Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

7 Temmuz 2022

Edebiyat

Metni Hissetmenin Sevinci

Gamze Haklı Geray

Paylaş

3

0


Başka yazarlarla birlikte yazdıklarımızı yüksek sesle okumak, kelimelere sadece göz gezdirmek yerine bizi onlara odaklanmaya zorlar.

Çocukluğumuzda uyumadan önce bize hikâye okuyan ya da masal anlatan biri vardı belki. Sesli okumanın sadece çocuklara yönelik olduğu varsayılır. Başka birine okumak o kişiyle aramızda sessiz, güvenli ve iç rahatlatan bir köprü kurar oysa ki. Alberto Manguel Okumanın Tarihi’nde “Sessiz Okurlar” adını verdiği bölümde Augustinus gibi azizlik mertebesine ulaşmış ve sıra dışı bir okur olarak nitelendirdiği Ambrosius’dan bahseder. Augustinus onun “sayfayı tarayan gözlerini, anlam arayan yüreğini” anlatır. Kabuğuna çekilmiş, dış dünyayla ilgilenmeyen, dili kıpırdamayan ve sessizlikten müthiş haz duyan tipik okurdur bu. O dönemde sessiz okurluk alışılmamış bir eylemdir. Olağan kabul edilen şeyin sesli okuma olduğunu vurgular. Manguel elbette gözleri görmeyen Borges’e de sesli okudu. Anlattığına göre Borges önündeki yemekle dahi ilgilenmezmiş. Aklı fikri paylaşılan sözle ve sözün insanı nereye taşıyabileceğindeymiş.

İtalyan yazar Francesco Dimitri To Read Aloud adlı eserinde, yüksek sesle okuma kavramını örneklendirir. Çeşitli temalarla düzenlenmiş kitaplardan kısa alıntılarla yüksek sesle okumayı yeniden keşfetmemizi önerir. Hemen tahmin edemeyeceğimiz bir başka büyüsü var sesli okumanın. İnsanın sevdiği ve değer verdiği kişilere okuması da metni hissetmenin sevincini artırır. Roland Barthes uzun uzun bahseder metnin hazzından. Ritim de bir parçası.

Ursula Le Guin yazdıklarını kafasında işittiğinden ve sesin yaptığı şeyin önemli parçası olduğundan söz etmiş. Mevcut cümleyi ruhumuzla ve sağduyumuzla duyabilmeyi başarmak teorik olarak ondan daha sağlam bir cümle kurmaktan önemli olabilir belki de. Le Guin, Tolkien yazılarının toplandığı Orta Dünya Üzerine Meditasyonlar'da , yazarın kitaplarının ritmi hakkında bir deneme de kaleme almış. Tekrarlanan kısa ritimlerin uzun ritimleri oluşturduğunu, döngüsel tekrarların büyüleyici bir uyumu yakaladığını anlatmış. Tolkien gibi romancıların anlatısal düzyazısının epeyce şiirsel ve yüksek sesle okunması keyif veren eserler arasında yer aldığını yazmış. Le Guin her önemli görüntüyü, olayı ve duygu tonunu not etmiş. Özellikle de yinelemeleri, ifadelerin, duyguların ve anlatılan sahnelerin güçlü benzerliklerini, birbirleriyle bağlantılarını, duygu ve eylemler arası ilişkileri göz önüne alarak bölüm bölüm incelemiş Tolkien’in kitaplarını.

Metinlerin yüksek sesle okunduğunda daha iyi anımsandıkları iddia edilir. Kelimeleri işitmek onları anlamaya ve içselleştirmeye yardımcı olur. Eseri kaleme alan sizseniz yazar olarak bir başka engeli daha aşmanız gerekir. İfadeler yerli yerine oturmadığında, diyaloglar kendi doğallığında akamadığında, anlatının seslenişinden daha doğrusu çaresiz çırpınışlarından, hatta can çekişmesinden söz ediyorum.

Benim de sıkça başıma gelen bir durum. Engeli aşmak ciddi sıkıntı. Kulağı tırmalayan rahatsız edici sesleri dinlemek için yazdığını onlarca defa okumak gerekiyor. Hatta bir iki gün kendi hâline bırakıp tekrar tekrar okumak, olgunlaştığını düşündüğümüz metnin hâlâ ham olduğunu bir anda farketmek, bitti derken yine rotayı ona çevirmek. Daha yapacak çok iş var. Yılmak yok. Hipnoz seansı gibi bir deneyime kanat açmalı. İyi metne doğru yolculuk ettikçe yazarın bedenindeki her kas yavaş yavaş gevşer. Metni hissetmenin tadına sonunda varabilmek derinleştikçe bilincin arka planda parıldadığı o tatlı uykuya dalmaya benziyor. Yüksek sesle okumak odağı keskinleştiriyor ve dikkat dağıtıcı unsurları ortadan kaldırabiliyor. Zihnimiz hem kelimelerin telaffuzuna hem de anlamlarına eş zamanlı yoğunlaşıyor. Hikâye dinlemek elbette eğlenceli, tatmin edici. Çok iyi bir hikâyeye rastlamak çölde vaha bulmak gibi. Elde matara aynı kaynaktan dilenmek için o harika yazara koşmak istiyor insanın canı. Ama zaten yazar anlatısıyla bunu paylaşmaya dünden razı. Kollarını cömertçe açmış, gerçekten görmemizi, adeta ilham almamızı bekliyor. Başka yazarlarla birlikte yazdıklarımızı yüksek sesle okumak, kelimelere sadece göz gezdirmek yerine bizi onlara odaklanmaya zorlar. Metni dürüst şekilde değerlendirebilecek kişilerin önünde sahneye çıkarmak isabetli ve yapıcı geri bildirimlerle zenginleştirmeye veya sadeleştirmeye yardımcı olabilir. Sesli kitapları usta diksiyon ve canlandırmayla dinlemenin de anlamayla ilgili bambaşka değeri var mutlaka. Yazar David Sedaris bildiklerinin çoğunu başka yazarların okuma oturumlarına katılarak öğrendiğini itiraf etmiş. Demek ki bir gün o özel metni yazma umudu ufukta belirebilir.

 

Kaynaklar

1.         Manguel, Alberto (2007). Okumanın Tarihi. Çevirmen: Füsun Elioğlu Yapı Kredi Yayınları. 4. Baskı 59-61

2.         Haber, Karen (2001). Meditations on Middle-Earth. Rhythmic Patterns in the Lord of the Rings by Ursula Le Guin. Byron Preiss Book. 224

3.         Naimon David and Le Guin, Ursula K (2018). Conversations on Writing. Tin House Books.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Muggle'ların da Severek Kullandığı Har..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Livia Gershon

2 Nisan 2025

Orwell’i Propaganda Malzemesine Dönüşt..

Orwell’in romanları çoğu okur tarafından sosyalizm karşıtı ve kapitalizm yanlısı birer propaganda metni olarak görülse de, bu eserler son yıllarda farklı siyasi argümanlara temel teşkil eden bir kaynak haline geldi.“Geçmişi kontrol eden geleceği kontrol ede..

Devamı..

Direniş Edebiyatı

Momina Areej

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024