Oggito Logo

Ne Haber

Bilim Teknoloji

Ekonomi

Liste

Söyleşi

Öykü

Video

9 Mart 2023

Edebiyat

Yazarların İlk Kitap Taslaklarının Şaşırtıcı Sırları

Hephzibah Anderson

Paylaş

0

0


Klasik romanların ilk el yazmalarının açığa çıkarttığı nedir? Hephzibah Anderson, Wilde ve Woolf'un eserlerinden Fitzgerald ve Proust'a kadar araştırıyor.

Kendilerini ağırdan alma durumunda bulan yazarlar, Marcel Proust’un ünlü kitabından bir sayfa alsalar iyi olabilir. Özellikle, Kayıp Zamanın İzi’nden el yazması bir sayfa. Hiçbir şey, yaratıcı yazarlık sınıfının "yazmak yeniden yazmaktır" özdeyişinin doğruluğunu, Proust'un ufuk açıcı yedi ciltlik metnini yazdığı, bolca üstü çizilmiş, pek çok notlar eklenerek, ara sıra üzerine karalamalar yapılmış defterlerden daha güçlü bir şekilde gösteremez. 

Bunlar gibi:

– Şimdiye kadar yazılmış en güzel yaz romanları

– Tarzını kaybeden kült kitaplar

– Hiç duymadığınız en iyi romanlar

Solmuş mürekkebi ve eskimiş lekeli kağıdı fiziksel kırılganlığı çağrıştırırken, sergiledikleri sağlam, adeta saldırgan bir kararlılıktır. Bu, açıkça görülen edebi çabanın ağır yüküdür, burada özentili anlatım yoktur, hiçbir şey kutsal değildir. Proust kendinden ne kadar şüphe duysa da – ve seçtiği sanat biçiminden de şüphe duysa da– hayatının geri kalanında onu meşgul edecek anıtsal görevinde çaba harcamaya devam etti. Hatıra dolu pastanın sembolik lokmasına, madlen, gelene dek bir dilim tost ve çay olarak başladı.

 

The notebooks in which Proust hand-wrote his masterpiece In Search of Lost Time are full of the author’s revealing notes (Credit: SP Books)

Proust'un başyapıtı Kayıp Zamanın İzinde'yi el yazısıyla yazdığı defterler, yazarın açıklayıcı notlarıyla doludur.( SP Books)

Çalışma aşamasındaki edebi el yazmaları pek çok düzeyde büyüleyicidir, son derece derin özel bir şeyi gözetlemenin verdiği heyecanın yüz kızarıklığı ile senden önce kağıtta ünlü yazarın elinin dayandığını bilmenin verdiği içgüdüsel sevinç bu tür ilk taslakların yazarlık metodolojisi ve amacına ışık tuttuğudur. Bazen, bir yazarın ifade etmeye çalıştığı özü, silinen bir kelime ile yerine eklenen arasındaki boşlukta hayal kırıklığıyla bekleyip duruyor gibi görünür.

Ayrıca, şaşırtan farklılıklar, okuyucuyu en iyi incelenen metinleri bile yeniden ele almak için teşvik edebilir. Açılışlar ve sonlar ilk versiyonlarından oldukça farklı şekilde ortaya çıktığı ve sevilen karakterlerin başka isimlerle ilk adımlarını attıkları görülüyor. Söz gelimi, Rüzgar Gibi Geçti'den Scarlett O'Hara'nın orijinal adı Pansy'ydi, Arthur Conan Doyle'un geyik avcısı şapkası giyen dedektifi Sherrinford Hope'a adını aldı ve Mutheşem Gatsby'de Daisy ve Nick, Ada ve Dud'du.

