Büyütmek için tıklayın.
Tarihselliği bir kenara bırakırsak, kültürel bilgimizi genişleten bu destanda yer alan yüzlerce şehir ve kasabanın en azından gerçekte var olduğunu söyleyebiliriz. Tartışmaya açık olsa da, Jason Kottke’nin de dediği gibi, “bu derecede bir hareketlilik o zaman [milattan önce 11. ve 12. yüzyıllar] da mümkündü ya da Homeros şiirini, dinleyenlerin hikâyeyle bağ kurmasını sağlamak için, Yunanistan’ın her köşesinden insanların temsiliyle yarattı.” Homeros’un şaşırtıcı coğrafi listesi karşısında umutsuzluğa düşmenize gerek yok. Yukarıdaki harita İlyada’nın dünyasını, kolayca anlayabileceğimiz bir şekilde görselleştiriyor. Birçok karakterin doğup büyüdüğü yerleri gösterirken Yunanları yeşil, Truvalıları sarı renkle işaretliyor. Kottke ekliyor: “Tüm karakterler burada temsil edilmiyor (özellikle kadınlar) ve bazı yerleşim yerleriyle karakterlerin ait olduğu şehirler hatalı.” Yine de, harita, karmaşık olay örgüsüne görsel bir ortam sağlamasıyla, Homeros destanının sıradan okuyucusu için oldukça yeterli. İyi anlatılmış bir savaş destanını tanımlayan bir özellik de, çoğu eleştirmenin önerdiği üzere, insanlık dramının olayların boyutu ve derinliği içerisinde kaybolup gitmemesidir. Öteki türlerden farklı olarak, destan Tolstoy'un da Savaş ve Barış’ta söylediği üzere, “bu tarihsel sahnede” çatışmalarımız “tüm tarihsel oluşa ait ve sonsuzluğun derinliklerinde önceden yazılmış.” Ancak bu tarz bir determinizme karşı, büyük şairler kahramanlarını kozmik düzendeki unsurlar yerine, dünya üzerinde gerçek mekânlarda yaşayan gerçek insanlar olarak kişileştirir. İlyada’yı haritada görmek, bu büyük Yunan destanının gerçek olduğu duygusunu güçlendirirken bize insan doğasının anlamlı bir yorumunu da sunmuş oluyor. (Open Culture)





