Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

26 Mayıs 2022

Kitap

Tom Robbins: Parfümün Dansı

Demet Özdemir

Paylaş

0

0


Sizce öz maddesi pancar olan bir koku bizi sıra dışı bir dünyaya hatta ölümsüzlüğe taşıyabilir mi? Aynanın önünde duran parfüm şişenizi elinize almadan önce bunu düşünmenizi tavsiye ederim.

Tom Robbins, “Oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir” diyerek, çılgınlık derecesinde oyuncu, bilge, metaforik, kitaplar yazan Amerikalı bir yazar. Tam da bu yılı kendim için büyülü gerçeklilik yılı ilan etmişken ve kurmaca – metafor ilişkisine kafayı takmışken karşılaşmamız tesadüf olmadı diyebilirim. Sınırsız bir zaman kavramı içinde, çılgın bir metafor yağmurunun altında, dili zaman zaman alaycılığa varan, gerçekle gerçek olmayan arasındaki sınırı zorlayan bir anlatım, ufuk açıcı bir roman Parfümün Dansı. Uzun süre de düşsel ve düşünsel dünyamı meşgul edeceğe benziyor.

Yazar, doğumla başlayan yaratım sürecinde, hayatlarını deney tüpündeymişçesine sıradan ve olağan yaşayan, başkaldırmaktan korkan, bireysel özgürlüklerini ön plana çıkaracak nitelikte hayal gücü bulunmayanları, yarattığı bu dünyaya davet etmiyor. Zaten kitabın arka sayfasındaki kısa anlatımda Pan’dan, Alobar ve Kudra’dan bahsederek onların gerçeklik ve gerçek dışıyla karışan, temelde özgürleşme, bireyselleşme amacı taşıyan hayatlarının var olduğuna inanacak ya da en azından inanmak isteyecek hayal gücüne sahip okur kitlesini hedeflendiği aşikâr. Kendine okur değil âdeta yol arkadaşı arıyor gibi.

Kitapta farklı zaman ve coğrafyada içinde doğdukları geleneklere başkaldırarak, ölüme meydan okuyan Alobar ve Kudra’nın yola düşme hikâyesi var. Bu yolculuğa eşlik eden bir sürü olay haliyle karakterler de var. Yazar, geçmişten gelenlerin yolculuğuyla şimdiki zaman arasında gidip gelen dinamik bir anlatımı tercih etmiş. Hal böyle olunca okurken merak duygusu yakamızı bırakmıyor.

İlkel zamanından, tarihsel/ düşsel yolculuğuna çıkan Alobar’ın sınırsız yaşama ulaşma isteği ve hayali adeta ruh ikizi olan Kudra’yla karşılaştıklarında artık hayal etmenin ötesinde bir yaşam şekli halini alıyor. Kitabın sayfalarına yayılmış olan bütün o dinler, doğmalar, Pan’ın acıklı hikâyesi üzerinden anlatılan unutulmaya yüz tutmuş tanrılar, sonsuz yaşam ritüelleri, nefes teknikleri, tütsüler, koku okuyucuya şenlikli bir yelpaze üzerinden sunulmuş. Tüm bunların sonu bir tek düşünceye bağlanıyor. Gerçekte ölmeye karar veren insanın kendisidir. Buna bir kere karar vermek geri dönüşü olmayan yola girmektir. Bu fikir bana Nietzsche’nin “Ölümün son iyiliği bir daha ölmemektir” sözünü hatırlattı. Kitaptaki ölümsüzlük hali tatmini yüksek bile olsa oldukça yorucu olmalı ki bir ara kahramanlarımız Alobar ve Kudra’ya bile taşıması ağır bir yük olarak geldiği söylenebilir. Uzun hayatlarının ve gençliklerinin sırrını açıklayamayan ve sürekli kaçmaktan, kalıcı, güvenli bir hayat kuramamaktan mustarip olan Kudra, Alabor’ın tüm itirazlarına rağmen yaşlanmayı seçiyor. Alobar, sevgisini yüreğine gömüp sessiz bir kabullenişe geçiyor. Kıssadan hisse; onaylamasan bile bireysel kararlara saygılı ol. Tam da burada yaşlanmaya başlayan Kudra’yı izlerken yüreğimiz burkuluyor. O hep arzuladığımız ölümsüzlük âdeta ellerimizden kayıp gidiyor.

Nihayetinde, Doğuda başlayan ve Batıya doğru yol alan yaşam serüvenleri artık iyice unutulan ve görünmez olan Tanrı Pan’ın tekrar hayatlarına girmesiyle müthiş bir geri dönüş yaşanacak. Artık tek amaçları Hıristiyanlığın yayılmasıyla insanlar tarafından unutulan, flütündeki eşsiz nağmelerle insanlığa eğlencenin mutluluğun kapılarını aralayan, erotik rüyaların mimarı Pan’la özgürce yaşayabilecekleri halen bakir kalmayı başarmış topraklara “Yeni Dünya’ya” gitmek. Yazar, gün be gün dünyayı saran değişim rüzgarlarına karşı savaş açmış âdeta, geleceği hayal etmesi bile zorken.

Yeni Dünya’ya çıkılacak yolculukta yapmaları gerek tek şey Pan’ın dayanılmaz kokusunu maskelemek. Burada kitabın başından beri okuyucuya eşlik eden Pancar’ın önemini anlıyoruz. Bu noktadan sonra eş zamanlı takip ettiğimiz karakterlerin hikâyeleri kesişmeye başlıyor. Pan’ın korkunç kokusunu maskeleyen kokuyu tek başına bulmak zorunda kalan Alobar, Kudra’ya tekrar kavuşma hayaliyle Yeni Dünya’ya ulaşıyor.

Ölümsüzlüğü arayan, Doktor Dannyboy’la karşılaşan Alobar, kusursuz parfümü arayan, Priscilla, Madam Devalier, yardımcısı güzel Vlu ve Bay Tavşan Burun ’un yollarının kesiştiği yerde ne olacak? Kudra’ya ne oldu?

Kitabın sonuna geldiğinizde kapağını kapatın, gözlerinizi de belki de gerçekte neden var olduğumuzu ve yapmak istediklerimizi düşünmenin tam zamanıdır.

 

 

                                               

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Cemil Kavukçu: “Öyküleri uzaklarda ara..Faruk Duman
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Serhat Uyumaz

7 Mayıs 2025

Bu Kez Uzakta Değil

“Alo. Abi yeni uyandım. Gece ben mi seni aradım, sen mi aradın?”“Serhat dostum, ben aradım. Evde misin?”“Evet. Her zaman olduğu gibi.”“Sizin oralardayım müsaitsen çay içelim.”“Olur. Abi bana yirmi dakika ver.”“Tamam dostum.”Ağır nemli havada duş almak size artı bir şey katmaz. Kar..

Devamı..

Bir Karşı-Örgütlenme Biçimi Olarak 1 M..

Josef Kılçıksız

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024