The original manuscript of The Great Gatsby reveals intriguing details about Fitzgerald’s intent and method (Credit: SP Books)

Muhteşem Gatsby'nin orijinal el yazması, Fitzgerald'ın amacı ve yöntemi hakkında ilgi çekici ayrıntıları ortaya koyuyor. (SP Books)

Görünüşte küçük değişiklikler çok büyük bir fark yaratabilir, ancak romancılar hikayelerini yazarken bazen kendilerini olay örgüsünün ana öğesini yeniden düşünürken bulurlar. Virginia Woolf, Bayan Dalloway'i ilk kez tasarladığında, ilk çıkışı Dışa Yolculuk’ta zaten yer almış bir karakter olan, bu adı taşıyan kadın kahramanın kendini öldüreceği bir romandı. Bunun yerine, Birinci Dünya Savaşı emekli asker ruhsal çöküntüdeki Septius Smith, ölümüne atlayacaktır. Romanı yazdığı defterlerde, onu kaderini belirleyecek şekilde geliştirdiği görülebilir. Bu arada, romanın adı bildiğimiz adla, daha sonra romancı Michael Cunningham tarafından Woolf'un yaşamı ve eserlerine dayanan kendi romanı için ödünç alınan bir başka ad arasında gidip gelir: Saatler.

Şair Philip Larkin'e göre edebi elyazması 'sihirli' ve 'anlamlı' bir değere sahiptir.

Woolf, her yazı yazmayı sevenin nabız hızını arttıracağı kesin bir ayrıntı ile mor mürekkeple yazdı. Kendi sınırlarını mavi kalemle yönetti ve bunları sadece eklemeler için değil ayrıca kelime sayısını arttırmak için de kullandı, kendisini neşelendirmenin pratik bir yoluydu. Günlük benzeri sırları da vardı: Bir sayfanın başında “Yazmak istediğim her şeyi yazacağıma dair lezzetli fikirler geliyor aklıma”, aynı anda onun yakasını bırakmayan kendinden şüphe duymasının çelişkiyle, ilan ediyordu. Taslağının 100. sayfasına geldiğinde günlüğüne aktardığı gibi: “Fazla sert, fazla ışıltılı ve gösterişli olabilir”. Yine de bir yıldan kısa bir süre sonra, 1924'te görüşünü değiştirene kadar yazmaya ve gözden geçirmeye devam ediyor. "İşte şimdi buradayım- sonunda partideyim... Şimdi bunun sonlarımın en iyisi olabileceğini düşünüyorum." Roman 1925'te yayınlandı.

Sihir ve anlam        

1818 yılında Frankstein isimsiz ancak Percy Bysshe Shelley önsözü ile ilk kez basıldığında, birçok okuyucu, şairin yazarı olduğunu düşündü. 1831 baskısında, Mary Shelley giriş bölümünde insanların ona “genç bir kızın nasıl olup ta böyle tüyler ürpertici bir fikir düşünüp ayrıntılara girebildi? ”sorduğunu yazdı. Hikayenin ürkütücü kaynağına uygun olarak – Cenevre Gölü kıyısındaki fırtınalı geceler ve güneşsiz yaz günleri – bunu “hayal gücü, kendiliğinden gelen, ele geçirilmiş” sonucu olarak bir tür ziyarete indirgedi. Yine de el yazmasının ortaya koyduğu gibi mürekkep yalamış nakli, doktorun canavarının o zamandan beri hayal gücümüze musallat olan daha trajik, incelikli bir yaratığa dönüşmesinde büyük rol oynadı. Aslında, Mary'in ilk tanımı olan "yaratık", daha sonra "varlık" ile değiştirilir, Victor'un ateşli hezeyanında hayal ettiği boynunu kavrayan "dişleri" "parmaklarla" değiştirmek gibi diğer ince ayarlar sayesinde daha da esrarengiz bir şekilde insanlaşan bir varlık.

The first draft of Mary Shelley’s Frankenstein shows how the figure of the ‘creature’ evolved in the author’s imagination (Credit: Getty Images)

Mary Shelley'nin Frankenstein'ının ilk taslağı, "yaratık" figürünün yazarın hayal gücünde nasıl geliştiğini gösteriyor. 

