Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

6 Nisan 2020

Kültür Sanat

Ücretsiz Bibliyoterapi

Nezihe Altuğ

Paylaş

3

0


Kaos Çocuk Parkı Sanat-Edebiyat Kolektifi

İçinde yaşadığımız koşullar çoğu zaman bizi çıkmazlara sürükleyebiliyor. Dünyanın her köşesinde çalkantılar, siyasi mücadeleler, paylaşım savaşları, ekonomik krizler, doğal felaketler, bulaşıcı hastalıklar yaşanıyor. Tüm bunlara rağmen, yaşamımızı kurabildiğimiz ölçüde kurmaya gayret ediyoruz, orta halli bir yaşam için ısrar ediyoruz, en azından imkân bulabilen bir çoğunluk olarak… Her ne kadar eninde sonunda olası felaketlerden birinde biz de rol alacak olsak bile, elimizden geldiğince her şey normalmiş gibi yapmaya devam ediyoruz.

Mesela kitaplar yayınlıyoruz hâlâ. Okuduğumuz kitapların bazılarında dünyanın boz halleri anlatılıyor, pembe halleri yerine. Ancak öyle bir anlatılıyor ki o boz ya da kara haller, o çoraklıklar, o şiddet tıpkı bir masal dinleyen çocuk gibi büyüleniyoruz okuduklarımızdan. Keder vereci olayların içinden geçerken, birlikte maceralar yaşadığımız karakterlerimiz geleceklerine gözümüzün önünde ilerlerken, bir burukluk hissetsek bile çoğu zaman metanetle (ve bir seyircinin kaçınılmaz ihanet hissiyle keyif alarak) bu anlatıları kat ediyoruz. Edebiyat acıyı bize tatlı bir kandırmacayla tanıtıyor. Büyülü gerçeklik diyorlar sanırım bu türden yetişkin masallarına. Edebiyatın bir iletişim biçimi olduğu hatırlandığında çoğul ve çok sesli medya olanaklarından yaratıcı öznelerin, yayıncıların ve tüketici okurların bu süreçler ve ilişki biçimlerinden etkilenmemesi düşünülemez.

Dijital mecraların yeni kamusal alanlar oluşturduğu gerçeği ki en somut hallerini Kaos Çocuk Parkı Sanat-Edebiyat Kolektifi’nin, “2+1 mağaralara sığamayan, okuldan kaçan, yurtlardan kaçan, gökdelenlerden, alışveriş merkezlerinden, işyerinden, kariyerinden, şanından, şöhretinden, kravatından, koltuğundan kaçan ya da tüm bunlardan oldukça sıkılan, kaçmak isteyen huzursuz çocukların, çocukluğuna kulak verenlerin bir araya gelip oluşturduğu bir park. Bu parktakilerin ortak amacı yaramazlık yapmak. Huzursuzluklarıyla uyumlu hale gelmek”  sloganı buraya ait yeni öznenin yeni duyarlılıklarına ve diline açık bir edebiyatı da zorunlu kılmaktadır.

Edebiyatın sokağı hayatı kaçırması ve ıskalamaması mümkün değildir çünkü. Bu ıskaladığında edebiyat kendiliğinden ıskartaya çıkacaktır zorunlu olarak. Kaos Çocuk Parkı edebiyatın tüketilmiş ortak havuz temalarının dışında farklı bir dünyaya, korkusuz ve gözü kara bir kapı açıyor. Şimdilik en temel özelliği doğrudan ilişki gibi görünen dijital mecraya ait bu sosyal dilin elbette olumlu özellikleri kadar kişisel haklar vb üzerinden olumsuzlukları da olacaktır. Ya da araçlara sahip olanların egemenliğinde süreçlerin maniple edilebileceği tedirginliği de yaşanacaktır. Tüm bunlara rağmen artık yola çıkılmıştır. Sorular yanıtlarını, sorunlar çözümlerini artık etkileşim halindeyken bulacaktır. Bu merkezin gücünün ve etkisinin azalıp giderek yok olacağı, merkezin parçalanıp yeni ve çoklu merkezlerin oluşacağı öngörüsünü beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla bu başkalaşımlar merkeze de taşraya da yeni anlamlar yükleyecek, yeni ilişki biçimleri üretecektir.

