Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

12 Mayıs 2021

Öykü

Sosyal Mesafeni Koru

Buse Çetiner Üzer

Paylaş

3

1


 Ahh, bir hayır diyebilsem! Hayır demeyi öğrendiğim gün, ruhum kanatlanacak oysa. “Ona ayıp olur, buna ayıp olur” düşünceleri zihnimi ele geçirmese...

Hiçbir ortak noktamın olmadığı insanlarla oturuyorum bir salonda. Ne işim var benim burada?

 Her kalabalıkta sivrilmeye çalışan biri olur ya; burada da var. Herkesle tokalaşıp öpüşüyor, sıra bana gelince elinin ucuyla tokalaşıyor, yüzüme bakmayarak. Haz etmiyor benden, belli! Başlıyor konuşmaya... Absürt konuşmaları yaparken sanıyor ki konferans veriyor. Her şeyi de en iyi o biliyor. Burnu kaf dağında. İçimden gülüyorum davranışlarına. Abartılı konuşma tarzı, cehaletini yüksek ses tonuyla örtme çabası. Vardır herkesin tanıdığı böyle biri. Konuşmaları gülünç, yalan söylediği o kadar belli ki. Bir de bunun şakşakçıları var tabii, arkasından da atıp tutan.

Konu nedense, "nasıl temizlik yapılır"a geliyor. Kalkıyor bilirkişi, kapının pervazına elini sürüyor tozu gösteriyor. "Burayı silmeyen de temizlik yaptım demesin!" diyor şuursuzca. Herkes şaşkın ama kimseden ses çıkmıyor . Ev sahibi dahil... Nezaketsizliği acınacak derecede. Anlam veremediğim tuhaf davranışları var. Karşısındakini aşağılamaya çalışırken, kendi düştüğü durumun farkında bile değil yazık ki...

Konuşmaları duymazdan gelmeye çalışarak, dikkatimi raftaki kitaplara yöneltiyorum. Kendimi ortamdan soyutluyorum. “Kaç tanesini okudular acaba?” diye düşünüyorum. Aksesuar olarak konmuş hissi uyandırıyorlar bende daha çok. Gıcır gıcır kitaplar sergileniyor. Daha çok popüler kültürün kitapları bunlar. Kişisel gelişim tarzı çoğunlukla. Gözüm başka kitaplar arıyor. Göremiyorum... Bakışlarım halının desenlerine düşüyor ardından...

Nefes alamıyorum sanki. “Gelemem bana göre değiller” deseydim keşke! Abartılı gülmeler, abartılı cümleler. İçinde olmaktan hiç hoşlanmadığım bir sohbet. Sohbet de denemez ya! Kalkıp gitmek istiyorum ama davet edenin hatırı var kalkamıyorum! O kadından başka konuşan yok, "Şu şöyle olsaymış ya , öyle olur muymuş hiç ,çekilin bakalım şurdan" demeler... Evdeki eşyaların düzenini eleştirmeler... Ondan başka kimse bir şey bilmiyor onun gözünde. Durumu hiç iyi gözükmüyor . "Evde sohbet edeceği biri yok belli ki ; sevgisiz kalmış, görmezden gelinmiş , kendini bu şekilde ispatlamaya çalışıyor galiba” diye düşünüyorum. Sinirim acımaya dönüşüyor.

Dikkat çekme çabası içindeki kadına bakıp, düşünüyorum sadece. El kol hareketleri; konuşma tarzı, elindeki sigaradan çektiği nefes... “Görün beni!” der gibi. Yüzündeki sahte gülümsemeden aslında ne kadar mutsuz olduğunu görebiliyorum. Kocasından, çocuklarından bahsediyor bir ara... Eksikliğini hissettiği her şeyi, yaşıyormuş gibi anlatıyor. İnsanlarla azarlar gibi konuşuyor. İki lafından biri yalan, bunu bilerek dinlemek de bir tuhaf oluyor.

İçim sıkılıyor ait değilim oraya! Hatır da bir yere kadar. Çiğ tavuk da yiyemem yani! Bir bahane uydurup kalkacağım artık .Ortamda gıybet başladı. Hem de ne gıybet... İşin komiği de arkalarından atıp tuttukları insanlarla, can ciğer kuzu sarması olmaları. Trajikomik... Her an her şey üstüme kalabilir, daha fazla durmamalıyım burada , her ne kadar ağzımı açmamış olsam bile... Bir bahane uydurup kalkmalıyım... Muhabbetten tiksiniyorum!