Ne yazık ki, bu insan aklını aşan Promethean masalını ancak kızlık çağından yeni çıkmış bir kadının yazmış olabileceğine inanmayı reddetmek hiçbir zaman tam olarak ortadan kalkmadı ve Percy'nin el yazması hakkındaki notları, en azından Mary'nin romanının ortak yazarlarından biri olduğu teorisini desteklemek için kullanıldı. Kesinlikle zeki bir editör olsa da buradaki başlıca açığa çıkan ailevi durumdur: Radikal Romantik, destekleyici, sevecen bir eşti. "Gizemli" yazımını düzelterek ("m" harfini ikiye katlama eğilimine uygun olarak, evde eğitim gören genç "izemmli" yazdı- Percy'nin kendi yazım hataları "e'den önce i" kuralını karıştırma eğilimindeydi), sevgi dolu ve tutkulu ekliyor: "Ah, seni güzel ahmak!". Aynı zamanda o, onun "Elf" i.

Bu, kesinlikle, bir yazarın kafasının içinde olmaya mümkün olduğu kadar yakındır.

Kurgu Sanatı’nda Dorothy .Parker, "Bir kitabı veya kısa öyküyü en az üç kez yazardım - bir kez onu anlamak için, ikinci kez düzyazıyı geliştirmek için ve üçüncü kez hala söylemesi gerekeni söylemeye zorlardım." Ancak Oscar Wilde'ın da bildiği gibi, dünya tüm mesajları kabul etmez. En tanınmış eseri olan Dorian Gray'in Portresi, hayata kısa bir öykü olarak başladı ve el yazmasının da gösterdiği gibi, yaptığı değişiklikler bir dereceye kadar otosansür içeriyordu. Basil Hallward'ın Dorian ile olan ilişkisine yapılan göndermeler yumuşatılmıştır. Basil, Dorian'ın "güzelliği" yerine "yakışıklılığından" bahsederken, "tutkusu" "duygu" haline gelir.

Basil'in "[Dorian'ın] elini tuttuğumda dünya benim için gençleşiyor" itirafının da aralarında bulunduğu diğer pasajların üstü tamamen çizildi. Wilde'ın editörü James Stoddart kitabı daha da sansürledi, ancak Lippincott's Monthly Magazine'in Temmuz 1890 sayısında yayınlanması yine de kargaşaya neden oldu. Eleştirmenler, her şey anlaşılır olduğu için onu "ahlaksız" dan "ruhani çürümenin zehirli kokuları"na kadar acımasızca eleştirdiler ve kitapçı WH Smith dergiyi bulundurmayı reddetti.

An early manuscript of Oscar Wilde’s The Picture of Dorian Gray reveals the author’s self-censorship (Credit: Alamy)

Oscar Wilde'ın Dorian Gray Portresi'nin ilk el yazması yazarın otosansürünü ortaya koyuyor. (Alamy)

Wilde'ın defter taslakları, Shelley, Woolf ve Proust'unkilerle birlikte, ilk taslakların sağladığı görsel, dokunsal karşılaşmayı korumaya çalışan yenilikçi küçük matbaanın yedek listesinde yer alıyor. 2012'de Paris'te kurulan SP Books, edebi el yazmalarının sınırlı tıpkı basımını yayınlıyor. Büyük boyutlu ve elde derlenmiş kitapların her biri, yaldızlı kaplarından kalın kâğıdına kadar çok güzel. SP'nin kurucu ortağı Jessica Nelson, BBC Kültür’e şunları söylüyor: "Giderek daha fazla dijitalleşen bir dünya çerçevesinde, amacımız, sanatçı ile eseri arasında güçlü bir araç olarak yazmanın büyüsünü geri getirmek. Bugünün okuyucusu için yazarın yeteneği ile bağlantı kurabilmenin ve doğrudan taslağı inceleyebilmenin önemini kuvvetle hissediyoruz”. Fiyatına gelince. Tabii ki bu koleksiyon ucuz değil.

