Soğuk ve Temiz: Defne ve Medusa'nın Hikâyesi
28 Eylül 2017 Edebiyat Kültür Sanat Kitap

Soğuk ve Temiz: Defne ve Medusa'nın Hikâyesi


Twitter'da Paylaş
0

Melike Uzun'un Defne'sinin hikâyesine, kadının tarih boyunca değişmeyen hikâyesi ve mücadelesinin bir özeti diyebiliriz.
Takyedin Çiftsüren
Soğuk ve Temiz, Asi nehrinin kıyısındaki kentte yaşayan (Hatay), o dönem liseli olan Defne'nin uyuşuk ve iç sıkıntılı haliyle bize açılır. Defne bu iç sıkıntısını yüzündeki sivilceleri patlatarak giderir. Ancak sivilceler bitince iç sıkıntısı kaldığı yerden büyüme başlar. Defne daha lisedeyken tam bir "erkek" olarak yetiştirilen İlyas'ın gölgesini, küfürlerini ve erkek halini bedeninde hisseder. Ancak buna pabuç bırakacak biri değildir Defne. Bir gün İlyas'ın karşısında durup kendi evinin önünden yakalayıp yanına aldığı yılanı İlyas'ın boynuna uzattır. Yılan hemen gideceği yeri bulur. Defne'nin bir şekilde kendi başının çaresine bakabileceğini bu anda hissettirir anlatıcı. Defne bu olaydan sonra hep bir tıs sesini duyacaktır. Bazen kendi içinden bazen başkalarınınkinden geldiğini hissedecektir. Bir gün kendi evinin önünü temizlerken İlyas'ın bakışlarını hisseder. İlyas daha sonra ailesini gönderip Defne'yi isteyecektir. İlyas'la evlenir. İlk gece akan kanla yılan sesini daha bir hisseder. Ayrıntılı bilmesek de Defne'nin hayatının çok kötü olduğunu anlarız. Eşyadan uzak, doğaya yakın olan Defne, sulayıp büyüttüğü mantarlarla eşi İlyas'tan kurtulur. İlyas'ın kırkında oğlu Deniz'le iş bulmanın kolay olduğu yere gider. Anlatıda bu şehrin ismi her ne kadar anılmıyorsa da bir zamanlar birçok deresi olan o yerin, aslında İstanbul olduğunu tahmin ederiz. Aslında neresi olduğunun da pek anlamı yoktur. Burada iş bulur Defne, bir AVM'de garson olarak çalışır. Oğlunu bu şehirde kaybeder. Fatih'le burada tanışır. Melike Uzun'un Soğuk ve Temiz adlı romanın alt yapısında iki mitolojik hikâye yer alır. Birinci hikâye Daphne (Defne) mitosu iken diğeri Medusa mitosudur. Birincisi kendini istemediği hayata zorlayana karşı artık elinden gelen hiçbir kalmadığını düşündüğünde doğaya sığınandır, öbürü güzelliği başına bela edilendir (olan değil, ikisi farklı şey). Bu kadın, bütün bunların sonunda baktığı her şeyi taşa çevirendir. Defne kimi zaman Daphne'dir kimi zaman Medusa. Hikâyeler iç içe geçse de İlyas'la evli olduğu dönemde genel olarak Daphne'dir, İlyas'a benzeyen Fatih'li günlerdeyse daha çok Medusa. Ancak tam olarak ne birincidir ne de ikincisi. İkisini de içinde barındırdığı özellikle final sahnesinde daha net görürüz. Kendisi ağaca dönüşmeden iyi bir "seks" yapmak arzusuyla üstüne atlayan Fatih'i, başından çıkan yılanlarla, tıpkı Medusa'nın yaptığı gibi, taşa çevirir. Kendisiyse ağaç olur: Daphne, yani Defne. Var oluşu tam olarak burada tamamlanır. Medus'a mitosunda olduğu gibi burada da bir ayna hikâyenin başından sonuna kadar bir şekilde görünür. Sonra Medusa'yı öldürmek için Perseus'a verilen orak da farklı bir görev üstlenir. Zılan adlı kadın tarafından Defne'ye verilen şey, kanımca bu orağın farklı temsili ve farklı ele geçmiş halidir. Soğuk ve Temiz'de ana karakter Defne'dir. Ancak tam olarak bir kahraman değildir. Defne siliktir. Yine tam olarak bir antikahraman olduğunu söylemek de pek mümkün değil. Hikâyede bir başka önemli bölüm başkalaşımdır. Kahramanın kurtuluşu başka bir nesneye dönüşmekte bulduğu kısım. Daha önce Gogol'un Palto'su dolayısıyla yazdığım yazıda bundan bahsettiydim. Jale Parla'nın söylediklerinden yola çıkarsak, Defne'nin tamamen sıkıştığı anda bulduğu çözüm yoludur bu başkalaşım. Bu sıkışmışlık, işten, geçmişten ve erk'ten ileri gelir. Yani iktidardan. Zaten hikâyenin başından sonuna kadar bir erk ve erke karşı duruş kendini hissettiriyor. Kimi zaman karşı durarak kimi zaman görmezden gelerek. Bu erk sadece erkeklerde değil, erkeklerden daha erk olan kadınların davranışında da hissediliyor. Özellikle Defne'nin kaynanasının davranış ve konuşmalarında. Defne'nin bu erke karşı duruşunu iki yerde daha iyi hissederiz. Birincisini eşi İlyas'ın Defne'nin istemediği ilişkiye onu zorlamaya çalıştığı anda görürüz. O kendisini savunur. Diğerini de Deniz'e anlattığı masalda geçen güzeli kendisiyle özdeşleştirdiği sahnede. Erkek ve eril dille derdi olduğunu önceden bildiğimiz Melike Uzun'un Defne'sinin hikâyesine, kadının tarih boyunca değişmeyen hikâyesi ve mücadelesinin bir özeti diyebiliriz.

Twitter'da Paylaş
0

YORUMLAR


İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR