Mehmet Rifat’ın Ruhların İletişimi – Proust ve Müzik incelemesi, Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde serisini okumama yardımcı olacak kitaplardan biri… Birkaç gün önce de Lorenzo Forchini’nin Proust’un Paltosu adlı kitabını okudum. Yedi ciltlik Kayıp Zamanın İzinde serisinin henüz ilk cildini, Swanların Tarafı'nı okumuş bulunuyorum. Bu aşamada Rifat’ın ve Forschi’nin yazdıklarını okumam iyi oldu diye düşünüyorum. Çünkü Proust okumalarının mutlaka kılavuza ihtiyacı var. Ruhların İletişimi, bir yandan Proustseverlere seslenirken diğer yandan da müzik tutkunlarının kılavuzu oluyor. Arka kapakta da ifade edildiği üzere kitap, “Müziksever Proust Tutkunları”na sesleniyor.
Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkmış olan kitap, iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm “Proust ve Müzik”, ikinci bölüm ise “Proust ve Besteciler” başlığını taşıyor. Birinci bölüm, çizgisel bir okumayı gerektiriyor. İkinci bölümdeki besteciler, alfabetik sıralanmış. Kitabın en sonunda yazarın Proust’un müzik dünyasında gezinirken dinlediklerinin bir listesi var. Şimdiden müzik listeme ekledim bile…
Kayıp Zamanın İzinde'de üç kurmaca yaratıcı bulunuyor. Edebiyat alanında yazar Bergotte, resim alanında ressam Elstir ve müzik alanında da besteci Vinteuil. Proust’un en çok üzerinde durduğu Vinteuil’dür. Besteci Vinteuil (Ventöy), aslında Combray’de silik bir yaşam süren, kızına çok bağlı bir adam olarak tanınmışken Paris’te bir müzik dehası olarak kabul edilir. Seri boyunca sık sık karşılaşacağımız gibi Vinteuil’in iki bestesi vardır ki bunlar, anlatıcıyı derinden etkilemiştir. Sonat, Swann’ın Odette’e duyduğu aşkın simgesidir, daha sonraki kitaplarda ortaya çıkacak olan Septuor (Yedili) ise, bir anlamda yedi kitaptan oluşan bu başyapıta bir gönderme sayılmaktadır.
Proust’un eserlerinde müzik; resim ve edebiyata nazaran daha baskın. Ruhların İletişimi’nde verilen alfabetik listede yanlış saymadıysam 77 besteci yer alıyor. Bu müzisyenlerin içinde Bach, Beethoven, Chopin, Debussy, Haydn, Liszt, Mendelsohn, Mozart, Schubert, Schumann, Strauss, Wagner gibi çok tanınmış bestecilerin yanı sıra bizim adını bile duymadığımız besteciler de bulunuyor. Kayıp Zamanın İzinde ilerlerken bu sanatçılarla nerede, hangi sayfada karşılaşacağımız da kitapta ayrıntılı bir şekilde verilmiş.
Proust, müzik estetiği konusunda Arthur Schopenhauer’ın estetik felsefesini benimsemiş. Mehmet Rifat, “Bir yandan Schopenhauer’ın müziğe ilişkin estetik felsefesi, öte yandan ‘kötü müziği’ övme Proust’un dünyasında birlikte var olan iki çelişkili yaklaşım olarak nitelendirilebilir” diyor. Rifat’a göre, romanın kişilerinden Mme de Cambremer’in Schopenhauer’ı derinlemesine bildiği gibi, Proust da bu felsefecinin başyapıtını çok iyi bilmektedir.
Romanın kurmaca yaratıcılarından Vinteuil, altı bestecinin (Beethoven, Debussy, Faure, Franck, d’Indy, Saint-Saens) karışımı olarak görülür. Bir de Wagner var ki Proust, eserinin birçok yerinde bu besteciye hayranlığını dile getirir. Proust’un, bir arkadaşına yazdığı “ithaf” biçimindeki mektupta “Bu kitabın kahramanlarının gerçek hayatta karşılıkları yok, daha doğrusu her bir kahramanın sekiz on karşılığı var” dediği gibi Vinteuil’ün de gerçek hayattaki karşılığı en az altı kişi gibi görünüyor.
Müzik konusunda bu kadar derin bilgisi olan bir yazarın “Kötü müzikten nefret edin ama onu küçümsemeyin” demesi biraz şaşırtıcı. Proust, sanat tarihine girecek eserler ile duygu tarihine girecek müzik eserleri arasında bir ayrım yapıyor. Kayıp Zamanın İzinde'de olduğu gibi. Çünkü eserde bir yanda müzik kültürü ve beğenisi çok yüksek olan Anlatıcı, Charlus, Mme Verdurin, Cambremer Markizi gibi kahramanlar varken diğer yanda da Odette, Albertine gibi sanat ve müzik konusunda oldukça cahil kahramanlar da yer alıyor.
Kitabın ikinci bölümünde Proust’un Besteciler Dünyası’ndan söz ediliyor demiştim. Ben, her birini ayrı ayrı vermeyeceğim. Sadece müzikseverler için bu bestecilerin hangi eserlerinden söz edildiğini belirtmekle yetineceğim. Böylelikle kitapta sözü edilen bestelerin bir listesi de ortaya çıkmış olacak çünkü.
- Ludwig van Beethoven Beşinci Senfoni, Son Dörtlü (guatuor) Beethoven adı, roman boyunca on yedi yerde on dokuz kez geçer.
- Frederic Berat Ma Normadie (Benim Normandiya’m): Bu şarkıdan bir deyiş Guermantes Tarafı'nda yer alır. (Normandiya’mı görmeye gideceğim çünkü bana hayat verdi)
- Hector Berlioz İsa’nın Çocukluğu
- Aleksandr Borodin Prens Igor: Mahpus cildinde iki kez hem Borodin’in adına hem de bu eserlerine gönderme yapılır.
- Eduardo di Capua O Sole mio (Ah Güneşim Benim): Bu Napoliten şarkı Albertine Kayıp cildinden birçok kez geçer.
- Emmanuel Chabrier Gwendoline Operası: Chabrier’in sadece adı bir kez Mahpus cildinde geçer ama Proust, bu operayı tiyatrofon aracılığıyla 11 Kasım 1912’de yatağında dinlemiş.
- Fyrdric Chopin Noktürnler, “Piyano, Keman ve Viyolonsel İçin Üçlü”: Proust, Swanların Tarafı, Mahpus, Sodom ve Gomorra, Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde Chopin’in adına ve müziğine toplam on dört sayfada göndermede bulunmuştur.
- Cladue Debussy Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, Bir Kır Tanrısının Öğleden Sonrasına Prelüd, Şenlikler Debussy’nin müziğini hoş ama pek zayıf ve yetersiz bulsa da Proust, bu sanatçıya Sodom ve Gomorra, Mahpus ciltlerinde toplam on iki sayfada gönderme yapar.
- Louis-Cesar Desormes Resmigeçitten Dönerken: Desormes’in bu şarkısı Swanların Tarafında cildinde Anlatıcının Gilberte’yi beklerken işittiği bir şarkıdır.
- Gabriel Faure La Bonne Chanson, Piyano ve Orkestra İçin Balad
- Cesar Frank Sonat, Quatuor (Dörtlü): Proust, mektuplarından birinde Cesar’ın Sonat'ının Vinteuil’in Sonat'ının modellerinden biri olduğunu yazar. Proust, Vinteuil’in ölümünden sonra ortaya çıkan Septour'da da Frank’ın Quatuor'undan esinlenmiş. Frank’ın adı başka bestecilerle karşılatırmalı olarak üç kez Sodom ve Gomorra’da geçer.
- Reynaldo Hahn: Venezuela asıllı Fransız besteci, ses sanatçısı, orkestra yöneticisi. Proust’un yaşamı boyunca çok yakın ve özel dostluk kurduğu Hahn, Proust öldüğünde de yanında bulunan ve acı haberi diğerlerine ileten kişidir. Proust’un diğer eserlerinde adı çok sık geçmesine karşın, Kayıp Zamanın İzinde'de hiç geçmez.
- Fromental Halevy: Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde cildinde adı geçer. Burada “Rachel ne zaman ki Tanrı’nın” deyişi de Halevy’nin La Juive operasından alınmıştır.
- Georg Friedrich Handel: Bu Alman bestecinin adı Mahpus'ta cildinde karşımıza çıkar.
- Franz Joseph Haydn: Adı yalnızca Guermantes Tarafı'nın varyanlarından birinde geçer.
- Augusta Holmes: Proust’un “Kötü Müziğe Övgü”yü yazarken Holmes’i düşündüğü iddia edlir.
- Vincent d’Indy: Proust, bu Fransız besteciyi kendi zevkine göre fazlasıyla kuru bulur.
- Franz Liszt: Swanların Tarafı'nda üç, Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde'de iki, Guarmantes Tarafında'da bir kez adı geçer.
- Felix Mendelssohn: Sodom ve Gomorra, Albertine Kayıp ciltlerinde iki kez adını gönderme yapılır.
- Olivier Metra Güllerin Valsi (La Valse des Roses) bestesi iki kez geçer. Odette’in sevdiği besteci olarak, düşük müzik zevkine gönderme yapmak amacıyla anılır.
- Giacomo ya da Jacques Meyerbeer Şeytan Roberts. Sodom ve Gomorra'da hem besteci hem de operası bir kez geçer.
- Wolfgang Amadeus Mozart Sihirli Flüt, Figaro’nun Düğünü adlı eserler Guarmantes Tarafı'nda geçer. Gençlik yıllarında Proust’un sevdiği besteciler arasında yer alan Mozart, sonraki yıllarda yerini Beethoven, Wagner ve Schumann’a bırakır. Kayıp Zamanın İzinde'de Mozart’ın adı dört yerde geçer.
- Petroviç Musorgski Kleopatra
- Niccolo Piccini Iphigenia Tauris’te (Germantes Tarafı)
- Maurice Ravel Palestrina
- Rimski-Korsakov Şehrazad (Mahpus)
- Anton Grigoriyeviç Rubinşteyn: Liszt ile birlikte döneminin en ünlü piyanisti kabul edilen Rus besteci St Petersburg ve Moskova konservatuvarlarının kurucusu. Anlatıcı, Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde'de Rubinşteyn’in “kaydırmalı notalarına, yanlış notalarına özel bir sevgisi”nin olduğunu söyler.
- Camille Saint-Saens: Proust; yirmili yaşlarında sevdiği, kırklı yaşlarında sevmediğini söylediği bu bestecinin piyano ve keman için sonatının Vinteuil’ün sonatı için örnek almış. Fakat daha sonra, 1911 yılından başlayarak Saint-Saens’in besteleri yerine Franck, Wagner ve Beethoven’in bestelerini koymuş.
- Franz Schubert Abschied (Elveda) Avusturyalı besteci Schubert, Vinteuil’ün Sonat’ına kaynaklık eden isimler arasındadır. Guermantes Tarafı'nda Schubert’in bestesinden söz edilir.
- Robert Schumann Lied Schumann da Proust tarafından başlangıçta sevilen sonra sevilmeyen bir sanatçıdır. Sodom ve Gomorra ile Yakalanan Zaman'da dört kez adı geçer.
- Richard Strauss Salome Mahpus'ta iki yerde kendisine gönderme yapılır.
- Igor Stravinski Ateş Kuşu (L’oiseau de feu), Bahar Ayini. Stravinski’nin adı, Sodom ve Gomorra ile Mahpus'ta iki kez geçer
- Vinteuil: Sonat, Septuor Proust’un yarattığı kurmaca besteci ve piyanist (1820-1896). (Ventöy) diye okunur. Proust’un doğduğu yer Auteuil (Otöy) ile uyaklı olması dikkat çekici. “Vinteuil, Combray’de yaşlı ve silik bir piyano hocası olarak tanınır ama buna karşılık Paris’te ardında bıraktığı ve tek eseri sanılan sonatıyla (Piyano ve Keman İçin Sonat) özellikle Mme Verdurin’in salonunda büyük ilgi görür, etki yaratır. Bu sonatın bir cümleciği Mme Verdurin’in yanı sıra Swann’ı da büyüler.” Bu cümlecik Swann’ın Odette’e aşkını yansıtır. Vinteuil’ün ünü Paris’te giderek artar. Ölümünden sonra muhteşem ve eksiksiz olarak tanımlanan Septuor'u da ortaya çıkar. Anlatıcı, Septuor’u (yedili) dinledikten sonra yazmaya başladığını ifade edecektir. Kayıp Zamanın İzinde'nin yedi ciltten oluştuğunu unutmamak gerekir. Bu bağ, bizi Septour nasıl muhteşem ve eksiksiz ise Proust’un eserinin de muhteşem ve eksiksiz olduğu düşüncesine götürüyor. En azından ben böyle bir bağ kurmuş oluyorum.
- Richard Wagner Tristan. Wagner’in ismi Kayıp Zamanın İzinde'de yirmi yerde geçer. Proust, yaşamının sonlarına doğru yazdığı Mahpus cildinde Wagner’e dört sayfa ayırmış ve besteciye bakışını ana hatlarıyla anlatmış.
- August Heinrich Weyrauch Adieu (Elveda) Bir yanlış anlama sonucu kitapta Schubert’e ait olduğu söylenir. (Germantes Tarafı)
Sonuç: Mehmet Rifat’ın Ruhların İletişimi sayesinde Proust’un müzik anlayışını, başyapıtında yer alan bestecileri, biraz da olsa kavramak mümkün. En azından benim için böyle oldu diyebilirim. Şimdi yapmam gereken; Rifat’ın alfabetik olarak sıraladığı ve kitaptaki yerlerini detaylı bir şekilde belirttiği sanatçıların eserlerini dinlemek ve Proust’un ruhuyla iletişim kurmaya çalışmak…
Kaynak: Mehmet Rifat, Ruhların İletişimi, YKY, Mart 2018






