmüş zaten, hiç iyi görmedim halini.”

“Esas Sevde’ye üzülüyorum ben. Zavallı çocuk! Yalnız, suskun, içine kapalı… Yavrucak nasıl da sevindi boyalara…”

Sevde, kardeşi doğduğunda ayırtına vardı duyduklarının. Annesi tarafından kucaklanan, emzirilen, ninniler söylenerek öpülüp okşanan o beyaz kundaklı bebeği, kapı aralığından gizlice izlediğinde…

Bebek, yaşına varmamıştı ki, baba öldü ansızın. Amcasının elinden tutup götürüldüğü mezarlıkta, kara toprakla, beyaz taş arasında sıkıştı kaldı Sevde. Bebek hep ağlarken, o hepten sustu. Ama şunları duydu: “Ben küçücük bebemle ne yaparım? Babamgillere köye gideceğim çaresiz, ama kızı götüremem. Babam bizi zor kabul ediyor, bir boğaz daha istemez. Kuruma vereceğim mecbur. Gerekeni yaptım, yarın gelip alacaklar.”

Sevde, kurumun ne olduğunu bilmiyordu ama uykusunu kaçıran bir sezgiyle resim yaptı tüm gece, rüyaların yerine.

Sabah uyanan kadın, Sevde’yi kapının dibinde yere çömelmiş beklerken buldu. Hırkasını yanlış iliklemiş, kurdelesi yamuk, yumrukları sıkılıydı. “Ne o kız? Sabah sabah ne bu hâl, uyumadın mı sen?” demeye kalmadan, odayı fark etti. Mavi gökyüzünde uçan iri kuşlar, dolgun beyaz bulutlar, yemyeşil dağların ardından doğan güneş, bacası tüten ev, çiçekli yol, el ele oynayan çocuklar ve uzun saçlı, melek kanatlı kadınlar… Boyu erdiğince, boyası yettiğince odanın duvarını resimlerle donatmıştı küçük kız.

Zil çaldı. Sevde kalktı çömeldiği yerden, açtı kapıyı. Karşısındaki yabancı kadının şaşkın bakışlarına aldırmadan dışarı çıktı, bahçeye açılan kapının önünde durdu. Gökyüzünde gri bulutlar toplanıyor, rüzgâr ağaçların dallarının arasından uğulduyordu. Ardındaki konuşmaları duymadı, seslendiler, dönüp bakmadı, bekledi sessizce.

Sonra elini uzattı yabancı kadın. “Hadi bakalım küçük kız, tut elimi gidelim.” Sevde, bir kadına kaldırdı kömür karası bakışlarını, sonra da yumruklarını açıp, boyalı ellerine baktı. Usulca soktu hırkasının ceplerine ve kadının yanı sıra yürüdü gitti.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Edebi Sonsuz: AlefMaurice Blanchot
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Özge Kılıçoğlu

19 Mayıs 2026

Booker İtibar mı Kaybediyor?

Jüri başkanı Roddy Doyle 153 başvurudan sadece 31’inin ciddi bir tartışmaya değer olduğunu söyleyerek birçok başvurunun “kalitesizliği”ni eleştirmişti.Sürekli takip ettiğim ve merakla beklediğim edebiyat ödüllerinden olan Booker ve Uluslararası Booker’a inancım 2025’te bi..

Devamı..

Cassandra: Çırpınış

Özlem Kaplan

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024