Orijinal defterler ve el yazmaları çoğunlukla, erişimin zorunlu olarak sıkı bir şekilde düzenlendiği kütüphanelerde ve akademik arşivlerde kilitlenir. Gerçi her zaman böyle olmadı. Birkaç yüzyıl önce, böyle bir saygı tuhaf görünebilirdi. Bu eski eserlerin ve benzer özgünlerine duyulan tapınma tehlikesi var: Unutmayalım edebiyatın gerçek canlılığı, sayfadan uçup gitme yeteneğinde yatar ve kitaplar nihai olarak okuyucularına aittir. Yine de, Vladimir Nabakov'un kıvrık oklar ve yıldızlarla tamamlanmış İnfaza Çağrı‘nın el yazması ilk taslağının hareketliliğine direnmek zor. Bu, kesinlikle, bir yazarın kafasının içinde olmaya mümkün olduğu kadar yakındır. Marilynne Robinson'ın Gilead'inin ilk taslaklarından sayfalar da benzer şekilde canlı bir izlenim veriyor.

Virginia Woolf radically re-thought the plot of Mrs Dalloway while writing the book (Credit: Alamy)

Virginia Woolf, kitabı yazarken Mrs Dalloway'in olay örgüsünün ana öğesini yeniden düşündü. 

Robinson, Paul Auster ve Martin Amis gibi, hâlâ el yazısıyla taslak yazan, sayısı giderek azalan yazarlardan biridir. Philip Larkin, Paris Review'e edebi el yazmasının "sihirli" ve "anlamlı" bir değere sahip olduğunu ve eskiden olduğu gibi yazarlık için hayati önem taşıdığını söyledi. İster Kafka'nın ayrıksı enerjiyle titreşen sarsıntılı el yazısı olsun veya sayfanın dışında nadiren hissettiği güveni sızdıran George Eliot'ın el yazısı, bir yazarın ruh halini "değişiklikleri takip etmenin" basitçe yapamayacağı bir şekilde, yazarın ruh halinden bir şeyler aktarır.

Öte yandan, aynı zamanda kendi zorluklarını da sunar. Bazen, bir el yazmasının edebiyat bilimine başlıca katkısı, daha önce bir yazarın aceleyle karalamasının neden olduğu dizgi hatalarını düzeltmesinde yatar. Meşhur bir olayda, ödül kazanmış Harvard akademisyeni F O Matthiessen Herman Melville'in eserindeki uyumsuz uyum hakkında Melville'in beşinci kitabı Beyaz Ceket (veya Savaş Gemisindeki Dünya)’te geçen "denizin kirli balığı" ifadesine bir tartışma başlattı. Görünen o ki, sıfat "kıvrılmıştı" ve yazar sadece yılan balıklarını tanımlıyordu.

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorum yapan sen ol!

Öne Çıkanlar

Maria Callas’ın Eşi Benzeri Görülmemiş..Oggito
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Cihan Çakan

12 Mart 2025

Aysuda, Bir Su Perisinin Masalı

Hava o akşam da sisliydi. Şimdi kış, her yer karla kaplı. O zaman aylardan hazirandı, kız kardeşim Aysuda’yla burada, gümüş grisi kumların üstünde yan yanayız. Gölün usul dalgaları bir el gibi ayaklarımıza değiyor. “Yüzelim mi,” diyor Aysuda. “Bu saatte mi,” diyorum. “..

Devamı..

Gerçeklerden Kaçarken Kendimize Söyled..

Çetin Devran

"İnsanları yalnızca bilinmeyen korkutur.
Ama insan bilinmeyenle yüz yüze geldi mi, o korku bilinene dönüşür."

Antoine de Saint-Exupéry

BİZİ SOSYAL MEDYADA TAKİP EDİN

Oggito © 2024