Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

4 Haziran 2020

Öykü

Tozlu Sokağın Rüzgârı

Yeşim E. Uşkun

Paylaş

5

2


Meydandaki çeşmenin yağmuru andıran sesi birden kesildi. Yenik ifadeli, kayıp bakışlı kadınlar hep birlikte sokağın girişine dönüyorlar. Akşamüstü gölgesi  oturdukları merdiven basamağından uzaklaşıyor. Her zaman yaptıkları gibi yeni yere geçeceklerine evlerine yöneliyorlar. Bakkalın önündeki eski koltuk ve sandalyelerden kalkan erkekler hareketliliği arttırıyor. Kadınlar ve erkekler  mırıltıyla karışık aynı şeyi söylüyor.

“Fırtına geliyor.”

Adamlardan birisi adımlarını yavaşlatıyor. İsmini çıkaracak gibiyim. Aynı yüz, dalgın kırmızı ama yaşlı. Bana yaklaşıyor, çeşmenin önünde durdu. Karışık yağlı saçlarını avucuna doldurduğu suyla ıslatıyor. Alnına yapışan saçlarının arasından gözlerini açarak konuştu.

“Oğlum evine girsene, biraz sonra gördüğün bu çöplük havada uçuşacak.”

“Biliyorum ben de bu sokaktanım.”

Aynı koca gözler çizgi gibi kısıldı.

“Kimlerdensin?”

Başımla bir yol çizmiş gibi yıpranmış ahşap kapıyı gösterdim.

“Salih’in evi ha, sen hangisisin? Haylaz olan mı, çalışkan olan mı? Dur şöyle bakayım sana, sen çalışkan olanısın belli.”

Cevap vermeme fırsat vermeden devem ediyor.

“Okul bitti o zaman, ne oldun şimdi?”

“Bir şey oldum denmez pek, iş arıyorum diyelim.”

“Tüh be, üzüldüm bak.”

Terliğini sürükleyerek yürüyor. Durdu geriye döndü.

“Bakkal kapanmak üzere. Babanın nevalesini alacaksan.”

Bira alırken anneme tuzsuz çiğdem alıyorum. Bakkalın önünden bakınca sokak yanlara devrilmiş gibi açılıyor. Bütün manzarası karşı balkonda asılı giysiler olan evler var. Duvar diplerinde poşet, gazete, bira şişeleri yığın halinde birbirine karışmış. Biraz sonra hepsi oldukları yerden yuvarlanarak meydanın ortasına sürüklenecekler. Yürüyorum. Tam oturmamış kapı kanatları birbiri ardına tıkırdıyor. Bahçemize girdim. Boş plastik bir kap önümden yuvarlandı. İçerden bizimkilerin sesleri yükseliyor.

“Getirsin artık şunları. Çocukken de böyleydi bu, gönder bir yere sonra unut. Bakınsın dursun.  Ne var anasını sattığımın dünyasında bakacak, ne var?”

“Dur Salih sakin ol, hemen getireceğiz.”

Seslenerek mutfağa geçiyorum.

“Geldim buradayım.”

Rüzgârın ıslığa benzer sesinden yerleri süpürüp yükseldiğini hayal edebiliyorum. Sonra sıvaları dökülmüş evlerin duvarlarını yalayıp geçiyordur, şimdi pencerelerimizi uğultuyla sallıyor. Annem yanıma geldi.

“Oğlum iyi taşıdığın yük hafifler derler.”

“Anne boş ver şimdi sen onları, bugün dizin var mı sen onu söyle bana.”

“Var tabii, belki sen de bizimle izlersin.”

“Anne o kadar da demedik, bak çiğdem aldım sana.”

Babam birasını açtı, annem makarna suyunu tencereye koyuyor. Bahçeden bir ses duyuluyor. Böyle bir akşamda asla kimse gelmez. Kapı çalıyor. Annem merakla bana bakıyor.

“Tamam, ben açarım.”

Kapıyı araladım, ablam öylece dikiliyor. Rüzgar zayıf bedenini iterek içeri sızdı.

Annem geldi, heykel gibi dikilen ablama sarılıyor, her şey normalmiş gibi bir laf etti.

“Eşyalarını odaya bırak, gel dizi başlayacak. Bak makarna yapıyorum.”

Babam içerden sesleniyor

“Telefonun çalıyor.”

Ablamın gözünün içine baktım, derinden bakıyor.

Odadan telefonu aldım, açtım.

“Alo abi bak ne diycem.”

“Söyle ben de bir şey söyleyeceğim.”

“N’oldu babama bir şey mi oldu yoksa?”

“Yok yok öyle bir şey değil.”

“Ben yarın dönüyorum eve.”

“İşine ne oldu?”

“Yok bu da olmadı abi. Belki babamın oto yıkama işini tekrar kurarız.”

“Hangi parayla, neyse sen gel bakalım, düşünürüz.”

“Sen ne diyecektin?”

“Ben mi şey, yine eski günlerdeki gibi üç kardeş evde olacağız.”

“Nasıl, n’olmuş ablamın o salak kocasına?”

“Konuşmadık daha, ama ablam da eve döndü.” 

Annem ile ablam iki kişilik kanepeye geçtiler. Fısıltıyla konuşuyorlar. Babam olanların ne kadarının farkında bilmiyorum. Dışarıda çatırtılı bir gürültü koptu. Galiba sokağın girişindeki ev çöktü. Beklenen bir şey. Anneme sesleniyorum.

“Makarnanın suyu kaynadı, çubuk olanından mı yapalım?”

YORUMLAR

Turgut Işık

İçten bir anlatım

7 Haziran 2020

Turgut Işık

İçten bir anlatım

7 Haziran 2020

Öne Çıkanlar

Art Nouveau Eserlerinin Vazgeçilmezi Ç..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Toprak Işık

14 Mayıs 2025

Anlam Kazandırmak ya da Anlamsızlığa K..

İnsanlar yüzlerce yıldır hayatlarına anlam katma arayışı içindeler. İsviçreli yazar Peter Stamm’ın, Gece Mavisi Bir Saatte adlı eserini Ufuk Tonka Türkçeleştirmiş ve Tudem markası altında yer alan Delidolu Yayınları ülkemiz okuru i..

Devamı..

Ölümle Randevumuz Var

Cüneyt Ayral

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024