Bu süreçte kitapçıların yayınevlerinin daha köklü sorunları var. Kitap fuarına katılanlarda perakende olarak son tüketiciye ne kadar kitap satabiliriz mantığı hâkim. Bu da direk o bölgede ki kitapevlerini olumsuz olarak etkilemektedir. Böyle bir fuar anlayışının kültürel sömürüyle birlikte, kitapla-kitapevini, yazarla-okuru buluşturmak dışında asıl amacının para olduğu gerçeğini kimse görmezden gelemiyor. Yayınevleri fuar çalışmalarına o ildeki kitapçılarla iletişimi sağlamaya ya da okurlarla yazarlarını ve kitaplarını buluşturmaya değil, kısa sürede nakit akışı sağlayacak bir pazar olarak bakıyorlar artık. Dünya aynı yönde dönse de, gece ve gündüz birbirini izlese de insanlar bildikleri şeylere yeni adlar vermeyi seviyorlar. Bunda iletişim teknojilerindeki hızlı değişim gibi bazı gelişmelerin etkisi yok değil. Evinde telefon sesi duymayan milyonlarca insan cep telefonu kullanıyor. Sadece konuşmak için değil, bilgiye ulaşmak için de yeni teknolojiler işe yarıyor. Bu değişim edebiyat alanını da etkiliyor.

Yeni bir kavram daha gündemde: Post-gerçek. Bu kavramın Türkçeye gerçek ya da gerçeklik sonrası olarak çevrilebileceğini, esas olarak olgusal ve doğru olanın artık kitleler nezdinde bir öneminin ve etkisinin kalmamış olması anlamına geldiğini söylüyor. İnsanlar artık gerçeğe değil, canlarının istediğine inanıyorlar. Acıklı bir durum! Düne kadar kamuoyuna gerçekleri aktarmakla yükümlü olan, bu nedenle de dördüncü güç haline gelen basının artık bu gücü ve görevi ortadan kalkıyor. Teknolojik gelişmelerden herkes öyle ya da böyle yararlanır ama asıl yarar sağlayanların zenginler olduğunu biliyoruz. Çünkü gelişme yaratan, denetim altında tutan onlardır. Birilerinin daha çok para kazanabilmesi için başlatılan süreç kitle iletişim araçlarının, bilim insanlarının, sanatçıların desteği ile yenidünya düzeni tartışmasına dönüştü. Eskinin çöpe atılması, yeni kavramlarla düşünülmesi gerekiyor, ulus devlet eskidi, kimlikler ön plana çıktı. Yeni oluşumlar, projeler ortaya atıldı. Her şeyin hızlandığı, süreçlerin ıskalanıp sonuç odaklılığın arttığı bu günlerde doğal olarak  kendimizi Kaos Çocuk Parkı Sanat Edebiyat Kolektifi gibi yayın kuruluşlarıyla iyileştirmeye ve iyi hissetmeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Fakat bunun için her zamankinden daha az vaktimiz var. Tam da bu yüzden, kendimizi tek bir kitapta hemen bulmak, hayatımızı tek bir kitapla hemen değiştirmek istiyoruz.

Kapitalist sistem kendimizi kötü hissetmemize, özgüvenimizi kaybetmemize, kendimize yabancılaşmamıza neden oluyor; ardından da bir reçete icat edip bunu kişisel gelişim kitapları üzerinden piyasaya yayıyor. Kişisel gelişim kitapları da dev bir fast food mönüsü gibi, açlığımızı giderme vaadiyle çıkıyor karşımıza zaten Hızla servis edilen bu kitaplar geçici bir tokluk hissi veriyor ancak sağlıksız; açlık hissini hızla tekrar gündeme getiriyor. Hatta sunulan argümanlar kişisel gelişimden çok, kişisel gerilime yol açıyor. Kişinin kendisiyle barışmasını sağlamak gibi söylemler içerse de kişinin iç çatışmalarını daha da tırmandırabiliyor. Peki, kitaplardan bu denli medet umarken edebiyatın iyileştirici gücünün ne kadar farkındayız? Ya da böyle bir güçten söz etmek mümkün mü?

