Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

24 Ocak 2024

Edebiyat

Yapraklar Evi

Faik Çelik

Paylaş

1

0


Bir göstergebilimcinin yazdığı romanı okumak için biraz cesaret gerekiyor, kitap hakkında yazılanlar bana bu cesareti verdi. Mark Z. Danielewski'nin Yapraklar Evi kitabı oldukça farklı, hatta ayrıksı ve çılgın bir roman. Genelde postmodern kabul edilmiş ama Murat Gülsoy’un dediği gibi modernizm ile postmodernizm veya diğer edebiyat türleri-akımları arasında cetvelle çizilir gibi bir ayrım yapılamaz, düşünceler değiştikçe isimleri dahil tüm bu tanımlar değişebilir. Bu nedenle ben daha geniş kapsamlı olarak bir “deneysel korku edebiyatı” örneği olarak değerlendirdim kitabı, tabii öyle bir tür varsa. Okuduğum kitap Monokl Edebiyat, 2. baskı, 2023. 

Okuması zor bir kitap, ilki somut yorgunluk dediğim, fiziksel olarak 766 sayfa , 17,5 x 23 cm boyutlarında biriket gibi bir kitap el bileklerinizi yoruyor. Aynı şekilde sayfa mijanpazı ve kişilere bağlı olarak farklı fontlar ve büyüklükler kullanılmış olması da gözleri yoruyor. Dipnotların içindeki dipnotları takip etmek de işin cabası. Metinlerarası göndermeleri ve  dipnotları doğru sırayla okumak, konuların bilgi yoğunluğu içinde kaybolmamak için çarbedilen çaba da soyut yorgunluğu yaratan faktörler. Keza tamamen kurmaca olarak oluşturulmuş yüzlerce makale, kitap ve yazar bilgileri, üstü kırmızı çizgi ile çekilmiş cümleler, kitabı tersten tutarak okumanız gereken sayfalar, tek kelimenin olduğu sayfalar, sayfanın üstten alta doğru okunması, birbirinin içine geçmiş ve ters yazılmış bölümler de yorucu olmaktalar.  Sayfa 55 referansının o sayfaya denk gelmesi, “s” yerine “f” kullanılması, 665. sayfadaki mektubun okunma şifresi gibi “Oulipo”cu oyunlar da sıkça karşımıza çıkıyor.

Amerika’da Ash Tree Lane’deki bir eve ilişkin gerçek mi kurgu mu, oyun mu hile mi, belge mi şaka mı olduğu tartışılan “Navidson Kaydı” hakkında yazılar yazan kör ve ihtiyar Zampano’nun öldüğü için tamamlayamadığı  kitabı inceleyip tamamlamaya çalışan bir genç, J. Truant’ın serüveni sizin ilginizi ne kadar çekecek bilemiyorum ancak beni bir şekilde yakaladı ve içine aldı. Hatta J. Truant’ın tanımıyla  “bu esrarengiz, duygusuz ve balon gibi şişirilmiş, yan sanayi akademik bir metnin” (J. Truant’ın tanımı)  böyle olmadığını bilmeme rağmen bazen bilimsel bir kitap gibi okuyormuşum gibi hissetirmesi ilginç. Klonlanmış Bukowski olan Truant’ın anlatılarının absürdlüğü ve kitaptaki gizemlerin gerçeküstü veya akıldışı olduğunu bilmeme rağmen böyle hissettim üstelik. 

Burada basit bir değerlendirme yapmak istiyorum. Bir başka şeyin yerini tutan, kendi dışında bir şey gösteren her çeşit biçim, nesne, olgu vb. gösterge diye adlandırılmaktadır. Yapraklar Evi'nde göstergelerden biri “ev”dir. Diğer gösterge ise çok bilinen “akbabanın fırsatı beklediği kıtlıktaki Sudanlı küçük kız” fotoğrafıdır, Pulitzer ödülü alan fotoğraf. Evde olanlar ise göstergebilimin mimari, mitoloji, psikoloji, edebiyat, fotoğraf ve film sanatı gibi alt konularının romanda bir şekilde kurgulanması olarak okunabilir. Ekho Miti ve beraberinde yankı hakkındaki bölüm, keza Minotorus Miti ve labirent konusundaki bölümü hatta klostrofobi ve panik atak ile ilgili yazılanları okumak ilginçti. Benim için kitabın en çarpıcı bölümü annesinin Johnny’e yazdığı mektupların olduğu sayfalardı.

Kurgulama dışında çeviri ve editör başarısına da değinmek istiyorum. Gökhan Sarı çok zor bir işin üstesinden gelerek çeviriyi yapmış, sadece ikinci yarısından itibaren o da kendini kitaba kaptırmış olacak çok sayıda eski Türkçe-Osmanlıca kelime kullanmış, örneğin; “su-i tefehhüm”, “mefkut”, “fıtri” ve benzerleri gibi. Editör Ezgi Yıldırım ise büyük bir işin üstesinden gelmiş, kitabın basılmasındaki en büyük pay onun bence. Kitabın endeks ve deneysel edebiyat gereği bırakılan sayfa boşluklarının 200 sayfa kadar tuttuğu düşünülürse okunacak sayfa sayısı 550 civarındadır. Kitabın sonundaki endeks çok yararlı oluyor. Bir takıldığım husus da yine kitabın sonuna konulan 12 sayfalık “alıntılar” bölümü için oldu: ucuz bir düşünce olmuş. 

Farklı içeriği ve yazarın kullandığı  çok sayıda deneysel biçimler ile oldukça sıra dışı biraz sinir bozucu aykırı bir roman okudum. Önerir miyim? Bilemedim. Çünkü, çoğunluk ya kitabı çok sevip sular seller gibi okuyup herkesin okumasını ister ve kitabı kendi kült kitapları arasına koyarlar ya da ilk elli sayfaya kadar sabredip bu saçmalıkları daha fazla okuyamam diyerek okumayı bitirirler. Çok az insan benim gibi tedirginlik duyarak ama sonuna kadar okur ve okuduğu için de memnun kalır diye düşünüyorum.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Neil Gaiman'dan on yıl sonra yeni kitapOggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Simone Stolzoff

26 Mayıs 2026

Bildiğimiz Kariyer Basamakları Yok Olm..

Alışık olduğumuz kariyer anlayışı baştan sona değişiyor ve şu an şekillenmekte olan model hem daha belirsiz hem de daha tatmin edici.  Başarılı bir kariyer için çizilen yol yıllardır aynıydı: eğitimini tamamla, bir iş bul ve kariyer basamaklarını hızla t..

Devamı..

Zaman Kimin İçin Akar?

Adalet Çavdar

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024