Tam kalkacağım sırada, biri yanıma yanaşıyor:

 "Benden duymuş olma da" diyor . Hayır gelmez artık anlatacağı şeyden, böyle başlayan her cümlenin sonu belli! Devam ediyor:

 "Senden duyduğu her şeyi biri gidip yetiştirmiş ona, bunu da kim demiş biliyo musun?" diyor, heyecanlı ses tonuyla kelimeleri yutarak.

“Dur söyleme tahmin edeyim” diyorum. Tahminim doğru çıkıyor..

“İyi de ben kötü bir şey demedim ki acaba nasıl anlattı? A dediysem B gitti kesin... Peki, sen bunu bana neden anlatıyorsun?"

"Ayy canım, dostunu düşmanını bil diye yani başka bir niyetim yok valla.”

Niyeti belli aslında. Kaynattığı kazanın kepçesini elinden fırlatıp, çekiliyor bir köşeye! Görev tamam...

 "Yaa canım olur mu öyle şey? Valla benim haberim yok bişeyden, öyle mi demişsin? Alla Alla yalan valla, hem sen benim en sevdiğim akrabamsın" diyecek sorsam. Adım kadar eminim. Öyle de ikiyüzlü!

“En iyisi duymamış gibi yapmak” diye düşünüyorum.

Başlarda konduramadığım, yaptıkları bini aşan sevgili akrabama, cevabını bildiğim soruları sormuyorum! İnsan akrabalarını seçemiyor işte... Engerekli yılan mübarek! Sosyal mesafemi iki kat koruyacağım bundan sonra onunla.

Dedikodu ile besleniyorlar, asla vazgeçemez böyleleri aldıkları o hazdan!

 Ortalığı karıştırmaya çalışan iki insan. Ara bozmaktan hastalıklı bir keyif alan psikolojik vakalar... İkisi de aynı kefede ...

"Benim kalkmam gerek canım, şimdi aklıma geldi bir işim vardı halletmem gerek ” diyorum ev sahibine nihayet!

“Tamam canım haberleşiriz” diyor.

“Hı hı, haberleşiriz...”

Işık hızıyla uzaklaşıyorum oradan. Arkama bile bakmadan. “İki saat nasıl dayandım! ” diye düşünüyorum.

Ohhh! üzerimden bir yük kalkmış gibi. Rahatlıyorum... Ruhumu sıkan hiçbir yerde bulunmayacağım bu son olsun! Alınan alınsın, gücenen gücensin. Eve gidip aynaya bakıyorum. Alnımda bir kızarıklık; sivilce çıkacak, belli.

Dedikoduyla beslenen boş beleş, huzur bozucu, güvenip sırtımı dönemeyeceğim insanlardan uzaklaştıkça kendimi buluyorum... Kendi hayatları yolunda gitmeyen insanlar; başkalarının hayatına da çomak sokmak isterler. Sen sevinirsin; onlar ağlar gizlice. En tehlikeli türleri de bu işte."Ayy canım çok sevindim" derken, içi ağlar bu tiplerin. Mutlu olmanı, başarılı olmanı istemezler. Seni hep yerin dibinde görmek isterler. En iyisi yakınında olmasınlar, hasta beyinleriyle zehir saçamasınlar. İyisi mi uzak dur!

Onlarda değişen bir şey yok... “O, bunu demiş; şu, bunu demiş ” Demiş de demiş...Hepsinin toplamı bir insan etmemiş! Bu salgın da hiiiç bitmemiş...

YORUMLAR

Gülhan Davarcı

Akıcı ve keyifli bir anlatı, tebrikler!

26 Mayıs 2021

Öne Çıkanlar

Finnegans Wake artık ÇincedeOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Atilla Birkiye

26 Ocak 2026

Anılarla Eray Canberk Armağanı

Armağan'da yer alan hangi yazıdan söz etsem, hepsi değerli, okuduğunuzda Canberk'in özgeciliği, örnek insan oluşu çıkıyor, yalnız üst kuşaklardan değil, alt kuşak şairlerden etkilendiğini de açıkça söylüyor ki bu bir erdemdir. Eskiden "kadirşinaslık" deniliyordu, karşıl..

Devamı..

İkinci El BMW Alırken Değerini Belirle..

Oggito

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024