Kaos Çocuk Parkı Sanat Edebiyat Kolektifi’nden çıkan kitapların yazarlarını göz önüne getirdiğimizde genç, yaşlı edebiyatta yer edinmiş, ya da yeni yeni yer edinen, eli kalem tutan herkese “ücretsiz”  “bibliyoterapi” yaptırdığına şahit oluyoruz. Doğru zamanda, doğru bireyle, doğru kitabı buluşturan kişinin duygusal sorunlarını anlamasına, uyum sorunlarını ele almasına ve içinde bulunduğu gelişim dönemine özgü gereksinimlerini tanımasına yardımcı olduğunu gözlemliyoruz. Bibliyoterapinin öncülerinden biri olan Caroline Shrodes, edebiyat ve okurun kişiliği arasındaki dinamik etkileşim sürecini, kişiliğin gelişimi, değerlendirilmesi ve düzenlenmesi için kullanılabilecek bir psikolojik alan olarak tanımlar. Kişilerin iç dünyasını teknik verilerin ötesine taşımak ve bunu sembollerle, metaforlarla estetize ederek bir sanat haline getirmek kuşkusuz edebiyatın işi. Bu bağlamda, yazmak zihinsel karmaşayı ya da duygusal çatışmayı düzenlemek olarak da nitelendirilebilir. Ve buna eşlik eden okur da kendini zihinsel ve duygusal süreçlerini kurduğu özdeşimler yoluyla yazardan devraldığı düzenleme ve anlamlandırma eylemine devam edebilir. Sonuçta her yazar, şöyle ya da böyle, insan psikolojisinden beslenerek kurar metnini.

Hal böyleyken, “2+1 mağaralara sığamayan, okuldan kaçan, yurtlardan kaçan, gökdelenlerden, alışveriş merkezlerinden, işyerinden, kariyerinden, şanından, şöhretinden, kravatından, koltuğundan kaçan ya da tüm bunlardan oldukça sıkılan, kaçmak isteyen huzursuz çocukların, çocukluğuna kulak verenlerin bir araya gelip oluşturduğu bir park. Bu parktakilerin ortak amacı yaramazlık yapmak. Huzursuzluklarıyla uyumlu hale gelmek”  sloganının derdi de, dermanı da içindedir bir bakıma. Kaos Çocuk Parkı’ndaki edebi karakterler, öyküler üzerinden, ruhsallığımıza neyi katıp, neyi katmayacağımızı belirlememize yardım ediyor. Benliğimizi yeniden inşa ederken, bir psikoterapist hassaslığıyla herhangi bir şeye dayatmadan, Kaos Çocuk Parkı ya da Klaros Yayınları yazarlarının serbest çağrışımlarına kulak vermemizi sağlıyor, “ücretsiz bibliyoterapi” yaptırıyor.

Kaos Çocuk Parkı’nda karşılaştığımız herkes, biz beğenelim ya da beğenmeyelim bizi icat ediyor. Lokman kurucu Kaos Çocuk Parkı ya da Klaros Yayınları adıyla  kurduğu  ekibiyle, “Genç Şair nedir? Gece 12'den sonra 7 çeşit ham meyve açan bir ağaç türü mü? Genç Şair’in pijamaları yaşlı şairlerin pijamalarından farklı olarak, mazot yerine bulut mu akıtıyor? Genç Şairler’in beyinleri zamanında meme kıstaslı şiir yayımladığı ıspatlanmış ‘teşkilatçı’ dergicilerden, ceketini alıp gitmekten başka çaresi olmayan eskinin büyük burunlu, küçük şiirli tüccarlarından, 70'inde bile hala şiirin bir kıraathane, kıraathane sahibinin de şair olabileceği yanılgısından kurtulamayan, bu ‘köylü’ yanılgı ile tek yazıda 50 şairi aynı okey masasına oturtmaya çalışan hadsiz moruklardan daha mı küçük?” diyerek hayata meydan okuyan okuru ve yazarı bir araya getiriyor. Okuduğumuz her edebi eserin de izin verdiğimiz ölçüde bizi iyileştirdiğini, icat ettiğini artık bizde söyleyebiliyoruz. İşte bu yüzden bir kitapla ilişki başlıyor ama bitmiyor; kendi ritminde gidebildiği yere kadar gidiyor. Yolu açık olsun.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Bir ‘Tasavvuf’ Yolculuğu...Uğur Vardan
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Oggito

1 Mart 2026

Başkentten Akdeniz’in Mavisine: Ankara..

Ankara, gri bir palto gibi insanı sarmalayıp korusa da her zaman biraz mesafeli bir şehir olmuştur. Memuriyetin ciddiyeti, Kızılay’ın kalabalığı ve bozkırın o bitmek bilmeyen vakur duruşu şehrin çehresini büyük oranda açıklıyor. A..

Devamı..

Bodrum'da Tatil Yaparken Bilmen Gereke..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024